facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2017 Salı

Aile Bakanlığı, Fatma için müdahil oldu

Aile Bakanlığı, intihar eden Fatma için müdahil oldu.

İzmir'in Bornova İlçesinde, bir yıl önce eşi ve eşinin yakınlarından şiddet gördüğünü söyleyip vücudundaki morlukların larını Facebook'ta paylaştıktan sonra intihar eden 29 yaşındaki Fatma Sarıaslan Görgülü davası için, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da harekete geçti. Bakanlık, Fatma'yı aile içindeki bir tartışmada dövmekle suçlanan eşinin dayısı İsmail Hakkı İnce ile kızı Fatma İnce'nin yargılandığı, Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davaya müdahil oldu.
Bornova'nın Altındağ Semti'nde oturan ve eşi Harun Görgülü ile yakınlarından şiddet gördüğünü öne süren bir çocuk annesi Fatma Sarıaslan Görgülü, bunalıma girdi. Fatma Sarıaslan Görgülü, yaşadıklarına ve eşinin boşanma kararı almasına daha fazla dayanamayıp, geçen yıl 7 Nisan gecesi ilaç içip intihar etti. Genç kadının, intiharından önce Facebook'taki sosyal medya hesabından, gördüğü şiddetin izlerini taşıyan ları paylaştığı da ortaya çıktı. Fatma Sarıaslan Görgülü'nünn larında vücudunun pek çok yerinde morluklar bulunduğu görüldü. Şiddet mağduru olan Fatma, Facebook'taki mesajında ise 'Belki herkes bu boşanmada beni suçlayacak. Ama Harun'un dayısı ve kızı beni döverken Harun kollarımı tutup güya beni savunurken, darp raporu almamam için beni tehdit etti. 'Merdivenlerden düştüm diyeceksin' dedi. 'Eğer şikayet edersen boşarım seni' dedi. Bu saatten sonra bugün itibariyle Harun denen şahıs ne oğlumun, ne de benim hayatımda yok. Artık bu konu hakkında konuşmak istemiyorum. Yorum size kalmış' diye yazdı.

BAKANLIK DEVREYE GİRDİ
Fatma Sarıaslan Görgülü'nün intiharının ardından ailesi, eşi Harun Görgülü'yü suçladı, suç duyurusunda bulundu. Harun Görgülü ise olaydan bir gün sonra gözyaşıyla yaptığı açıklamada eşine şiddet uygulamadığını söyledi. Hakkında suç duyurusunda bulunulan Harun Görgülü hakkında savcılık, takipsizlik kararı verdi. Bu arada Fatma Sarıaslan Görgülü'yü intihara sürüklediği belirtilen Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde meydana gelen şiddet olayı ile ilgili olarak ise İsmail Hakkı İnce ile kızı Fatma İnce, Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesi'nde, tutuksuz olarak yargılanmaya başladı. Fatma Sarıaslan Görgülü'nün dövüylmesiyle ilgili dava için, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da harekete geçti. Bakanlık, İsmail Hakkı İnce ile kızı Fatma İnce'nin,  Fatma'yı dövdükleri gerekçesiyle yargılandığı davaya müdahil oldu.

AİLEDEN KOCAYA, KOCADAN YAKINLARINA SUÇ DUYURUSU
Bu arada savcılığın koca hakkında takipsizlik kararı vermesine rağmen aile, mücadelesinden geri adım atmadı. Fatma Sarıaslan Görgülü'nün ailesi, hakkında takipsizlik kararı verilmesine rağmen eşi Harun Görgülü hakkında ölüme sebebiyet vermekten Kırkağaç Cumhuriyet Savcılığı'na da suç duyurusunda bulundu. Bu gelişmeden sonra eşinin intiharıyla asıl kendisinin mağdur olduğunu, çocuklarıyla ortada kaldığını söyleyen Harun Görgülü de, dayısı İsmail Hakkı İnce ve kuzeni Fatma İnce hakkında suç duyurusunda bulundu. Davanın önümüzdeki günlerde yapılacak olan duruşmasında, bu talepler hakkında mahkemenin karar vereceği, bakanlık avukatlarının da kendi görüşlerini mahkemeye sunacakları öğrenildi. DHA

20 Ocak 2017 Cuma

Zuckerberg'den ada halkına toprak davası

Facebook kurucusu Mark Zuckerberg, 2014 yılında 100 milyon dolara arazi aldığı adanın yerlilerine topraklarını satmaları için dava açtı.

Dünyanın en zengin altıncı insanı olan Zuckerberg, Hawaii'deki Kauai adasının kuzeyinde yaklaşık 3 kilometre karelik bir arazi almıştı.
İş dergisi Forbes, bu toprakların yaklaşık 100 milyon dolara alındığını yazmıştı.
Zuckerberg'in sahip olduğu arazi, beyaz kumlu bir kumsalı, eski bir şeker kamışı tarlasını ve organik bir çiftliği de kapsıyor.
Ancak bu arazide bölgenin yerlilerinin sahip olduğu topraklar da bulunuyor.
Hawaii yasalarına göre tüm sahiller halka açık ve buna Zuckerberg'in arazisindeki sahil de dahil.
Zuckerberg'in adadaki komşuları da onun arazisinden geçerek sahile inebiliyor.
Facebook kurucusu ise yerel halkın kendi arazisi içinde kalan topraklarını satın alarak tam mülkiyete sahip olmak istiyor.
'Sessiz tapu ve bölünme' Yasası
Zuckerberg'ün davayı 'sessiz tapu ve bölünme' yasasına dayanarak açtığı belirtiliyor.
1850 yılında 'Kulena Yasası' ile Hawaii yerlilerine yaşadıkları veya çalıştıkları topraklara sahip olma hakkı tanınmıştı.
Bu yasa nedeniyle adanın yerlileri ve onların çocuklarının ufak tefek araziler üzerinde hakları var.
Ancak ortada bir miras olmaması durumunda, bu araziler aile üyeleri arasında bölüştürülüyor.
'Sessiz tapu' yasası altında mahkemeden arazinin tüm sahiplerini bulması isteniyor.
Buna göre, topraklar satılıyor ve parası tüm sahiplere bölüştürülüyor ya da arazi açık artırmaya sunuluyor.
Zuckerberg: Kimse adadan kovulmayacak
Zuckerberg Facebook'tan yaptığı bir paylaşımda, davayı toprakların sahiplerini bulup satıştan hakettikleri payı alabilmeleri için açtığını söyledi.
"Bu insanların çoğu sahip olduklarının farkında olmadıkları bir şey için para alacaklar. Kimse adadan kovulmayacak" dedi.
Aile üyelerinin adadan ayrılmış olmaları, ortada resmi belgeler olmaması ve arazilerin birden fazla kişiye ait olabilmesi toprakların kime ait olduğunu belirsizleştiriyor.
Zuckerberg arazide payı olan herkesin parasını alacağını söylüyor ancak topraklarını satmak istemeyenlerin açık artırmayı tercih etmesi durumunda da kimin galip geleceği oldukça açık.
Zuckerberg'in arazisindeki topraklarını satmak istemeyenlerin ayrıca mahkemenin uzun ve maliyetli olmasından dolayı geri adım atacakları tahmin ediliyor.
Geçen yıl Zuckerberg arazisinin etrafına taş bir duvar yaptırdığında da okyanus manzarasını kapattığı gerekçesiyle komşularını kızdırmıştı. BBC Türkçe

15 Ocak 2017 Pazar

'Hayır' eylemi sosyal medyada

Marmaris'te CHP üyeleri, anayasa değişikliği için eylem yaptı. Sosyal medyada profil fotoğraflarını 'hayır' olarak değiştirdi.

TBMM’de yeni anayasa tartışmaları kavga ve tartışmalar içersinde devam ederken 'Evet mi, Hayır mı' sorusu sosyal medyada yankı buldu. Marmaris'te bir grup CHP üyesi, Facebook’ta paylaşımda bulundu. Paylaşımda "Bu akşam saat 21.00’de profillerimizi aynı anda tek tip yapıyoruz katılırsan ve katılımı artırırsan çok mutlu olacağım. Sevgiler" yazıldı. Sosyal medyada çağrıya cevap veren kişiler, aynı anda kırmızı renk üzerine beyaz renkte 'HAYIR' yazılı profil olarak değiştirdi.
Yapılan paylaşımlarla 4 saatte yaklaşık 8 bin kişi tek tip profil yaparak eyleme destek verdi. Profil fotoğraflarının altına 'Tepki mi gösteriyorum', 'Demokratik hakkımı kullanıyorum' ve 'Vatandaş olarak tavrımı ortaya koyuyorum, bunu da engelleyemezler' yorumları yapıldı. DHA

22 Aralık 2016 Perşembe

Youtube ve Twitter’a girilemiyor

Dün geceden beri Twitter, Facebook ve Youtube gibi sosyal ağlara erişim sıkıntısı yaşanıyor. Sabah saatlerinde Facebook'a erişim sağlandı ancak diğer siteler için sıkıntı devam ediyor.

Türkiye Genelinde Sosyal Medya’ya erişim sıkıntıları baş gösterdi.  En çok kullanılan sosyal medya mecraları olan Facebook, Youtube, Twitter’a dün geceden beri erişim sağlanamıyor. Yaşanan sıkıntının nereden kaynaklandığı henüz netlik kazanmazken, kısıtlamanın saat 23:30’dan itibaren başladığı belirtiliyor.  Kısıtlama olup olmadığına yönelik resmi makamlardan henüz bir açıklama yapılmadı. Bazı kullanıcılar sosyal medyanın yanı sıra Google ve benzeri birçok siteye ulaşamadıklarını bildiriyor.
FACEBOOK AÇILDI AMA YOUTUBE VE TWITTER HÂLÂ KAPALI
Sabah saatlerinde facebook’a yönelik erişim sıkıntısı sona erdi. Ancak Youtube ve Twitter’a hâlâ erişim sağlanamıyor.  Herkes “Facebook neden açılmıyor? Facebook’a ne oldu? Facebook erişim yasağı mı var? Youtube’a girilemiyor. Youtube neden açılmıyor? Twitter’a erişim yasağı mı var?” gibi soruları soruyor.

11 Aralık 2016 Pazar

Ölümün eşiğinden çekip çıkardılar

Sekiz yaşındaki Ryan Morse, ailesi tarafından evlatlık alınmadan önce ölümle burun burunaydı. Morse ailesi ise küçük Ryan'ı hayata döndürdü...




Bulgaristan'da yetimhanede yaşıyordu


Bulgaristan'da yetim evinde yaşayan Ryan Morse, skolyoz, beyin felci, kısa bacaklar ve cücelik hastalığı ile doğdu.

7 yaşında 3.6 kilo

Ryan Morse, David ve Priscilla çifti tarafından evlat edinildiği zaman ise, yedi yaşında olmasına rağmen sadece 3,6 kiloydu.


Her şey 2014 yılında başladı

Her şey dört çocuklu Priscilla Morse'un 2014 yılında, Facebook'taki evlat edinme sayfasında Ryan'ın fotoğrafını görmesiyle başladı.


Evlat edinme isteğini belirten aile, Ryan Morse için bir umut ışığı haline geldi. Gerekli işlemlerin ardından Ryan, 2015'in ekim ayında Morse ailesine gönderildi.


Morse ailesinin Dylan ve Jack adında iki oğulları ve 2012 yılında Rusya'dan evlat edindikleri, Down sendromlu Mckenzi adında bir kızları bulunuyordu.



İskelet gibi gözüküyordu

Priscilla Morse, Ryan ile ilk karşılaşmalarının oldukça korkutucu olduğunu belirtirken, onun iskelet gibi gözüktüğünü ve aklına gelen ilk düşüncenin Ryan'ın asla kurtulamayacağı gerçeği olduğunu söylüyor.



İki ay hastanede kaldı

Evlat edinildikten sonra Ryan, iki ay boyunca hastanede kaldı. Doktorlar ise onun uzun süre yaşayamayacağını düşünüyordu.


Büyük değişim gösterdi

Ryan ve ailesi birbirlerinden güç alarak, bu zorlu süreci kimsenin tahmin etmediği şekilde yürütmeye başladılar. Kısa süre içinde Ryan, büyük gelişim göstererek herkesi şaşkına uğrattı. Kilo almaya başlayan Ryan, kısa sürede sağlıklı saçlara ve sağlıklı ten rengine sahip oldu.


10 kiloya çıktı

Şimdilerde sekiz yaşında olan Ryan, 10 kiloya ulaştı ve yavaş yavaş konuşmaya başladı. Ryan'ın bu gelişimini mucize olarak değerlendiren doktorlar, aynı zamanda daha ne kadar gelişebileceğini, tedavinin ne kadar süreceğini ve tam olarak konuşup konuşamayacağını net olarak bilemiyor.


Doktorların yaşayamaz gözüyle baktıkları Ryan Morse, gün geçtikçe daha da sağlıklı hale geliyor.

Ancak Morse ailesi, Ryan'ın daha fazla gelişebileceği konusunda hem fikir. Oldukça da sabırlılar...


Priscilla Morse'un ise özel ihtiyaçları olan çocukları evlat edinmek istemesinin altında bir sebep yatıyor. Henüz küçük bir kız çocuğu iken, hasta olan dokuz yaşındaki abisini kaybetmesi onun için ve ailesi için büyük bir travmaya neden olmuş.


Ailesinin abisini büyük bir sevgiyle büyüttüğünü söyleyen Priscilla Morse, herkesin bir aileye sahip olmayı hakettiğini söylüyor. Aynı zamanda içindeki sevgiyi, Ryan ve Mckenzie gibi özel ihtiyaçları olan çocuklara vermeyi sürdüreceğini söylüyor...


Ryan'ın bu büyük değişimi, sadece Morse ailesini değil dünyanın çeşitli yerlerindeki birçok insanı etkiledi. Sosyal medyada Priscilla Morse'un paylaşımlar yaptığı sayfası, çok sayıda beğeni aldı.


Ryan Morse, ailesinin verdiği sevgiyle ve gösterdiği sabırla iyileşmeye, mutlu olmaya devam edeceğe benziyor...  (Kaynak:cnntürk.com.tr)

5 Kasım 2016 Cumartesi

Facebook'un kurucusu Zuckerberg'e Almanya'da soruşturma

Almanya'da Münih Savcılığının, sosyal paylaşım sitesi Facebook'un İcra Kurulu Başkanı (CEO) ve kurucu ortaklarından Mark Zuckerberg hakkında, "halkı kışkırtmaya kasıtlı bir şekilde yardımcı olmak" suçlamasıyla soruşturma başlattığı bildirildi.


Würzburglu avukat Chan-jo Jun'un suç duyurusunu işleme alan savcılığın soruşturmasına neden olarak, Zuckerberg'in Facebook'taki kullanıcıların yazdığı cinayet çağrıları, şiddet tehditleri, Yahudi soykırımının yalanlanmaları ve diğer suçlara göz yumduğu ve bu nedenle halkı kışkırtmaya kasıtlı bir şekilde yardımcı olduğu iddiası gösterildi.

Der Spiegel dergisinin haberine göre, suçlananlar arasında Zuckerberg'in yanı sıra şirketin müdürü Sheryl Sandberg, Avrupa Direktörü Richard Allan ve Berlin Direktörü Eva-Maria Kirschsieper de bulunuyor.

Suç duyurusunda, söz konusu paylaşımların şirketin bilgisi dahilinde olmasına rağmen silinmediği belirtildi.

4 Kasım 2016 Cuma

WhatsApp, Twitter, Instagram, Facebook ve YouTube'a erişim sağlanamıyor

Türkiye'de WhatsApp, Instagram, Facebook, Twitter, YouTube gibi uygulama ve web sitelerine gece 1.20'den beri erişim sağlanmasında güçlük çekiliyor. Ayrıca kullanıcılar genel olarak internete erişmekte de sorunlar yaşandığını rapor ediyor.


Sosyal medya uygulamalarına VPN yardımıyla ulaşan kullanıcılardan çok sayıda şikayet içeren mesaj atıldı.

Birçok kullanıcı adı geçen servislere ya hiç ulaşamıyor ya da güçlükle erişim sağlıyor.

WhatsApp kullanıcıları uygulamada sorun yokmuş gibi göründüğünü ancak hiç mesaj gelmediğini ve gönderdikleri mesajların da yerine gitmediğini teyit ettiler.

Resmi bir açıklama yapılmamakla birlikte erişimde yaşanan sıkıntıların ISP düzeyinde yapılan yavaşlatmadan kaynaklandığına dair teknoloji sitelerinde yorumlar yapılıyor.

26 Ekim 2016 Çarşamba

ABD'ye gideceklerin sosyal medya hesapları da incelenecek

ABD'yi ziyaret edeceklerin sosyal medya hesapları da yakında incelenmeye başlanacak ve vize başvurusunda bulunanlardan sosyal medya hesaplarını da bildirmeleri istenecek. ABD'deki yurttaş hakları savunucuları bunun yol açacağı fişleme ve hak ihlalleri nedeniyle itirazda bulunuyor.

ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza kurumu ülkeye gelecek olanların sosyal medya hesaplarında yer alan bilgileri de toplamak istiyor. Yönetim ve Bütçe Dairesi eğer talebi onaylarsa, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerden ABD'ye gitmek için vize başvurusunda bulunanlar, başvuru formlarına sosyal medya platformlarındaki kimlik ve hesaplarına ilişkin bilgileri de yazacak. Uygulama onaylanması halinde Aralık ayından itibaren başlayacak.

Hak grupları karşı çıkıyor

The Intercept'in haberine göre, bu talebe karşı çıkan kişisel mahremiyeti savunan gruplar, insanların düşüncelerini online platformlarda açıklamaktan çekineceklerine işaret ederek, Ulusal Güvenlik ve Gümrük ve Sınır Muhafaza'dan ne tür online faaliyetlerin ABD için riskli ya da kötü amaçlı olarak değerlendirileceğini açıklamalarını istedi.

BM raporu risklere işaret etti

BM'nin geçen hazırlanan ifade hürriyetine ilişkin raporunda, toplanacak bilginin ne amaçla kullanılacağının şüpheli ve ucu açık bir durum olduğuna işaret edilerek, planlanan değişimden duyulan kaygı dile getirildi. Raporda, "Hükümet yetkilileri seyahat edenler ve onların online partnerleri hakkında hassas kişisel bilgilere sınırsız bir erişim, bilgi toplama, analiz, paylaşım ve depolama imkanına kavuşabilir" denildi.

'Sosyal medyadaki arkadaşı nedeniyle başvuru reddedilebilir'

ABD'de faaliyet gösteren 11 yurttaş hakları kuruluşu, konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, "Başvurucunun doğrudan bağlantıda olmadığı sosyal medyadaki bir arkadaşı ya da bağlantısı nedeniyle bile başvurusunun reddedilmesi ya da geri gönderilmesi gibi olaylar yaşanacak. Eğer takipçilerinden birisi Gümrük ve Sınır Muhafaza Kurumu tarafından riskli olarak nitelendirilirse, başvurucunun ABD'ye seyahat talebi reddedilebilir" denildi.

Gümrük ve Sınır Muhafaza: 'Teröristleri ve suçluları önleyebiliriz'

Gümrük ve Sınır Muhafaza Kurumu ile onun ortak kuruluşu Ulusal Güvenlik'ten yapılan açıklamada ise sosyal medya hesaplarına yönelik soruların isteğe bağlı olacağı, bu kuruluşların sadece online platformlardaki açık bilgilere erişeceği ve bu platformların gizlilik kurallarına uygun davranacakları belirtildi. Kurum adına açıklamada bulunan yetkili, "Sosyal medya bilgisinin toplanması, potansiyel tehditlerin bertaraf edilmesine yardımcı olabilir çünkü yaşananlar gösteriyor ki, suçlular ve teröristler kasıtlı ya da değil, öncesinde eylemlerine ilişkin paylaşımlarda bulunuyor. Sosyal medyadan toplanan bilgiler başvurucunun politik görüşü, ırkı ya da dini nedeniyle ABD'ye gelmesinin engellenmesi için kullanılmayacak" diye konuştu.

Risklilere dahi ileri inceleme yapılacak mı?

Yetkili, başvuran kişinin riskli olarak nitelendirilmesi durumunda daha ileri bir izlemenin yapılıp yapılmayacağı sorusunu ise yanıtsız bıraktı. ABD basınına yansıyan bilgilere göre, FBI ile yolcuların izlenmesi konusunda yakın çalışma yürüten Gümrük ve Sınır Muhafaza Kurumu, seyahat kayıtları ve ikincil izleme verilerini güvenlik kurumlarıyla paylaşıyor. Bu bilgiler doğrultusunda FBI belgelerinde kişilere ilişkin fişlemeler yapılıyor.

Arkadaşının arkadaşı da izlenecek

Ortaya çıkan bu fişleme belgelerine ilişkin Amerikan Yurttaş Özgürlükleri Birliği'nden yapılan açıklamada, Gümrük ve Sınır Muhafaza Kurumunun kişi haklarını ihlal ettiği ve sınırları masum insanlar hakkında istihbarat toplamak için bir trol ağı olarak kullandığı belirtildi. Birlik, sosyal medya hesaplarına ilişkin tasarlanan uygulama içinse, ABD'ye seyahat edenlerle ilgili toplanacak verilerin sıradan insanların online-yaşamını sınır yetkililerinin denetimine sokacağı endişesini dile getirdi.
İnternet özgürlüklerini savunan gruplardan Erişim Şimdi'den Nathan White, "Biliyoruz ki yetkililer bunu bir 'ilişki zinciri' ya da 'iki aşamalı' çözümleme için kullanacaklar. Sadece bir kişinin ilişkilerine değil, onun ilişkilerinin ilişkilerine de bakacaklar" dedi.

Hak savunucuları ayrıca Ulusal Güvenlik'in elde edeceği bu verileri başka kurumlarla paylaşacağını, fişlemelerde kullanacağını ve seyahat edecek kişilerle temastaki Amerikalıları da bu zincire dahil edeceği endişesini taşıyor. cnntürk

9 Eylül 2016 Cuma

Facebook tarihe geçen fotoğrafı sansürledi

Norveç'in en büyük gazetelerinden biri manşetinde Facebook'a ve Mark Zuckerberg'e yönelik bir mektup yayınladı. Gerekçesi ise Facebook'un, Vietnam savaşı sırasında (1972 yılında) Amerikan uçaklarından atılan Napalm bombalarından kaçan çocukları gösteren ve 'Napalm kız' adıyla tarihe geçen fotoğrafı 'çıplaklığı' öne sürerek sansürlemesiydi.


Norveç gazetesi Aftenposten’ın bugünkü sayısının ilk sayfası, Facebook’u sansür uygulamakla suçlayan ve Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’e yazılan açık mektupla yayınlandı.
Yaklaşık bir hafta önce Norveçli yazar Tom Egeland, Facebook hesabında aralarında ünlü fotoğrafçı Nick Ut’un napalm bombasından vücudu yanmış dokuz yaşındaki Vietnemlı kızın çıplak fotoğrafının da bulunduğu tarihi değiştiren dokuz savaş fotoğrafı paylaşmış, Vietnamlı kızın fotoğrafı Facebook tarafından müstehcen bulunarak kaldırılmıştı. Daha sonra Facebook’un uygulamasını eleştiren yazar

Tom Egeland’ın Facebook hesabı kapatılmıştı.

Bunun üzerine Norveç’in Aftenposten gazetesi Facebook’un sansür uygulamasını protesto için aynı resmi Facebook sayfasına taşımıştı. Facebook ise Aftenposten gazetesi Genel Yayın Müdürü Espen Egil Hansen’e gönderdiği mail mesajıyla resmin kaldırılmasını istemişti.

Hansen, gazetenin bugünkü sayısının birinci sayfasında tam sayfa yayınlanan Mark Zuckerberg’e açık mektup ile Facebook’un sansür uygulamasını sert şekilde eleştirdi.

Hansen, mektubunda Facebook’un ‘fotoğrafı kaldırma’ talebine uymayacağını belirterek şunları yazdı:
“Sayın Mark Zuckerberg. Bu ciddi bir iş. Önce çocuk pornografisi ile savaş fotoğrafını ayıramayacak
kurallar koyuyorsun, sonra da sağlıksız bir anlayışla bu kuralların uygulanmasına izin veriyorsun. Sonra da kararınız ile ilgili eleştiri ve tartışmaları sansürleyip, eleştiriye cesaret edenleri cezalandırıyorsun. Dünyanın en önemli medyasının özgürlükleri geliştirmeye çalışmak yerine otoriter bir şekilde özgürlükleri sınırlandırması endişe verici.”

Espen Egil Hansenhas, Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'i "gücünü kötüye kullanmak" ile suçladı.

Facebook'un yanıtı

Facebook, çıplaklığı kültürel sebeplerle sınırladığını söylüyor.

Facebook konuyla ilgili açıklamasında, "Bu fotoğrafın simgeselliğini kabul ediyoruz fakat çıplak bir çocuğun fotoğrafına bir durumda izin verirken başka durumlarda yasaklıyor olmayı gerekçelendirmeyi zor buluyoruz" diyor.

Açıklama şöyle devam ediyor:

"İnsanların kendilerini ifade hakkına fırsat verirken küresel topluluğumuzun güvenli ve saygılı bir ortam bulabilmesi için doğru dengeyi kurmaya çalışıyoruz. Çözümlerimiz her zaman mükemmel olmayabilir, fakat politikalarımızı ve onları nasıl uyguladığımızı geliştirmeye devam edeceğiz."

BAŞBAKAN FACEBOOK’DAN ‘HAYIR’ DEDİ

Norveç Başbakanı Erna Solberg de kendi Facebook hesabından paylaştığı mesajla, Facebook’un sansür uygulamasını eleştirdi.

Solberg, paylaşımında, “Facebook bu tür fotoğrafları sansürleyerek yanlış yapıyor. Bu ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına katkı yapar. Ben internette ya da herhangi bir yerde yapılan sağlıklı, açık ve özgür tartışmaları destekliyorum. Ancak bu tip bir sansüre de ‘Hayır’ diyorum” diye yazdı. cnntürk

7 Ağustos 2016 Pazar

"FETÖ’nün imamları ayda 45 bin TL maaş alıyordu"

Eskişehir’de başlatılan FETÖ soruşturmasında ‘Adil Gerçek’ kod adlı gizli tanık, kentte erkek öğrenciler için 250, kızlar için 100 ev bulunduğunu söyledi. Yılda 6-7 milyon TL himmet toplandığını anlatan tanık, imamların 45 bin TL maaş aldığını iddia etti.


Eskişehir Valiliği, 20 Mart 2015’te Eskişehir Yöneticileri Derneği hakkında bir rapor hazırladı. Habertürk'te yeralan habere göre, Derneğin Fethullah Gülen Cemaati’nin kolu gibi faaliyet gösterdiği anlatılan raporda, “Afrika ülkelerindeki Cemaat’e ait okullara yardım parası toplandığı, il müdürlerine dağıtılan toplu zarflarla kamu kurumlarının etkisinden faydalanarak maddi yardım sağlandığı ve kayıt tutulmadığı” bilgileri yer aldı. Bu bilgiler üzerine Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Hasan Karagöz, FETÖ/PDY’nin Eskişehir’deki yapılanması hakkında soruşturma başlattı.

Savcı Karagöz, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu ve mahkemece kabul edilen FETÖ/PDY iddianamesinde FETÖ’cü memurların, 17/25 Aralık’ın ardından ‘Zaman Gazetesi aboneli- ğini iptal edenlere’, ‘Cemaat sohbetlerine gitmeyenlere’, ‘burs vermekten vazgeçenlere’ ve ‘Bank Asya’nın pos cihazını iptal edenlere’ çeşitli bahanelerle cezalar yazıldığını ileri sürdü.

"350 cemaat evi var"

Savcı Karagöz’ün hazırladığı soruşturma dosyasında, ‘Adil Gerçek’ kod adlı gizli tanık, FETÖ’nün Eskişehir ayağı hakkında çarpıcı bilgiler verdi. Kentte Cemaat’e ait yurtlar ve evler bulunduğunu anlatan gizli tanık, “Üniversite kayıt dönemlerinde Eskişehir dışından gelen öğrencilerle iletişim kurularak güvenleri kazanılmaktadır” dedi. Gizli tanık, kentte erkekler için yaklaşık 250, kızlar içinse 100 ev olduğunu iddia etti.

Eskikşehir'de 25 imam

Örgütün Eskişehir’de biri Osmangazi, diğeri Anadolu Üniversitesi’ne atanmış 2’si eyalet imamı olmak üzere 25 civarında imamı oldu- ğunu ileri süren Adil Gerçek, “Bu imamlar toplanan paralardan aylık 45 bin TL maaş almaktadırlar” diye konuştu. Gizli tanık, FETÖ’nün mali işlerini düzenleyen ve kayıt larını tutan özel bir ekip olduğunu söyledi.

Kod isim kullanan abi ve ablaların Cemaat evlerinde ve yurtlarında toplantılar yaptığını belirten gizli tanık, FETÖ’nün Eskişehir’de yıllık 6-7 milyon TL himmet parası topladığını ileri sürdü. Gizli tanık, “Eskişehir’de 200 kadar ‘mütevelli’ denilen örgüt yöneticisi işadamı var. Ayrıca yaklaşık 150 işçi mütevelli, 100 civarında da memur mütevelli bulunmaktadır. Eyalet imamı kendisine bağlı mütevellilere her yıl için toplamaları gereken himmetin oranını bildirir. Eskişehir’de toplanan himmet her yıl bir ülkeye gönderilir. Son olarak da Yemen’e gönderildi” diye ifade verdi.

"Haberleşme gizlidir"

FETÖ’cülerin, sık sık telefon hattı değiştirdi- ğini belirten gizli tanık Ger- çek, Facebook, WhatsApp gibi uygulamaları kullanmadıklarını ‘Kakao Talk’ ve ‘ByLock’ gibi şifreli programları tercih ettiklerini ileri sürdü. İddianameye yansıyan telefon görüşmelerinde Eskişehir’de büyük bölge imamı olduğu iddia edilen F.G., Enes kod adlı kişiyle yaptığı görüşmede, iletişimin ByLock’tan yapılması talimatı veriyor. İddianamede Eskişehir’deki FETÖ yapılanmasının listesi de çıkarıldı. Listeye göre eyalet imamı, il imamı, büyük bölge ve küçük bölge imamları ile ev imamları şeklinde FETÖ’nün yapılandığı belirlendi. Listeye göre il imamı olduğu ileri sürülen Mehmet M.’nin tutuklu olduğu öğrenildi.

"Sorular verildi"

2010 yılında hem KPSS hem de polislik sınavının yazılı sorularının FETÖ tarafından ele geçirildi- ğini belirten Adil Gerçek, “Eskişehir’de memurluğa girecek kişilerle yapılacak görüşmelerin, Metin isimli kişi tarafından yapılmakta olduğunu biliyorum. 2011, 2012 ve 2013 yıllarında da soruların verilmiş olma ihtimalini yüksek görüyorum” ifadesini kullandı.  

5 Ağustos 2016 Cuma

Sosyal medyada ürün tanıtımına yüzde 15 vergi

Twitter, Instagram ve Facebook’taki reklamlardan ve ürün tanıtarak para kazanan fenomenlerden vergi alınacak. Stopaj kesintisi şeklinde alınacak verginin yüzde 15 düzeyinde olması bekleniyor. 

İnternet üzerinden gerçekleştirilen reklam ve tanıtım hizmetlerinin vergilendirilmesi konusunda önemli bir adım atılıyor. Bu kapsamda, ürün tanıtımından dolayı her gün binlerce lira para kazanan sosyal medya fenomenlerinden de vergi alınacak. Vergiden, ürün tanıtımı yaptıran reklamverenler ile buna aracılık eden reklam şirketleri de sorumlu olacak.

Habertürk Gazetesi’nden Ahmet Kıvanç’ın haberine göre konuyla ilgili yasal düzenleme TBMM'ye sunulan torba kanun tasarısı ile gerçekleştirilecek. Tasarıya bu amaçla iki madde konuldu. Gelir Vergisi Kanunu'nun “Vergi tevkifatı”nı düzenleyen 94. maddesine internetle ilgili işlemler de eklenecek. Vergi Usul Kanunu'nun “Vergi kesenlerin sorumluluğu” başlıklı 11. maddesinde de değişiklik yapılacak.

STOPAJ KESİLEREK VERGİ ALINACAK

Twitter, Instagram, Facebook gibi sosyal medyadaki ürün tanıtımı ve reklamlardan şu an herhangi bir vergi alınamıyor. Yasa değişikliğiyle, bunlardan vergi alınması ve alınacak vergi oranının belirlenmesi konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verilecek. Bakanlar Kurulu, ödeme yapılan kişilerin vergi mükellefi olup olmamasına, ödeme yapan ya da ödemeye aracılık edenlerin vergi kesintisi yapma zorunluluğu bulunup bulunmamasına, ödemenin konusunun mal veya hizmet alım satımı olup olmamasına, elektronik ortamda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine bakmadan tüm bu işlemlere taraf veya aracı olanlara vergi kesintisi yapma yükümlülüğü getirebilecek. Vergilemenin, stopaj kesintisi şeklinde yapılması öngörülüyor. Bakanlar Kurulu yüzde 0 ile 25 arasında değişen vergi oranı belirleyecek. Vergi oranının yüzde 15 düzeyinde olması bekleniyor.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

Kızını Facebook canlı yayınında dövdü

Kızının Facebook'taki 'uygunsuz' fotoğraf paylaşımını gören anne, adeta sinir krizine girdi.

Olay, ABD'de bir annenin kızının Facebook'a eklediği fotografları görmesiyle başladı. Duruma çok sinirlenen anne, kızını canlı yayında hakaret ederek dövdü. Yaklaşık 5 dakika süren canlı yayın sonrasında yine Facebook üzerinden kızını çok sevdiğini belirten bir yazı paylaştı. Polise intikal eden olayda anneye herhangi bir ceza verilmedi.


20 Temmuz 2016 Çarşamba

Kamuda izinler iptal edildi, kafalar karıştı

Kamu çalışanlarının yıllık izinlerinin iptaline ilişkin genelge, memurlarda kafa karışıklığı yarattı. Pek çok kişi, çalıştığı kurumu ya da ilgili sendikaları arayarak, kendilerinin de bu kapsamda olup olmadığını sordu. Sendikalar, her kurumun çalışanları özelinde ayrıntılı açıklama yapmasını istedi. Başbakanlık tarafından yayımlanan genelgeyle, izindeki çalışanların da göreve dönmesi istendi.


GENELGE ÖĞRETMENLERİ KAPSAMIYOR

Habertürk Gazetesi'nden Deniz Çiçek'in haberine göre genelgenin, okulların tatil olması nedeniyle öğretmenleri kapsamadığı ortaya çıktı. Pek çok kişi, genelge sonrasında hem kendi kurumlarını, hem de bağlı olduğu sendikayı arayarak, kapsamda olup olmadığını sordu. Kamu kurumları da genelgeler yayımlayarak, personelin çağrılmasını istedi. İzindeki personel telefonla arandı ve iş başı yapması istendi.

Genelgede “memurlar” yerine “kamu çalışanı” ifadesi kullanıldığı için akademik personel de, kamu işçileri de izinden dönecek. Evlilik, ölüm, analık izninde olanların dönmesi gerekmiyor. Şehir dışında olanlar da görevlerine devam edecek. İzin döneminde yurtdışında olan personel de aynı şekilde iznini yarıda keserek görevine dönecek. Raporlu ya da refakatçi olan personel de kapsam dışında görülüyor. Ancak bundan sonraki rapor başvurularında zorluklar yaşanabilir.

KAMU SEN: ÖĞRETMENLE İLGİSİ YOK

Kamu-Sen Başkanı İsmail Koncuk da sorular üzerine Facebook’tan, “MEB yetkilileri ile yaptığım görüşmeye göre izinlerin kaldırılmasının öğretmenlerle alakası yok. Tüm kurumlar detaylı açıklama yapmalı” dedi.

BİLET VE OTEL PARASI ÖDENDİ MAĞDURİYETE YOL AÇACAK

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) açıklamasında da genelgenin geri çekilmesi istendi. Açıklamada, genelgenin belirsizliklerle dolu olduğu belirtilerek, “Genelge aileleri de etkileyecek. Bir ayrım gözetilmemiş. Dolayısıyla kamu yararı yok. İzin hakkı en temel sosyal hak. Kamu emekçisi, ulaşım ve konaklamada ödemelerini önceden yaptı. Ekonomik mağduriyetlere yol açacak. Motivasyon etkilenecek” denildi.

17 Temmuz 2016 Pazar

İlber Ortaylı'dan sosyal medya açıklaması

Prof. Dr. İlber Ortaylı, "Darbe gecesinde ve sonraki günlerde sosyal medyayı kullanmadım, herhangi bir mesaj yayınlamadım. İnternette dolaşan yazılara itibar etmeyiniz" dedi.


Prof. Dr. Ortaylı'nın açıklaması şöyle:

"Sosyal medyaya (Twitter ve Facebook) aktif olarak katılmıyorum. Daha doğrusu 'akıllı telefon' benim hayatımda yok. Bu teknolojiyle temasım yardımcılarım sayesinde oluyor. Birkaç yıldan beri benim adıma sahte hesaplar açılıyor ve yalan yanlış bilgiler paylaşılıyor. Kritik günlerde başkasının imzasıyla hüküm yürütmeyi doğru bulmuyorum, bu maalesef bizde çok yapılıyor. Yardımcılarım tarafından bilgi paylaşılan Twitter hesabı @ilberortayligsu’dur ve yakında resmi Facebook sayfası da açılacak. Darbe gecesinde ve sonraki günlerde sosyal medyayı kullanmadım, herhangi bir mesaj yayınlamadım. İnternette dolaşan yazılara itibar etmeyiniz. Bu acı günlerle ilgili değerlendirmemi Hürriyet gazetesindeki köşemde paylaşacağım."

9 Temmuz 2016 Cumartesi

1200 MEB çalışanına Facebook soruşturması iddiası

Eğitim-Sen Gaziantep Şube Başkanı İrfan Okur, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde kurulan bir izleme biriminin, memurların üç yıllık Facebook paylaşımlarını mercek altına aldığını iddia etti. Bu kapsamda kendisiyle birlikte iki öğretmenin ifadesinin alındığını söyleyen Okur, bin 200 Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) çalışanının ifadesinin alınacağını ileri sürdü. 



Okur’un iddiasına göre memurların 2013-2016 yılları arasındaki Facebook paylaşımlarını incelemek üzere İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde bir izleme birimi kuruldu. İzleme birimi, 1200 eğitim çalışanından oluşan bir isim listesi hazırlayarak MEB’e sundu. MEB’in oluru doğrultusunda müfettişler Gaziantep’e giderek, 23 Haziran’da Okur ve iki öğretmenin ifadesini aldı.

Kendisine Emniyet tarafından hazırlanan bir CD üzerinden sorular yöneltildiğini ileri süren Okur, 2013-2016 yılları arasındaki 40 paylaşımının gösterildiğini belirtti. Paylaşımlar arasında sendikal etkinlik ve ziyaretlerin duyuruları ve ulusal haberler de yer alıyor. Paylaşımlardan ötürü kamu görevlilerine “devlet büyüklerine hakaret” ve “yasadışı örgüt propagandası” suçlamaları yöneltildi.

Gazeteci İsmail Saymaz’ın bir TV’de yaptığı Ensar Vakfı’na ilişkin konuşma kaydının paylaşımı ise “devlet büyüklerine hakaret” sayıldı. Okur ifadesinde, suçlamaları reddetti ve “Paylaşımlarda devlet büyüklerine hakaret ve örgüt propagandası yoktur. Bunu tasvip etmek mümkün değildir. Aksine paylaşımlarda terör eylemleri kınanmaktadır” dedi. Hürriyet

8 Temmuz 2016 Cuma

Facebook’ta yer bildirimi yapan tatilciler hırsız şoku yaşadı

9 günlük bayram tatili nedeniyle boşalan şehirlerde hırsızlar cirit atıyor. Dün akşam itibariyle tatili bitirip evlerine dönen bazı tatilciler hırsız şoku yaşadı.


Sözcü'nün haberine göre; 9 günlük tatil nedeniyle özellikle İstanbul gibi pek çok büyükşehir bomboş kaldı. Tatil dönüşü evleri soyulan vatandaşlar ise soluğu karakollarda aldı.

6-7 KİŞİ EVE GİRMİŞ

Bir vatandaş İstanbul Kartal’daki evine giren hırsızın ardından kaydettiği videoyu  0549 807 27 99 numaralı Sözcü WhatsApp İhbar Hattı’na gönderdi.  6-7 kişinin evlerine girdiğini belirten vatandaş “evde ne var ne yok götürmüşler” diye isyan ediyor.

BAŞKA EVLERE DE GİRMİŞLER

Videoyu gönderen mağdur vatandaş mahallede soyulan tek evin kendilerine ait olmadığını, Kartal’da pek çok eve hırsız girdiğini gittikleri karakolda öğrendiğini belirtiyor.

SOSYAL MEDYA BİLDİRİMLERİNE DİKKAT

Uzun tatil dönemlerinde sosyal medya uzmanları ve emniyet yetkililerinin önemle belirtmesine rağmen pek çok tatilci gittikleri yörelerden yer bildirimi yapmış ve tatil fotoğrafları paylaşmıştı. Uzmanlar, hırsızların genellikle sosyal medyadaki bu paylaşımları takip ettiğini ve boş evlerin adreslerini tespit ettiğini belirtiyor.

6 Mayıs 2016 Cuma

Sosyal medyada günün konusu 'eşcinsel hastasıyla dalga geçen doktor'

Ankaralı jinekolog doktor Cüneyt Genç'in Facebook'ta, eşcinsel erkek bir hastasıyla ilgili yaptığı paylaşım bugün, Ekşi Sözlük'te ve Twitter'da günün konusu oldu. hurriyet.com.tr olarak görüşünü almak istediğimiz Genç'in internet sitesinde yer alan numaralardan yaptığımız aramalar ise sonuç vermedi.

Genç'in daha sonra sildiği paylaşımda, muayenehanesine gelen hastanın haberi olmadan çekilmiş fotoğrafının üzerinde, "Bana ne ben de Cüneyt'e muayene olmak istiyorum" yazıyor.

Genç'in tepki toplayan paylaşımına dikkat çeken ve sosyal medyanın gündemine taşıyan ise Twitter kullanıcısı @myriamonde'un "Merhaba, ben Cüneyt Genç. Bir insanın muayene olmak için beni seçme bahtsızlığına düşmesini caps yaparak kutluyorum" tweet'i oldu.

Cüneyt Genç'in internet sitesindeki hakkımızda kısmından bir görsel de paylaşan @myriamonde'un tweet'ine çok sayıda cevap geldi.

Genç'in sosyal medya hesaplarını tarayan başka kullanıcılar, çok sayıda farklı paylaşımın ekran görüntülerini alarak eleştirilerini sürdürdü.

Konu "eşcinsel hastasıyla dalga geçen doktor" başlığıyla Ekşi Sözlük'te de günün en çok konuşulan meselelerinden biri oldu.

Tweet'lerde ve Ekşi Sözlük entry'lerinde kullanıcıların çoğu, doktorun tavrını homofobik bularak eleştirdi.

Paylaşımın "Hipokrat yemininin hiçe sayılması" olduğunu savunan çok sayıda kullanıcı, Genç'in cezalandırılması amacıyla, Sağlık Bakanlığı'na ve Ankara Tabip Odası'na sunulacak dilekçe örnekleri paylaştı. Öte yandan yine hem Twitter ve Facebook'ta hem de Ekşi Sözlük'te, Genç'in haklı olduğunu savunan çok sayıda mesaj da geldi. Genç'e destek yorumlarında özellikle "eşcinsel bir erkeğin neden jinekoloğa gittiği" ve Genç'e gelen tepkilerin bir "sindirme kampanyası" olduğu yönünde ifadeler dikkat çekti.

Bu arada Genç de yaşanan tartışma üzerine Facebook sayfasından söz konusu fotoğrafı kaldırıp aşağıdaki iletiyi yazdı:

Facebook ne düşünüyorsun diye soruyor, Türkiye'de gördüğümün çok üzerinde eşcinsel olduğunu ve bunları onaylayan, sempati duyan, pozitif ayrımcılığı hakkettiklerine inanan insanlar olduğunu düşünüyorum. Ve tüm bu insanların eşcinsel sevicilik maskesi altında pozitif ayrımcılık istediklerini düşünüyorum. Şimdilik eşcinsel paylaşımını kaldırdım. O da ben rahatsız olduğum için değil beni seven, anlayan ve düşünen arkadaşlarım aleyhime başlatılan kampanyadan rahatsız olup beni korumak için gereksiz bir çaba içine girmelerini istemiyorum. En çok güldüğüm de Ulusal Af Örgütünden aradılar abi. Ben de affettim onları. İlerleyen süreçte bu tercihteki arkadaşların tavrına bakarak onlara pozitif ayrımcılığın en güzel örneklerini sunmaktan geri kalmayacağım. Ne çirkefmişsiniz be.

(cnntürk.com.tr)

16 Nisan 2016 Cumartesi

Facebook'ta iğrenç tuzak!

İzmir’in Bornova İlçesi’nde Facebook üzerinden bağlantı kurduğu yaşı küçük kız çocuğunun çıplak fotoğraflarını ele geçirip, şantajla götürdüğü bir yerde cinsel istismarda bulunan İ.U. (28) tutuklandı.

Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ilçede İ.U.’nun yaşı küçük kız çocuğunun sosyal medya hesabı üzerinden ele geçirdiği çıplak fotoğrafları ile şantaj yaptığı ve bir arkadaşının işyerine götürerek cinsel istismarda bulunduğu bilgisinin alınması üzerine harekete geçti. İ.U. düzenlenen operasyonla yakalandı. İ.U.’nun sosyal medya hesabı incelendiğinde yaşı küçük kız çocuğuna ait görüntüler ve cinsel içerikli konuşmalar tespit edildi.  İ.U. çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. DHA

23 Mart 2016 Çarşamba

Şeriattan kaçış diyeti

Mimar N.T.K. (28), Facebook’ta, E.K. ile tanıştı. Çift, 19 Ağustos 2015’te kıyılan nikâhla evlendi. Kocasının “Babam ile annem Tanzanya’da. Orada yaşamamız çok iyi olacak” ısrarları üzerine N.T.K. Tanzanya’ya gitmeyi kabul etti. Tanzanya’ya gider gitmez eve kapatıldığını ileri süren kadın, eşi ve ailesi tarafından, “Biz burada şeriata göre yaşarız. Kara çarşaf giyeceksin. Evden dışarı çıkmayacaksın” dayatması ile karşılaştı.


Tanzanya’da beyaz eşya dükkânı sahibi olan kayınpederi ile kayınvalidesinin hakaretlerine de maruz kaldığını ileri süren kadın, evden kaçıp internet üzerinden annesiyle iletişim kurmayı başardı.
Kızının, “Beni kurtarın” çağrısı üzerine Tanzanya’ya giden anne H.T. burada damadının babası K.K.’nın “Bu işin bir diyeti olacak. Bu senedi imzalayacaksınız” diretmesiyle karşı karşıya kaldı. 20 bin dolarlık senet imzalayan anne, kızını alarak Türkiye’ye döndü.

Avukat Cumhur Tümay Ergen aracılığıyla boşanma davası açan kadın, 700 bin lira tazminat istedi. Takılarının bedeli olan 240 bin lira ile aylık 4 bin nafaka da talep eden genç kadın, ayrıca esareti için de savcılığa başvuruda bulundu. Hürriyet

15 Mart 2016 Salı

Sağlık çalışanlarına sosyal medya yasağı yürürlüğe girdi

Sağlık Bakanlığı’nın talimatıyla ülke gelindeki kamu hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik Youtube, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya kullanımıyla ilgili yasak Manisa’da başladı.

Manisa’da Kamu Hastaneleri Birliği’ne bağlı hastanelerde görev yapan sağlık çalışanlarına sosyal medya yasağı getirildi. Manisa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nin sağlık kuruluşlarına gönderdiği yazı ile başlayan yasağa gerekçe olarak ise Sağlık Bakanlığı’nın tüm illere gönderdiği talimat gösterildi. Sağlık çalışanlarının Youtube, Facebook ve Twitter gibi sosyal medyaya erişimi engelenmesi sağlık çalışanlarının bağlı olduğu sendikalarda görüş ayrılıklarını da beraberinde getirdi.
Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’na bağlı Türkiye sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası (Türk Sağlık-Sen) Manisa Şube Başkanı Rıtvan Mutlu, yasağı olumlu karşıladıklarını belirterek, "Şu an hastane ortamında sağlık çalışanlarımız maillerine bakabiliyor ve internetten günlük işlerini yapabiliyorlar. Şu an sadece Youtube, Facebook ve Twitter gibi sosyal medyalara erişim yasağı uygulandı. Bunu çok olumlu buluyoruz. Mesai saati içerisinde sosyal medyada vakit geçirilmesindense herkes işine bakar" dedi.

’SOSYAL MEDYA KULLANILIRSA DEDİKODU YAPILMAZ’

Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu’na (KESK) Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Manisa Şube Başkanı Mustafa Irgat ise bu tür kısıtlamaların kimseye faydası olacağını düşünmediğini söyledi. Irgat, "Zaten isteyen kendi telefonları ile sosyal medyaya istediği zaman girebiliyor. Sağlık çalışanlarının hastanenin internetini kullanarak, sosyal medyaya girmesi söz konusu değil. Bu kısıtlama kötü bir imaj. Sağlık çalışanları sosyal medya kullanırsa dedikodu yapmaz. Sosyal medya olmadı mı işyerlerinde sürekli insanlar birbirini çekiştiriyorlar. Bu kısıtlamanın bir faydası yok. Tabi bugünlerde Türkiye’nin gündeminde terör var. Eğer terör konuları ile ilgili paylaşımları engellemekse amaç mantıklı olabilir" diye konuştu.

Manisa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Ayhan Korkmaz, yasağın Sağlık Bakanlığı tarafından tüm illerde uygulandığını belirtip, "Hastanelerdeki bilgisayarların veri tabanları Sağlık Bakanlığı’nın serverine bağlı. Erişimdeki yükü azaltmak için böyle bir karar alındı" dedi. DHA