30 Eylül 2015 Çarşamba

Demirel’in adası tekrar satışta

Murat Demirel’in Bodrum’daki Salih Adası tekrar satışa çıkarıldı. Demirel’in 7.2 milyon dolara satın aldığı Salih Adası, daha önce de satışa çıkmıştı.

Son olarak Ada’yı İşadamı Ahmet Arslan almıştı. Ancak Arslan ile TMSF arasında bir anlaşmazlık yaşandı ve Salih Adası tekrar satışa çıkarıldı. Satılacak gayrimenkuller arasında Ada’daki villa da bulunuyor. Gayrımenkullerin toplam muhammen bedeli 8.8 milyon dolar olarak belirlendi. İhale 2 Ekim günü yapılacak.


Satış ilanında Ada’nın bulunduğu koyun yatçılar tarafından tercih edildiği, villanın işçiliğinin iyi olduğu gibi bilgilere yer verildi. İlanda, Salih Adası’nın Bodrum Yarımadası’nın kuzeyinde Güvercinlik ve Bodrum Havaalanı’na (Milas Havalimanı) yakın mesafede olduğu vurgulandıktan sonra, “Denize girilebilecek harika koyları bulunan Salih Adası’na tekne veya yatlarla varılabilmektedir” denildi.

Erdoğan ailesinin acı günü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın amcası Aziz Gülbaran vefat etti. Vefat haberi üzerine Erdoğan çifti Ankara'dan İstanbul'a gelerek Esenyurt'taki taziye evine ziyarette bulundu.

Cumhurbaşkanı RECEP TAYYİP ERDOĞAN'ın eşi Emine Erdoğan'ın amcası Aziz Gülbaran vefat etti. Vefat haberi üzerine Erdoğan çifti saat 22.30'da Ankara'dan İstanbul'a geldi. Atatürk Havalimanı'ndan Esenyurt Saadetdere Evleri'ndeki taziye evine geçen Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, burada bir saat kaldı. Taziye ziyaretinin ardından Erdoğan çifti Kısıklı'daki evlerine geçti. Aziz Gülbaran için Fatih Camii'nde öğle namazının ardından cenaze töreni yapılacağı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da cenaze namazına katılacağı öğrenildi.

29 Eylül 2015 Salı

Küçük çocuğun el ve ayakları eriyor

Iğdır’da doğuştan Epidermolizis Bülloza hastası olan 2 yaşındaki Muhammet Ali Çelik’in el ve ayak parmakları her gün biraz daha eriyor.


Pir Sultan Abdal Mahallesi’nde yaşayan özel bir firmada işçi olarak çalışan Ayhan Çelik ile Adile Çelik çiftinin 4 çocuğundan en küçüğü olan Muhammet Ali Çelik’in, doğduğu günden itibaren derisi ve iç organları soyulmaya başladı. Her gün gözlerinin önünde eriyen oğluna çare bulamayan dertli anne Adile Çelik, bu durum karşısında ne yapacağını şaşırdı. Oğlunun tüm vücudunu sarmaya başlayan yaralar ağırlaşınca Muhammet’in el ve ayak parmaklarının giderek yapıştığını söyleyen anne Adile Çelik, "Oğlum doğarken vücudu yaralar içindeydi. Götürmediğimiz doktor ve hastane kalmadı.


"YAVRUM GÖZÜMÜN ÖNÜNDE ERİYOR"

Bu hastalığın tedavisi yokmuş. Yaptığımız araştırmada Fransa ve ABD’de tedavisi oluyormuş. Ama bizim buna maddi gücümüz yok. Yetkililerden bu konuda destek bekliyoruz. Sağlık bakanlığı çocuğumuzun tedavisi için yardım elini uzatmasını bekliyoruz. Oğlumun parmakları yapışmasın diye krem sürüp, sargı bezi ile sarıyoruz. Yavrum gözümüzün önünde canı acıyarak eriyip gidiyor. Biz de onunla birlikte bu acıyı yaşıyoruz" dedi.

YARALARI HER GEÇEN GÜN DERİNLEŞİYOR

Çocuklarını güneşe çıkaramadıklarını söyleyen baba Ayhen Çelik ise, "Yaralar yüzünden oğlum ne yürüyebiliyor ne de eliyle birşey tutuyor. Yaralar her geçen gün derinleşiyor. Temiz tutmaya çalışıyoruz. Vücudu su topluyor iğne ile delip suyu akıtıyoruz. Acıdan sürekli ağlıyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz" diye konuştu.



Kesin tedavisinin olmadığını belirten uzmanlar hastalık sürecinde sadece hastanın travma bölgelerinde enfeksiyon tedavisi yapılması gerektiği bildiriliyor.

EPİDERMOLYSİS BULLOSA (EB) NEDİR?

"EB, bir su toplayan deri kondisyonları grubudur. Deri o derece hassastır ki, ufak bir sürtünme bile su toplamasına yol açabilir. Bazen EB’li hasta sürtünme ve incinmenin buna yol açabileceğinin farkında olmayabilir. İleri derecede olan EB’de, su toplama sadece dış deri ile sınırlı değildir. Bedenin içinde gelişebilir. Ağız, yemek borusu,mide, bağırsak, üst solunum, mesane ve cinsel organlar gibi…"

Suat DENİZ/IĞDIR, (DHA)

Adana'da hain saldırı: 2 polis şehit oldu

Adana'da devriye gezen polis aracına düzenlenen silahlı saldırıda 2 polis memuru şehit oldu.


Olay saat 20.00 sıralarında merkez Seyhan İlçesi Akkapı Mahallesi'ndeki özel bir hastanenin önünde meydana geldi. Dağlıoğlu Polis Merkezi'nde görevli ekip otomobili hastane bahçe kapısından çıkış yaptığı sırada motosiklet üzerindeki kasklı ve maskeli iki kişi tarafından ateş açıldı. Saldırıda otomobildeki iki polis memuru ağır yaralandı. Saldırganlar motosikletle kaçarken, yaralı polisler ekip otomobilinin sürücüsü tarafından tekrar özel hastaneye götürülerek yoğun bakım ünitesine alındı. Burada yapılan müdahalelere rağmen yaralı polisler şehit oldu.

Kaçan saldırganların yakalanması için bölgede geniş çaplı araştırma başlatılırken, Adana Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek'te hastaneye gelerek polislerle ilgili bilgi aldı. Bölgede olayın ardından silah sesleri duyuldu.

ŞEHİT POLİS MEMURLARININ İSİMLERİ BELLİ OLDU
Şehit olan polis memurlarının 48 yaşındaki Süleyman Çakır ve 39 yaşındaki Bircan İlhanlı olduğu açıklandı. Şehit polislerin cenazeleri yaşamlarını yitirdikleri hastanelerden otopsi için Adana Adli Tıp morguna götürüldü.

VALİ: GENİŞ ÇAPLI OPERASYONLAR BAŞLADI
Adana Valisi Mustafa Büyük, ağır yaralanan ve ameliyat sırasında şehit olan polis memuru Bircan İlhanlı'nın saldırının ardından kaldırıldığı Balcalı Hastanesi çıkışında açıklama yaptı. Büyük şöyle konuştu:

"Güney Adana Hastanesi'nden çıkışta adli rapor almak için giden Dağlıoğlu Karakolu'nun ekibine silahlı saldırıda bulunuldu. Maalesef saldırı sonucunda ilk aşamada bir şehidimiz, ikinci aşamada ikinci memur arkadaşımız hastanede ameliyat sonrası şehit oldu. Bu olayla ilgili ilk bilgilere göre terör örgütünün bir saldırısının olduğu anlaşılıyor. Şüphelilerle ilgili ilimizde özellikle o bölgede çok geniş çaplı operasyonlar başladı. En kısa sürede bu saldırıyı yapanlarla ilgili yakalama işlemi yapılacağı ümidi içindeyiz. Tabi polis teşkilatımıza, ülkemize, şehrimize başsağlığı diliyoruz. İlimizde ikinci saldırı. Pozantı'daki saldırıdan sonra bunun acısını yaşıyoruz. Ama milletin birliği ve beraberliği bozulmayacak, hukuk içerisinde her türlü cevabı en katı şekilde gerçekleştirilecektir."

Murat KİBRİTOĞLU/ADANA,(DHA)

İran'dan şok iddia: Hac'da 4 bin 700 kişi öldü

İran Hac ve Ziyaret Kurumu Başkanı Evhedi, "Mina'daki izdihamda ölen hacı sayısının en az 4 bin 700 kişi olduğunu düşünüyoruz. Halen 21 TIR'da en az 3 bin ceset tahliye ve teşhis için bekliyor" dedi. Öte yandan, Pakistan, Suudi yetkililerin, "Mina'daki izdihamda hayatını kaybeden bin 100 kişinin fotoğrafını, kimlik tespiti için Cidde'deki yabancı misyon temsilcilerine dağıttığını" duyurdu.

Hürriyet'in haberine göre; İran Hac ve Ziyaret Kurumu Başkanı Said Evhedi, "Mina'daki izdihamda ölen hacı sayısının en az 4 bin 700 kişi olduğunu düşünüyoruz" dedi.

İran televizyonu IRINN'e konuşan İran Hac ve Ziyaret Kurumu Başkanı Evhedi, Mina'daki izdihamda hayatını kaybeden İranlıların sayısının 228'e yükseldiğini söyledi.

Evhedi, "Akıbetleri hakkında bilgi alınamayan İranlı sayısı 248 kişi. Ölü sayısının artmasından endişeleniyoruz" diye konuştu.

İRAN: BUNA KESİNLİKLE KARŞIYIZ

Hayatını kaybeden hacıların onlarca ülkeden olduğuna dikkati çeken Evhedi, "Olayda ölen hacı sayısının en az 4 bin 700 kişi olduğunu düşünüyoruz. Halen 21 TIR'da en az 3 bin ceset tahliye ve teşhis için bekliyor" ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan yönetiminin cenazeleri ülkelerine göndermeyerek toplu bir şekilde defnedeceğine yönelik haberlerle ilgili ise İran Dışişleri Bakanı Emir Hüseyin Abdullahiyan, "Buna kesinlikle karşıyız. Hiçbir surette Suudi Arabistan'a böyle bir izni vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu.

1100 KİŞİNİN FOTOĞRAFLARI GÖNDERİLDİ

Öte yandan, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'in, kazada hayatını kaybeden ve yaralanan Pakistanlı hacıların işlemlerini koordine etmesi için görevlendirdiği iktidardaki Pakistan Müslüman Ligi-Navaz Partisi Milletvekili Dr. Tarık Fazıl Çodiri, son duruma ilişkin başkent İslamabad'da basın toplantısı düzenledi.

Çodiri, hükümetin, hacdaki izdihamda hayatını kaybedenlerin yakınları için yardım paketi hazırladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Suudi yetkililer kazada hayatını kaybeden bin 100 kişinin fotoğrafını kimlik tespiti sürecinin gerçekleştirilmesi için Cidde'deki  yabancı misyonlara dağıttı. Bu fotoğraflar Pakistan'ın Cidde'deki konsolosluğunda da mevcut. Son olarak kazada hayatını kaybeden Pakisanlı hacı sayısı ise 40'a yükseldi. 63 Pakistanlı hacı ise kazanın ardından halen kayıp durumdadır. 228'i ise bulunarak aileleri ile görüşmeleri sağlanmıştır. 35 Pakistanlı hacının ise Mekke ve Cidde'deki farklı hastanelerde tedavileri sürüyor. Hükümet olarak,  kazada hayatını kaybeden ve yaralanan hacı yakınlarına 2 bin ila 5 bin dolar arasında yardımda bulunacağız."

HİNDİSTAN DA BENZER BİR AÇIKLAMA YAPTI

Çodiri'nin bu açıklaması ile aynı minvalde Hindistan Dışişleri Bakanı Sushma Swaraj'da resmi Twitter hesabından daha önce  yaptığı açıklamada "Suudi yetkililer, Hac'daki izdihamda hayatını kaybeden bin 90 hacının fotoğrafını yayınladı" ifadesini kullanmıştı.

Kurban Bayramı'nın ilk günü Mina'da yaşanan izdiham sonucunda Suudi yetkililere göre, 169 İranlının da aralarında olduğu 769 kişi hayatını kaybetmiş ve 934 kişi yaralanmıştı.

28 Eylül 2015 Pazartesi

Ay'da bulunan uzaylı kadın mumyası

Bilindiği gibi NASA, Apollo 17 görevi ile insanlı Ay uçuşlarını resmen sonlandırmıştı. Amerika'nın hâlâ Ay'a bile gidip gitmediği komplo teoristlerince tartışıladursun, bugün yapacağı basın toplantısıyla 'Ay'da bulunan kadın mumyası' tekrar gündeme gelmiş durumda.


Gözler bugün NASA'nın TSİ 18.30'da yapacağı basın toplantısına çevrildi. NASA, bu toplantıda, Kızıl Gezegen'e dair 'büyük bir bilimsel bulgunun' açıklanacağını duyurdu. 'Mars'ta hayat olup olmadığı tartışmaları tüm dünyada gündeme oturdu.

YAŞAM BELİRTİSİ

Geçmişte NASA'nın Mars programının başında bulunan Doug McCuistion, "Yeraltında kolayca erişilebilen ve serbestçe akabilen sıvı halde su bulduklarını açıklayacaklarsa, ki bu yıllardır duyduğumuz teorilerden biridir; bu Mars'taki yaşam potansiyeli ve insanların hayatını sürdürebilmesi için büyük bir bulgu olacak" dedi.

Boston Herald'a konuşan McCuistion, "Bu, hem Mars'ta yaşam bulunması hem de insanların bu gezegene gitme sürecini hızlandırması açısından oyunun kurallarını değiştirecek nitelikte bir gelişme olabilir" diye ekledi.

AY'A SEYAHAT ARTIK NEDEN YAPILMIYOR? 

Tarih 11 Aralık 1972’yi gösterirken, Apollo 17 aya iniş yaptı. Bu insanoğlunun son ay seyahati değildi, ancak aya giden insanlı uzay araçları için yörüngeden çıkılan son sefer oldu. Apollo 17 ay yüzeyine Orion kapsülünü bıraktı. Astronotlar kapsülden çıkarak çalışmalara başladılar. Birden bire Apollo 17'den sonra NASA insanlı ay araştırmalarını askıya aldı. Peki, ne olmuştu?

UZAYLI KADIN MUMYASI

Komplo teoristleri, NASA'nın Apollo uçuşları sırasında, özellikle de Apollo 17 görevinde dünya dışı yaşama dair çok kesin kanıtlara ve gerçeklere ulaştığını ve bunları gizlice devam ettirmek için ödenek kesintisi bahanesi ile uçuşları durduruğunu ilan ettiğini savunuyorlar. Dayandıkları en büyük kanıt se Ay'da bulunduğu iddia edilen ve uzaylı bir kadına ait olduğu söylenen mumyanın görüntüleri. Hürriyet

Yoksulluk sınırı 4 bin 434 lira oldu

Ankara'da gıda enflasyonu Eylül'de yüzde 1.24 yükseldi, yoksulluk sınırı 4 bin 434 TL oldu.


Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Ankara'da hesaplanan gıda enflasyonunun Eylül ayında et ve yaş sebze-meyvedeki fiyat artışı, döviz kurundaki artışın gıda fiyatlarına yansıması sonucu yüzde 1.24 yükseldiğini, dört kişilik ailenin açlık sınırının 1,361 lira, yoksulluk sınırının ise 4,434 lira olduğunu açıkladı.

Geçen yıl Eylül ayında açlık sınırı 1,190 lira, yoksulluk sınırı 3,876 lira seviyesindeydi. Türk-İş aylık raporuna göre, Eylül itibarıyla, Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10.46 arttı.

TÜİK'in aylık enflasyon verilerini açıklama tarihinden bir hafta önce açıklanan Türk-İş Raporu, TÜİK enflasyon tahminlerine dair göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Zorla öpmeye 9 yıl 4 ay hapis

Erzurum’da komşu kızı 14 yaşındaki D.Ç.’yi otomobilde zorla dudağından öptüğü iddia edilen F.A. tutuklu yargılandığı 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.



Olay, 4 Ekim 2014 tarihinde merkez Yakutiye İlçesine bağlı Mecidiye Mahallesi’nde bulunan curling salonu bahçesinde meydana geldi. F.A., yolda gördüğü D.Ç.’yi birşeyler sorma bahanesiyle otomobiline aldı. D.Ç.’yi curling salonu bahçesine götüren F.A., burada D.Ç.’ye "Öpüşelim mi?" diye sordu. Genç kızın olumsuz yanıtı üzerine F.A., iddiaya göre D.Ç.’yi zorla dudağından ve boynundan öperek kıyafetlerini çıkarmaya çalıştı. D.Ç.’nin karşı koyması üzerine F.A. kızı mahalleye yakın biryere bırakarak gitti. Anne babası boşandığı için dedesi ile yaşayan D.Ç. korkusundan eve gidemeyince geceyi arkadaşında geçirdi. Dede S.Ç. torununun eve gelmemesi üzerine karakola giderek kayıp başvurusunda bulundu. Sabahleyin evine dönen D.Ç. dedesi ile karakola giderek başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine gözaltına alınan F.A., mahkemece tutuklandı.

1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan F.A. suçlamaları kabul etmedi. F.A., "Hava kararmıştı, eve gidiyordum. D.Ç. beni görünce ’abi beni de eve bırakır mısın?’ deyince, ben de arabaya aldım. 5 yaşındaki kardeşim de otomobildeydi. Kızı evine bıraktım. Polisler ’öpmekten bir şey çıkmaz’ dedikleri için ifade verirken öyle söyledim. Öpmedim, aldığım yere değil evine bıraktım" dedi.

ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ

Daha önce şikayetçi olan D.Ç. ise duruşmada şikayetinden vazgeçti. D.Ç. psikolog eşliğinde ifade verirken F.A.’dan kendisini eve bırakmasını istediğini belirtti. Genç kız şunları anlattı:

"F., abiyi sokakta gördüm ’Beni eve bırakır mısın’ dedim. O da beni evin olduğu yere bıraktı. Evin önüne gidince arkadaşım İ.D. beni otomobilde görenlerin olduğunu söyleyerek dedemin evine gitmemin yanlış olacağını söyledi. Bunun üzerine arkadaşım E.K.’nin evine gittim. O gece onun evinde kaldım. Öpüşme olayı olmadı F. abiden şikayetçi değilim. Boynum arkadaşlarla şakalaşırken morarmıştı. Polisler baskı yaptıkları için o şekilde ifade verdim."

Mahkemede kızın dedesi ile babası M.Ç. de F.A.’nın böyle birşey yapmayacağını belirterek şikayetçi olmadı.

’İFFET VE NAMUSUNU İLGİLENDİREN KONUDA İFTİRA İÇİN NEDEN YOK’

Mahkeme heyeti D.Ç. ve ailesinin şikayetten vazgeçmesine rağmen F.A.’yı ’çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 6 yıl 8 ay, ’hürriyetten yoksun bırakma’ suçundan da 2 yıl 6 ay olmak üzere toplam 9 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme gerekçeli kararında şöyle dedi:

"Yargıtay kararlarında denildiği gibi, iffet ve namusunu doğrudan ilgilendiren bir konuda, sanığa iftira etmesi için ciddi bir neden bulunmayan mağdurenin olaydan sonraki samimi kabul edilen beyanları ile bunları destekleyen sanığın sorusturma aşamasındaki beyanları, doktor raporu ve tanık beyanları karşısında sanığın Cinsel istismar ve alıkoyma eylemleri sabit görülmüştür."

Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, (DHA)

Elveda binbaşım

Tunceli’de şehit olan Jandarma Özel Harekât Tabur Komutanı Binbaşı Yavuz Sonat Güzel, Ankara’da uğurlandı. Silah arkadaşları ise dağda çekilmiş bu eski fotoğrafını sosyal medyada paylaşarak binbaşıya ‘veda’ etti.

Tunceli'de Terör örgütü PKK’yla çatışmada şehit düşen Jandarma Binbaşı Yavuz Sonat Güzel, ağıtlar ve gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı. 39 yaşındaki Binbaşı Güzel için dün önce Elazığ’da tören düzenlendi, cenaze sonra Ankara’ya gönderildi. Şehit Binbaşı Güzel’in Türk bayrağına sarılı naaşı askerlerin omuzlarında Ankara’da Kocatepe Camisi’ne getirilirken, yakınları gözyaşlarına boğuldu.
Cenaze törenine şehit binbaşının eşi Burcu Güzel, 12 yaşındaki kızı Sude Güzel, annesi Emine Güzel ve babası Yılmaz Güzel ile diğer yakınlarının yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Selami Altınok, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve askerler katıldı. 
ŞEHİT ANNESİNİN TEPKİSİ
Programları nedeniyle törene katılamayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çelenk gönderdi. Cenaze törenine, şehidin annesi Emine Güzel’in sözleri damga vurdu. Gözyaşlarına boğulan anne, “Onların askerleri vurdu oğlumu. Zindana atsınlar isterseniz beni, zindana atsın beni. Onun PKK’lı askerleri vurdu onu. Ne yaptı benim oğlum onlara... Bir karıncayı bile incitmezdi, kimse için kötü düşünmezdi. Onları beslediler, onlar vurdu oğlumu” diye ağıtlar yaktı.
Acılı aile daha sonra cami avlusunda kurulan çadırda taziyeleri kabul etmeye başladı. AK Partililerden aileye taziye için gelen ilk isim AK Parti Ankara Milletvekili ve eski Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler oldu. Emrullah İşler geldiği sırada acılı anne, “Getirmeyin bunları dedim valiye. Valiye tembih ettim, getirmişler” diyerek tepki gösterdi. AK Partili İşler, şehit yakınlarına taziyesini sunamadan ayrılmak zorunda kaldı. Daha sonra Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Bilim ve Sanayi Bakanı Fikri Işık ve İçişleri Bakanı Selami Altınok geldi. Bakanlar şehidin babasına taziye sunarak ayrıldı. Ayrıca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan da taziyelerini sundu. Binbaşı, Kocatepe Cami’nde kılınan cenaze namazının ardından Cebeci Askeri Şehitliği’nde toprağa verildi.
Kocatepe Camisi’nde şehit binbaşı Yavuz Sonat Güzel’le birlikte emekli Astsubay Kıdemli Başçavuş Nurettin Soyöz de son yolculuğuna uğurlandı.
ŞEHİT ŞİİRİ
Arkadaşları sosyal medyada şehit Binbaşı Yavuz Sonat Güzel’in bölgede katıldığı bir operasyondan dönerken çekilmiş fotoğrafını şu şiirle paylaştı:
Hayat bu,
Bir varmış bir yokmuşsun,
Sanki hiç olmamışsın,
Hiçbir anneyi gecenin bir yarısı bir tekmede uyandırmamışsın
Hiç ateşler içinde yanarken bir babayı gözleri yaşlı bırakmamışsın
Sanki hiç ağlamamışsın,
Hiç mum ışığında ödev yapmamışsın gibi,
Öğretmenin hiç kulağını çekmemiş,
Hiç aşık olmamışsın gibi…
Hayat bu
Ha olmuşsun ha olmamışsın
Sanki hiçbir kadını dul bırakmamışsın,
Hiçbir evladı babasız koymamışsın gibi,
Yağmur altında düşmanın böğrüne yürümemişsin
Gözü pek, fena deli,
Hiç hayal kurmamışsın sanki,
Sanki deniz kıyısında emeklilik düşleri sana haram gibi,
Ardında kalanları hiç düşünmemişsin gibi,
Ağlattığın akranlarını,
Hiç yan gelip yatmamışsın,
Hiç dert yanmamışsın gibi,
Binbaşım,
Sanki hiç yaşamamışsın gibi,
Kahpe paslı bir kurşun,
Maliyede kaydı yedi buçuk lira,
Tüm hayallerinin bedeli…
Oldu mu şimdi peygamberin arkadaşı?
Oldu mu şimdi?
(Kaynak:hürriyet.com.tr)

27 Eylül 2015 Pazar

Velileri sevindirecek uygulama

İzmir'de öğrenci taşımacılığı yapan okul servisleri, özel geliştirilen bir cihaz sayesinde öğrencinin servise binip binmediğini veliye mesajla bildirecek.


Hacettepe Teknokent'te geliştirilen cihaz, öğrencinin servise binip binmediğinin yanı sıra servisin öğrencinin bekleme yerine olan mesafesini ve süresini veliye otomatik mesaj atıyor. Cihaz, servisin normal varış süresini aşması durumunda kolluk güçlerine mesaj atarak yaşanabilecek taciz gibi olumsuz olayların da önüne geçilmesine imkan sağlıyor.



İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı yaptığı açıklamada, odalarına kayıtlı 5 bin 700 servis ile yaklaşık 50 bin öğrenciyi 28 Eylül itibarıyla taşımaya başlayacaklarını belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararınca kentte yolcu taşımacılığı yapan tüm araçlara "Araç takip cihazı" zorunluluğu getirildiğini anlatan Bostancı, bununla da yetinmeyip Hacettepe Teknokent'te geliştirilen "SERVİSCELL" isimli cihazı kullandıklarını söyledi.

Bostancı, bu cihazın geçen yıl 20-25 araçta pilot olarak uygulandığını, olumlu sonuçlar üzerine bu yıl tüm araçlara takıldığını kaydetti.



"SERVİSE BİNDİ" SMS'Sİ

"Okul servisi bekleme ve bekletmeye son" sloganıyla kullanılan cihazın öğrencilere, velilere, servis şoförlerine çok büyük kolaylıklar getireceğini dile getiren Bostancı, cihazlarla velilerin telefonlarının adreslerinin kayıtlı olduğunu, velinin belirlemiş olduğu zaman ve mesafe diliminin sisteme girildiğini, cihazın da otomatik olarak velilere mesaj attığını, arama yaptığını dile getirdi.

Servis aracının eve kaç dakika sonra ulaşacağının, ne kadarlık mesafenin kaldığının otomatik olarak veliye bildirildiğine dikkati çeken Bostancı, cihaz sayesinde 50-55 dakikalık servis güzergahının 30-35 dakikaya indiğine vurgu yaptı.

Cihazın yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı da kolluk güçlerini bilgilendirdiğinin altını çizen Bostancı, işleyişi şöyle anlattı: "Öğrenci servise bindiği zaman cihaz, veliye servise binildiğini mesaj atıyor. Binmediyse de bunu bildiriyor. Araç okula giriş yaptığında ya da çıkış yaptığını bunu bildiriyor. İnme-binme noktasına yaklaştığında veliyi haberdar ederek boşu boşuna beklemenin önüne geçiliyor. 'Biniş yerine tahmini bin metre kalmıştır, varış süresi 3 dakika' diyor."



VELİ SERVİSİ TAKİP EDİYOR

Eskiden ailelerin servisin tahmini geliş süresine göre yaz kış dışarıda önceden beklediğini, servis şoförünün geldiğinde kornaya basarak gürültü kirliliği yaşattığını ayrıca bekleme süresi nedeniyle yakıt harcamalarının arttığını anlatan Bostancı, cihazla bunların önüne geçildiğini belirtti.

Cihazlardaki 3G sayesinde şoförün eline telefon almadan cihaz sayesinde sesli arama yapılabildiğini ifade eden Bostancı, velilerin ayrıca kendilerine verilecek şifreyle internet ve akıllı mobil telefon uygulamaları üzerinden anlık olarak harita üzerinden aracı takip edebildiğini kaydetti.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın kızı Rum moda dergisine kapak oldu

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın stilist kızı Zerrin Akıncı, Kıbrıs Rum kesiminin en ünlü moda dergisi Must’ın bugün yayına çıkacak Ekim sayısına kapak oldu.


Kendi tasarımı elbisesi ile dergiye mankenlik de yapan Zerrin Akıncı, röportajında çocukluğunu, hayallerini ve uluslararası moda dünyasına nasıl adım attığını anlattı.
Zerrin Akıncı, KKTC’de Nisan ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Mustafa Akıncı’nın 3 kızından en küçüğü.
Genç Akıncı, KKTC’de halkla ilişkiler lisans eğitiminden sonra çocukluk hayalini takip ederek önce İngiltere’de Greenwich Üniversitesi’nde pazarlama ve ardından ABD’nin Las Vegas kentindeki Nevada Üniversitesi’nde stililistlik eğitimi aldı.
ABD’de ‘Fashion Art’ ödülüyle mezun olan Akıncı, genç stilist unvanıyla Los Angeles’da moda defilesi düzenleme hakkı da kazandı.

Yasemin, yakınlarının gözü önünde kazada öldü

Kütahya'da 19 yaşındaki Yasemin Güngör, yolun karşısına geçmek isterken yakınlarının gözü önünde kaza öldü.

Kaza saat 20.30 sıralarında Kütahya-Tavşanlı karayolunun 25’inci kilometresindeki Köprüören Köyü kavşağında meydana geldi. Kütahya’dan Köprüören Köyü’ne gitmek için Tavşanlı minibüslerine binen Yasemin Güngör, Köprüören Köyü kavşağında araçtan indi.

Yasemin Güngör’e kendisini beklemekte olan yakınlarının bulunduğu yolun karşısına geçmek istediği sırada Tavşanlı istikametinden gelip, Kütahya istikametine giden Fatih Benli yönetimindeki 43 DE 044 plakalı minibüs çarptı.

Minibüsün yaklaşık 100 metre kadar kaputunun üzerinde götürdüğü Yasemin Güngör daha sonra yol kenarına savruldu. Güngör olay yerine hayatını kaybetti. Yakınları, gözlerinin önünde meydana gelen kaza nedeniyle sinir krizleri geçirip gözyaşı döktü.

Yasemin Güngör’ün cesedi otopsi için Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

Minibüs sürücüsü Fatih Benli jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınırken, kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor. DHA

Bodrum'da göçmen faciası: 17 ölü

Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde yasa dışı yollardan Yunan adalarına geçmeye çalışan Suriyeli sığınmacıların bulunduğu tekne battı, 17 kişi öldü.

Bodrum'da, Çavuşadası açıklarında, kaçakları taşıyan ahşap teknenin batmasıyla içindeki, Suriyeli olduğu belirtilen 17 kişi boğularak yaşamını yitirdi. Kaçakların, Yalıkavak Mahallesi sahilinden Yunanistan'ın Leros Adası'na gitmek için yola çıktıkları öğrenildi. Ölen kaçakların cenazeleri Turgutreis Limanı'na getirildi. Hürriyet

26 Eylül 2015 Cumartesi

Henüz 5 günlük ama terk edildi

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde henüz 5 günlük olan kız bebek yol kenarında bulunan bir tarlada terk edilmiş halde bulundu.

5 gün önce doğduğu belirlenen ve koruma altına alınan kız bebeği tarlaya bırakanların tespit edilerek yakalanması için çalışma başlatıldı.

Gece geç saatlerde Karabahçe Mahallesi'ndeki kavun bahçesinde bekçilik yapan bir kişi, ağlama sesi fark edince yaptığı aramada, yol kenarına bırakılmış bebek buldu. 

Bekçinin ihbarı üzerine bölgeye gelen güvenlik güçleri ve sağlık ekipleri battaniyeye sarılı halde Şanlıurfa-Diyarbakır karayoluna bırakılan kız bebeği, Siverek Devlet Hastanesi'ne götürdü. 

Burada yapılan kontrolde 5 gün önce dünyaya geldiği ve sağlık durumu iyi olduğu saptanan bebek, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne teslim edildi. 

Güvenlik güçleri bebeğin anne ve babası ile kim tarafından yol kenarına bırakıldığını araştırmaya başladı. ntvmsnc

VIP faciası mı

Mekke’de yaşanan Hac faciası ile ilgiyi yeni bir iddia ortaya atıldı. Amerikan New York Times gazetesinin haberine göre bazı görgü tanıkları Suudi yetkililerin VIP araçların geçişi için kapıları kapattığını öne sürdü.

SUUDİ Arabistan’da önceki gün yaşanan 753 hacı adayının öldüğü facianın sebebine ilişin korkunç bir iddia ortaya atıldı. Amerikan New York Times gazesinin haberine göre bazı görgü tanıkları Suudi polisinin VIP araçların geçebilmesi için çıkışı yapatması üzerine izdihamın çıktığını anlattı. Gazeteye konuşan Suudi hükümet çalışanı Halid Salih, olay yerine gittiğinde hacıların kendisine VIP araçların geçebilmesi için çıkışların kapalı olduğunu anlattığını söyledi.
 HACILAR ÇOK BİTKİNDİ
45 yaşındaki Libyalı hacı adayı Ahmed Ebubekir, “Polis bir tek kapı dışında tüm giriş ve çıkışları kapatmıştı” dedi. Faciada 131 vatandaşını kaybeden İran’ın Hac Organizasyonu Müdürü Said Ohadi, olay yerinin yakınındaki iki yolun, ‘bilinmeyen nedenlerle’ kapalı olduğunu söyledi. Suudi İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Mansur Turki ise izdihamın aşırı sıcak ve hacıların bitkinliğiyle şiddetlendiğini söyledi. Turki, hacıların karşı karşıya geldiği iki sokağın nasıl bu kadar kalabalıklaştığı konusunda ise soruşturma tamamlanana kadar açıklama yapmayacağını söyledi. Önceki gün bölgede hava sıcaklığı 46 dereceye kadar yükseldi. Suudi yetkililer, kazanın ardından hacda görev yapan gazetecilerin olay yerine gitmesini de saatlerce engelledi.
SUUDİ POLİSİ DİL BİLMİYOR
Suudilere yönelik bir başka eleştiri de organizasyon yetersizliğiydi. Mekke merkezli İslami Miraslar Araştırma Vakfı’nın kurucularından İrfan el-Alavi, kutsal yerlerde çok sayıda polis bulundurulmasına rağmen polislerin yeterli eğitimden uzak olduğunu ve yabancı dil konusunda yetersiz oldukları için çoğu yabancı ülkelerden olan hacılarla iletişim kuramadıklarını anlattı. Alavi, “Bu insanlarla nasıl ilgileneceklerine dair en ufak bir ipuçları yok. Kitle kontrolü yok” dedi. Ahmed adındaki Mısırlı bir hacı adayı da “Gidenler için bir yol gelenler için ayrı bir yol yapabilirler. Eğer her yolun başında bir polis durup hacıları organize vetse böyle bir şey yaşanmaz” diyerek Suudilerin organizasyon eksikliğine dikkat çekti.
PARA KÖPRÜLERE GİDİYOR
Kabe çevresindeki inşaatlar da faciayla ilgili tartışmalarda konu oldu. İngiltere’deki London School of Economics’de antropolog olan Medevi el-Raşid, NYT’a yaptığı açıklamada “Yenileme ve genişletme çalışmaları Müslüman hacılara daha çok yer sağlama adına yapılıyor ancak toprak gasplarını, prensler ve diğer Suudiler tarafından kazanılan büyük paraları maskeliyor” ifadelerini kullandı.erine getirmeyi kolaylaştırdı. Suudi hükümeti, böyle yüksek bir sayıyla baş etmekte güçlük yaşıyor. 
SUUDİ TELEVİZYONU: BÖYLE ŞEYLER OLUR
İngİltere’nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Sir William Patey de bununla ilgili olarak “Suudi Arabistan dünyadaki en organize yer değil, doğru. Ancak bu konuda büyük çaba gösteriyorlar. ‘Kazalar olur’ deyip geçmiyorlar. Bu konuda ilgisiz değiller. Meselelerin üzerine gidiyorlar ve benzer kazalar asla tekrar yaşanmıyor. Hac’da dünyada benzeri görülmeyen, büyük bir lojistik sorunu var” şeklinde konuştu. Suudi Devlet Televizyonu, olayı hac yayını sırasında altyazıyla duyurmakla yetindi ve görüntülerde de kurtarma ekiplerinin, yaralı hacıları ambulanslara taşımasını kullandı. Suudi sunucu, “Böyle büyük toplanmalarda bu gibi şeyler olur” ifadesini kullandı. Sunucu, programı kapatırken, “Hac görevi sırasında ölmek fazilettir” dedi.
SUUDİ ARABİSTAN’I SUÇLAMAYI DOĞRU BULMUYORUM
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Makedonya Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov’la yaptığı görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Mekke’de meydana gelen faciayı değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan özetle şunları söyledi:
“Bildiğiniz gibi nihai bir durum olarak söylemiyorum ama 14 tane de Türk hacı olduğu rivayet ediliyor. Şunu çok iyi görmek lazım. Suudi yönetiminin hac organizasyonuyla ilgili plan yaptıklarını biliyorum. Hacı adaylarının taleplerini karşılayamadıkları için üzüldüklerini de çok iyi biliyorum. Yönetim boşluğu, organizasyonda sıkıntılar var vesaire gibi yaklaşımları ben doğrusu çok doğru bulmuyorum. Dünyanın her yerindeki organizasyonlarda da böyle şeyler oluyor. Tedbirler olacaktır. Suudi Arabistan’a saldırgan tavırları doğru bulmuyorum.”
‘MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİN ACISINI PAYLAŞIYORUM’
MEKKE Mina’daki Hac faciasına dünya liderlerinden taziyeler geldi. PapaFrançeşko, Suudi Arabistan’da Hac ziyareti sırasında yaşanan izdiham sonucu yaşamını yitirenler için, “Müslüman kardeşlerimin acısını paylaşıyorum. Böyle anlarda dualara sığınıyor, izdihamda hayatını kaybedenlerle bir oluyorum” dedi. Faciayla ilgili diğer bazı dünya liderlerinden gelen mesajlar şöyle:
BM Genel Sekreteri Ban ki-Moon: “700’den fazla hacının ölümünden derin üzüntü duydum. Facianın Kurban Bayramı’nı denk gelmesi üzüntü verici.”
Beyaz Saray: “ABD, hayatını kaybeden yüzlerce hacının ailesine en derin taziyelerini gönderiyor. ”
İngiltere Başbakanı David Cameron: “Düşüncelerim ve dualarım hacda ölenlerin aileleriyle birlikte.”
YAŞAYANLAR FACİAYI ANLATTI
MEKKE’de şeytan taşlamaya giden 753 hacı adayının yaşamını yitirdiği faciadan kurtulmayı başaranlar, birbirlerine yardım edemediklerini, kendilerini güçlükle kurtarabildikleri can pazarını anlattılar.
‘Şeytan Taşlama’ bölgesine 500 metre mesafede çadırların bulunduğu dar bir sokakta meydana gelen faciadan kurtulan ve ilk tedavileri Türk Hastanesi’nde yapılan yaralılardan Mehmet Olgun, Ziya Koçak, Leyla Yıldırım, Hasibe Mert ve İltecim Sıradaş taburcu olurken, kurtulanlar o korkunç anları hâlâ yaşıyordu. Hac vazifesini, geçmiş dönem uygulamalarına göre Hz. Muhammed’in yaptığı şekilde yaşamak isteyerek kafilelerinden ayrı hareket ettiklerini söyleyen Ankaralı hacılardan Nuh Ünal, yaralı eniştesi Şirin Aydın, ablası ve eşiyle birlikte 8 kişi olduklarını belirterek şunları anlattı:
İHRAMLAR TERDEN 50 KİLOYDU
“Mina’da çadırların olduğu bölgeden Şeytan taşlamaya yürüyorduk. Biz grupta 8 kişi kolkola yürüyorduk. Şeytanlara 500 metre kala yürüdüğümüz yolda sıkıştık. Önümüzde bir kamyon duruyordu. Yolun ortasında duran kamyon akışı engelleyince sıkıştık. İzdiham yaşadığımız yerden 10 metre daha gidebilsek sıkışıklıktan kurtulacaktık. Yolun iki tarafında çadırlar diziliydi ve çadırların olduğu yere giden ara yollar demir kapılarla kapatılmıştı. Bir arkadaşımız, babasını tekerlekli sandalyesiyle çadırların o tarafa geçirmeyi başardığı için bir sıkıntı yaşamadığını söyledi. Biz ortada kaldık. Zaten ihramlar terden sanki 50 kilo olmuştu. Nefes alamıyorduk.

Ankaralı hacılardan Nuh Ünal:
“İzdihamdan kendinizi zorlukla kurtardık. 20 dakika geride kalan arkadaşlarımızı bekledik. Ancak daha uazla bekleseydik ölecektik. Suudi polisi çadırların arasındaki yollara geçmemize izin vermedi. “Açın” diye yalvardık. Açmadılar"
Kaynak:hürriyet.com.tr

25 Eylül 2015 Cuma

Niğde'de trafik faciası: Çoğu çocuk 13 ölü

Niğde’de hafif ticari araç ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada çoğunluğu çocuk 13 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

Kaza, bugün saat 02.00 sıralarında Aksaray- Adana Karayolu’nun Niğde’nin Bor İlçesi’ne bağlı Obruk Mevkii yakınlarında meydana geldi. Adana istikametine giden sürücüsü belirlenemeyen 34 BA 4388 plakalı hafif ticari araç, kontrolden çıkarak yolun iki tarafındaki bariyerlere çarpıp devrildi. Bu sırada arkasından gelen 50 yaşındaki Hamdullah Akyüz yönetimindeki 68 DZ 067 plakalı otomobil de, hafif ticari araca çarptı.

Kazada hafif ticari araçta bulunan 11 kişi yaşamını yitirdi. Otomobilde bulunan 3 kişi de yaralandı. Yaralılardan 2’si kaldırıldığı hastanede yaşamanı yitirdi. Kazada yaşamını yitirenlerden kimlikleri belli olanların isimleri şöyle:

Hafif ticari araçta bulunan Ali Kaman (1),  Yunus Kaman (29), Zeynep Kaman (4), Nesibe Kaman (29), Mahmut Kaman (10), 3.5 aylık Adem Kaman ile otomobil sürücüsü Hamdullah Akyüz ve Hamdi Akyüz (50).

Hasan BÖLÜKBAŞ/NİĞDE, (DHA)

Mina'da kâbus: 753 ölü

11 Eylül’de Kâbe’deki vinçlerden birinin düşmesiyle 107 kişinin öldüğü kazadan sonra, Kurban Bayramı’nın ilk gününde dün bu kez Mina’da felaket yaşandı. Şeytan taşlama yolunda iki ayrı yaya grubunun kesişmesi sonucu yaşanan izdihamda en az 753 hacı ezilerek can verdi, 887 de yaralı var. Gerekli güvenlik önlemleri almamakla suçlanan Suudi Sağlık Bakanı ise faciadan ölenleri sorumlu tutarak “Talimatlara uysalardı bu trajedi yaşanmazdı” dedi.


Şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle 11 Eylül’de Mescid-i Haram’da vincin devrilmesiyle 107 kişinin öldüğü kazanın yaraları sarılmaya çalışılırken bu yılki hacdan ikinci felaket haberi geldi.

Hac ibadetini yerine getirmek için 2 milyona yakın hacı adayının bulunduğu Mina’da, şeytan taşlama yolunda dün yerel saatle 09.00 sularında çıkan izdihamda en az 753 kişi ezilerek öldü. İzdiham, şeytanları temsil eden 3 taşın bulunduğu Cemarat alanına giden Cemarat Köprüsü girişinde 204 ve 223 numaralı caddelerin kesiştiği yerde yaşandı. Farklı yollardan gelen binlerce kişilik hacı gruplarının karşılaşması sonucu, yüzlerce hacı, korkunç şekilde ezildi.

Şeytan taşlama sürdü

En az 753 kişi öldü, 887 kişi de yaralandı. Yaralılar Mina’daki dört hastaneye kaldırıldı. İzdiham sonrası, 41 derece sıcaklıkta güneşten korunmak için hacıların yanında taşıdıkları şemsiyeler, ayakkabıları etrafa saçıldı. Üst üste düşerek ölenlerin üzerlerine beyaz örtüler örtüldü. Hacılar izdihama rağmen şeytan taşlama alanına gitmeye devam etti.

‘Polis yolu açsaydı olmazdı’

Faciadan kurtulan Suudi vatandaşı A. Abdullah El Cebrin, “İzdihamda hacılar yandaki yola girmek istedi. Polis izin vermedi. Polis yolu açsaydı bu kadar insan ölmeyecekti” dedi.
Türk hacılardan işadamı Coşkun Ergun dehşeti şöyle anlattı: Şeytan taşlamaya ilerlerken polisler 50 metrede bir durduruyordu. Her durdurduğunda arkamızdan inanılmaz baskı oluyordu. Kemiklerimizin kırılacağını hissettik. Biz son durdurma noktasını geçtikten yarım saat sonra bu olay oldu.”

‘Çocuklar da vardı’

İzdihama tanık olan BBC muhabiri Tchima Illa Issoufou, korkunç manzarayı şöyle anlattı: “İnsanlar taşlama yönünde ilerlerken, diğer gruplar da ters yönden geliyordu. Bir anda kaos yaşandı ve insanlar yere düşmeye başladılar. Aralarında Nijeryalılar, Çadlılar ve Senegalliler vardı. İnsanlar birbirlerinin üzerine basarak güvenli yerlere geçmeye çalışıyordu. O sırada bazıları öldü. Kalabalıkta çocuklar ve gençler de vardı. İnsanlar yardım isterken yere düşüyordu. Ama orada el uzatacak kimse yoktu.”

Kral'dan talimat

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, facianın ardından, hacıların sevk ve idare planlarının yeniden gözden geçirilmesini istedi.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Kral Selman, Suudi Arabistan devlet televizyonundan canlı olarak yayınlanan konuşmasında, "Mina'da yaşanan izdihamın ardından, ilgili makamlara, sevk ve idare planlarının yeniden gözden geçirilerek, hacıların ibadetlerini en rahat ve güvenli şekilde eda edebilmeleri için gereken tüm çabanın gösterilmesi talimatı verdiğini" söyledi.

Mina'da bugün meydana gelen üzücü olay nedeniyle tüm İslam dünyasına başsağlığı dileklerini ileten Kral Selman, "Bu elim hadiseyle ilgili olarak yetkili mercilere olayı soruşturmaları ve neticelerini mümkün olan en kısa sürede bize ulaştırmaları talimatı verdik" dedi.

Kral Selman, hacıların rahat ve güvenliği adına tüm zorluk ve engelleri yok etmek için çalışacaklarını vurguladı.

 Elim facia büyük üzüntüye yol açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın taziye mesajı özetle şöyle: “Kâbe’deki kazanın ardından Kurban Bayramı’nın ilk gününde yaşanan bu elim facia, İslam dünyasında büyük bir üzüntüye yol açmıştır. Hac vazifelerini ifa ettikleri sırada meydana gelen izdihamda hayatlarını kaybeden merhumlara Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve yakınlarına sabır, yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum.”

Ümit ederim yeterli tecrübe çıkarılır

Başbakan Ahmet Davutoğlu şunları söyledi: “Eminim bu konular daha soğukkanlı ele alınmak durumundadır. Çünkü bu kazalar tekrar tekrar tekerrür ediyor. Ümit ediyorum ki Suudi Arabistan da bütün bunlardan yeterli tecrübeleri çıkarıp, gerekli adımları atacaktır.”

Suudi yönetimi sert bir dille uyarılmalı

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş şu ifadeleri kullandı: “Mina’da yaşanan facia değil katliamdır. Türkiye’yi yönetenler Suudi yönetimini sert bir dille uyarmalıdır. Hac organizasyonuna halen turizm geliri olarak yaklaşan bu zihniyettir katliamdan sorumlu olanlar. Bunların kralına ulusal yas ilan edenler utanır mı acaba?”

İran’dan Suudi Arabistan’a suçlama

İran, 131 vatandaşının yaşamını yitirdiği izdiham faciasından ötürü Suudi Arabistan’ı suçladı.

Son 15 yılın bu en büyük felaketiyle Suudi Arabistan’ın hac ibadeti döneminde gerekli güvenlik önlemlerini yerine getirmediği suçlamaları arttı. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Suudi yetkilileri yaşanan facianın sorumluluğunu üstlenmeye çağırdı. Hamaney mesajında “Suudi Arabistan, bu acı verici olaydaki sorumluluğunu kabul etmeli ve gereğini hak ve insaf doğrultusunda yerine getirmelidir. Bu facianın meydana gelmesine neden olan yanlış yönetim ve uygulamalar da gözden uzak tutulmamalıdır” diye konuştu.

İran’ın hac organizasyonunun başındaki Said Ohadi de yaptığı açıklamada, Suudi yetkililerin, kazanın gerçekleştiği bölgeye yakın iki yolu kapadıklarını söyleyerek “Bu durum trajik kazanın yaşanmasına neden oldu. Olay, yönetim zafiyeti olduğunu, hacıların güvenliğinin sağlanması için gerekli önemin verilmediğini gösteriyor. Başka açıklaması olamaz. Suudi yetkiler bu olaydan sorumlu tutulmalı” dedi.

"Gençken hacı olun"

Dİyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, faciayla ilgili dün basın toplantısı düzenledi. Görmez şu bilgileri verdi: “İslam toplumlarının başı sağolsun. Tekerlekli sandalyeyle gelenlerle yürüyenlerin karşılaşması sonucunda önce düşmeler, sonra çok büyük bir izdiham olunca maalesef altta kalan hacılar olmuş. O insanların sevki iradesinden sorumlu olan yöneticilerin görevlilerin, sevki idarede ciddi ihmalleri olduğu anlaşılıyor. İki seyahat acentamızın hacıları aynı saatte bu hadise içinde olmuş.”

Görmez ayrıca, “Bu hac ibadeti gençken yapılacak bir ibadettir. 60-70 yaşlarından sonra, tekerlekli sandalyelerle, koltuk değnekleriyle yapılabilecek bir ibadet değildir” dedi.

‘Kurallara uymadılar’

El Arabiya kanalının haberine göre Mekke Emiri ve Suudi Arabistan Merkezi Hac Komitesi Başkanı Prens Halid El Faysal, izdihamdan Afrika kökenli hacı adaylarını sorumlu tuttu. Sağlık Bakanı Halid El Falih de “Birçok hacı, belirlenen programa uymadan hareket etti. Bu kazanın ana nedeni bu” dedi. İzdihamı soruşturmak için komite oluşturulacak.  Hürriyet

23 Eylül 2015 Çarşamba

Arife günü hain saldırı: Bir şehit

Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'nde Uzman Çavuş Mehmet Ali Sarak, bu sabah sivil kıyafetle evinden çıkarak görev yaptığı birliğine giderken PKK'lı teröristlerin silahlı saldırısı sonucu şehit oldu.

Olay bugün sabah saatlerinde Silvan İlçesi Cami Mahallesi Diyarbakır Caddesi'nde meydana geldi. Silvan Taktik Jandarma Alay Komutanlığı'nda görevli 25 yaşındaki Uzman Çavuş Mehmet Ali Sarak, evinden çıkıp sivil kıyafetle görev yaptığı birliğe yürüyerek gittiği sırada, Savcılık lojmanları yakınında, PKK'lı teröristlerin silahlı saldırısına uğradı.

Uzman Çavuş Sarak saldırı sonucu olay yerinde şehit olurken, otomatik silahlı teröristlerin kaçarak izini kaybettirdiği belirtildi. Saldırıdan sonra kaçan PKK'lı teröristlerin yakalanması için operasyon başlatılırken, Uzman Çavuş Sarak'ın cenazesi otopsi yapılmak üzere Silvan Devlet Hastenesi'ne kaldırıldı.

GENELKURMAY'DAN AÇIKLAMA

Genelkurmay Başkanlığı,bugün Silvan'da şehit olan uzman çavuşa ilişkin açıklama yaptı. Genelkurmay'ın internet sitesinden yapılan açıklamada, uzman çavuşun yakın mesafeden ateş edilerek ağır yaralandığı, kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak şehit olduğu belirtildi. Açıklamada şunlar kaydedildi; ''23 Eylül 2015 günü sabah erken saatlerde kahraman bir Jandarma Uzman Çavuşumuz Silvan İlçe Merkezinde Bölücü Terör örgütü mensubu teröristlerce yakın mesafeden ateş edilmek suretiyle ağır yaralanmış, kaldırıldığı Silvan Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. İnsanlıktan nasibini almamış caniler tarafından adice, kalleşçe, alçakça gerçekleştirilen ve bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu menfur saldırıda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, şehidimizin değerli ailesine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza ve Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.''

BATMAN'DA BOMBALI SALDIRI

Batman'da PKK'lı teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen saldırıda 2 kişi yaralandı.
     
Terör örgütü PKK mensuplarınca Kültür Mahallesi'nde dün gece el yapımı patlayıcı ile saldırı gerçekleştirildi. Bu sırada yoldan bisikletle geçen H.K (37) ve N.O. (27) hafif yaralandı. Yaralılar, ambulansla Batman Bölge Devlet Hastanesine kaldırıldı. Patlamanın etkisiyle çevredeki bazı iş yerleri ve araçlarda hasar oluştu. Olay yerine sevk edilen polis ekiplerince kaçan saldırganların yakalanması için çalışma başlatıldı.

ŞEMDİNLİ'DE PİKNİK TÜPÜ ALARMI

Hakkari'nin Şemdinli İlçesi’nde, caddeye bırakılan siyah poşette bantla sarılı piknik tüpü korku yarattı. Polisin zırhlı araçtan ateş ederek kontrol ettiği tüpte patlama olmadı.

Şemdinli İlçesi’nin Beşveler Mahallesi’ne giden İbrahim Heriri Caddesi üzerindeki bir evin önen bırakılan siyah poşete sarılı piknik tüpü, korkuya neden oldu. Gece saatlerinde kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından bırakılan tüp, sabah saatlerinde zabıta ekipleri ve vatandaşlar tarafından fark edildi. Olayın polise haber verilmesi üzerine çevrede zırhlı araçlarla önlen alınıp, cadde trafiğe kapatıldı. Ardından bantlarla sarılı piknik tüpüne zırhlı araçtan ateş edilerek kontrol edildi. Herhangi bir patlamanın olmaması üzerine tüp olay yerinden kaldırıldı.

AĞRI'DA İKİ TERÖRİST YAKALANDI

Ağrı kent merkezine silah ve bombalarıyla eylem yapmak üzere gelen 2 terörist, sağ olarak yakalandı.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, dün saat 19.40’da eylem yapmak üzere kent merkezine gelen 2 PKK’lı 2 Kalaşnikof marka otomomatik silah, bu silaha ait 6 şarjör ve 1 el bombasıyla ele geçirildi. Güvenlik güçleri tarafından sağ olarak yakalananan silahlı teröristler, gözaltına alındı. Soruşturma sürdürülüyor.

Ergün YILMAZ/DİYARBAKIR (DHA)

3 yaşında kalp krizi geçirip öldü

Aydın'ın Çine ilçesinde üç yaşındaki kız çocuğu kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.


İlçede esnaflık yapan Yıldıray Duran'ın 3 yaşındaki kızı Tülin Deren Duran, rahatsızlanınca Çine Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Çocuk, duran kalbi doktorların müdahalesi ile çalıştırıldıktan sonra, ambulans ile Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne nakledildi.

Burada tedavisine devam edilen küçük kızın ikinci kez kalbi durdu. Bütün müdahalelere rağmen kalbi çalıştırılamayan Duran vefat etti.

Cenaze, Çine Belediyesi Evciler Mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.

Duran'ın karaciğer yetmezliği hastası olduğunu belirten yakınları, çocuğun, 10 gün önce karın ağrısı şikayetiyle başvurdukları Çine Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü ancak iyileşemediğini ifade etti.

İl il bayram namazı saatleri

Diyanet İşleri Başkanlığı, il il Kurban bayramı namaz saatlerini açıkladı. İşte Ankara, İstanbul, İzmir ve Türkiye genelinde Kurban Bayramı namaz saatleri...


Bayram namazı Ankara'da saat 07.17, İstanbul'da 07.33, İzmir'de 07.39, Iğdır'da ise 06.32'de kılınacak.

İşte il il bayram namazı saatleri:

Adana: 07.06
Adıyaman: 06.54
Afyonkarahisar: 07.26
Ağrı: 06.36
Aksaray: 07.12
Amasya: 07.05
Ankara: 07.17
Antalya: 07.24
Ardahan: 06.38
Artvin: 06.42
Aydın: 07.36
Balıkesir: 07.37
Bartın: 07.20
Batman: 06.43
Bayburt: 06.48
Bilecik: 07.28
Bingöl: 06.46
Bitlis: 06.39
Bolu: 07.22
Burdur: 07.26
Bursa: 07.32
Çanakkale: 07.43
Çankırı: 07.14
Çorum: 07.09
Denizli: 07.31
Diyarbakır: 06.47
Düzce: 07.24
Edirne: 07.43
Elazığ: 06.51
Erzincan: 06.50
Erzurum: 06.43
Eskişehir: 07.26
Gaziantep: 06.58
Giresun: 06.55
Gümüşhane: 06.51
Hakkari: 06.32
Hatay: 07.02
Iğdır: 06.32
Isparta: 07.25
İstanbul: 07.33
İzmir: 07.39
Kahramanmaraş: 07.00
Karabük: 07.18
Karaman: 07.14
Kars: 06.36
Kastamonu: 07.14
Kayseri: 07.06
Kırıkkale: 07.14
Kırklareli: 07.40
Kırşehir: 07.11
Kilis: 06.59
Kocaeli: 07.29
Konya: 07.18
Kütahya: 07.28
Malatya: 06.54
Manisa: 07.38
Mardin: 06.44
Mersin: 07.09
Muğla: 07.34
Muş: 06.42
Nevşehir: 07.09
Niğde: 07.09
Ordu: 06.57
Osmaniye: 07.02
Rize: 06.47
Sakarya: 07.27
Samsun: 07.04
Siirt: 06.40
Sinop: 07.09
Sivas: 07.00
Şanlıurfa: 06.52
Şırnak: 06.38
Tekirdağ: 07.39
Tokat: 07.02
Trabzon: 06.50
Tunceli: 06.50
Uşak: 07.30
Van: 06.34
Yalova: 07.32
Yozgat: 07.09
Zonguldak: 07.22

KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da ise bayram namazı, saat 07.13'te kılınacak.

22 Eylül 2015 Salı

Facebook'ta dehşet verici ilan

Kendi hesabından, 'Birisi gelip köpeğimizi vursun, kimsenin bunu yapacak cesareti yok! Silahı biz temin edeceğiz' yazan kişinin gönderisi yerel topluluk tarafından zamanında fark edilince, köpek sahiplerinin elinden kurtarıldı.

Teksas’ta yaşayan bir aile, köpeklerini öldürmesi için birini aradıklarını Facebook’tan duyurdu. Paylaştıkları mesajda, ‘buradan kimsenin içi buna el vermiyor’ benzeri bir ifade kullanan aile üyeleri, mesajı dikkate alan ve gereken kurumlara zamanında haber veren kişilerce dileklerini gerçekleştiremediler.

Cinnamon isimli, 3 yaşındaki St.Bernard ve İngiliz Bulldog kırması köpeğini ‘artık bakamayacağı’ ve köpeğin ‘sürekli çöpü karıştırdığı’ gerekçeleriyle öldürülmesini isteyen sahiplerinin bu dehşet verici Facebook mesajı neyse ki görenlerin zamanında tedbir almasını sağladı. Eve zamanında giden Troup Polis Teşkilatı yetkilileri ve Smith County Hayvan Kontrol Merkezi çalışanları, sahipleri dileklerini gerçekleştirecek birini bulamadan köpeği sahiplerinden kurtardı.

Buzfeed’de yer alan habere göre, sahipleri köpeği teslim ettikleri için haklarında herhangi bir işlem yapılmayacak. Alındıktan sonra Nicholas Pet Haven’a götürülen Cinnamon, yapılan veteriner kontrol sonrasında, birisi onu sahiplenene kadar kalacağı geçici evine götürüldü. Hürriyet

21 Eylül 2015 Pazartesi

Sahte Gökçek genel müdürü ‘hav’lattı

Twitter'ı etkin kullanımıyla bilinen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek adına açılan bir hesaptan Ankara Halk Ekmek Fabrikası Genel Müdürü Ali İlkbahar’ın “hav”latılması sosyal medyada günün konusu oldu.

Melih Gökçek izlenimi veren “@06melihchina” adlı hesaptan “Ali Bey Ali Bey ses ver Ali Bey oradaysan Hav yaz Ali Bey” mesajı atıldı. İlkbahar tweet’e karşılık “Buyrun başkanım” yazdı. Aynı hesaptan, “Merhaba iyi günler nasılsınız Ali Bey iyi misiniz inşallah maşallah? Ben sana oradaysan 2 kere Hav yaz dedim. Yaz 2 kere hav” tweet’i atıldı. İlkbahar da “Hav Hav” diye tweet attı. Bu diyalog, dün Twitter’da en çok konuşulan konuların arasına girdi.  İlkbahar,  Twitter’dan, “Bugün yaklaşık 2 saat boyunca Twitter hesabım hacklenmiş olup, yapılan paylaşımlar bana ait değildir” açıklaması yaptı.


Posta Gazetesi'nden alınmıştır

20 Eylül 2015 Pazar

Elektrik sayaç bedeli iadesi devam ediyor

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, elektrik dağıtım firmalarının tahsil ettiği sayaç bedelinin abonelere iadesine devam edildiğini belirterek, "30 Mart 2013'ten sonra elektrik abonesi olup elektrik sayaç bedeli ödeyen 28 bin vatandaşımız ücretlerini geri almadı. Dağıtım şirketleri, bu bedeli kendilerine geri ödeyecek" ifadelerini kullandı.

EPDK'dan yapılan yazılı açıklamada görüşlerine yer verilen Yılmaz, dağıtım şirketlerinin bu konuda üzerine düşeni yaptığını ve bugüne kadar 9 dağıtım şirketinin 169 bin 812 aboneye, toplamda 4 milyon 761 bin lira iade ettiğini kaydetti.

Yaklaşık 28 bin abonenin iade bedellerini almadıklarını tespit ettiklerini belirten Yılmaz, "Bunların bir kısmına ulaşılamadığını, bir kısmının da sayaç bedelinin kendilerine geri iade edileceğinden habersiz olduklarını düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamaya göre, 30 Mart 2013 tarihinden itibaren, elektrik sayaçlarının mülkiyetinin dağıtım şirketlerine geçmesine rağmen bazı dağıtım şirketleri ücret almaya devam etti. EPDK'nın konuya ilişkin kararının ardından, dağıtım şirketleri abonelere sayaç bedellerini iade etmeye başladı.

Yılmaz, söz konusu 28 bin aboneye, toplamda 466 bin 299 lira iade edileceğini ifade etti.

Ünlü yazar Jackie Collins hayatını kaybetti

"Evli Âşıklar" ve "Çoşkunun Bedeli" gibi aşk romanları Türkçeye de çevrilen ünlü yazar Jackie Collins, 77 yaşında Los Angeles'ta hayatını kaybetti.

Çok satan aşk romanlarıyla tanınan Collins'in meme kanseri tedavisi gördüğü açıklandı.

İngiltere doğumlu yazarın kitapları 40 yılı aşan kariyerinde 40 ülkede 500 milyondan fazla sattı.

Jackie Collins, ünlü aktris Joan Collins'in kardeşi.

15 Eylül 2015 Salı

Bağırsaklarından "278 bin dolar" çıktı

Bağırsaklarından 278 bin dolarlık pırlanta çıktı Taylan'da geçtiğimiz günlerde enteresan bir olay yaşandı. 39 yaşındaki Çinli turist bütün sindirim sistemine zarar verecek bir obje hiç hasarsız vücudundan çıkarıldı. Ancak kötü haber, çıkarılan nesne 278 bin dolar değerinde 10 karatlık bir pırlantaydı.

Tayland'a ziyarete giden Çinli Jiang Xulian, Bangkok havaalanında tutuklandı. Nedeni ise genç kadının pırlanta hırsızlığı ile suçlanıyor olmasıydı. 6 karatlık bir pırlantayı alarak yerine sahte bir taş koyan kadın ülke dışına çıkamadan yakalandı. Xulian pırlantayı yutarak yurt dışına çıkarmayı hedefliyordu.

Pırlanta röntgen filminde görüldü

Röntgen filmi çekilince kadının bağırsaklarında bir taş görülmesi üzerine Xulian, gerçeği itiraf etti ve pırlantayı çaldığını söyledi. Bunun üzerine kadına bağırsak çalıştıran ilaçlar verildi. Bunlar pırlantayı çıkarmasına yetmeyince bu kez kolonoskopi yapıldı. Bu şekilde taş kadından geri alındı. Mahkemeye çıkarılacak genç kadının 2 ile 3 yıl arasında bir süre hapiste kalacağı öngürlüyor.

cnntürk.com.tr

Cizre'de vurulan Mehmet Erdoğan, günlük 10 lira kazanıyordu

Cizre’de ekmek almaya giderken vurulan ve sokağı çıkma yasağı nedeniyle cesedi sabaha kadar sokakta kalan 74 yaşındaki Mehmet Erdoğan’ın geçimin sağlamak için çöpten hurda toplayıp 10 liraya sattığı ortaya çıktı. Mehmet Erdoğan, Cizre'de yasak sürerken “Ben yaşlıyım, bana kimse bir şey yapmaz” diyerek evden çıkmış.

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Kırkağaç köyünden olan Mehmet Erdoğan 74 yaşındaydı. 1994 yılında köylerine bir top mermisi düşünce ailesini yanına alarak Cizre’nin Cudi mahallesine yerleşti. 7 çocuk sahibi olan Erdoğan, ailesini geçindirmek için seyyar satıcılık ve benzeri işlerde çalıştı. Kuran’ı iyi bilen Erdoğan bir dönem hafızlık da yaptığı için mahallede, ‘Seyit Mehmet’ olarak biliniyordu. Yaşı ilerlediğinde inşaat ve çöplerden topladığı hurdalarla geçimini sağlamaya başladı. Cizre’de sokağa çıkma yasağı sürerken, 11 Eylül akşamı, kardeşinin anlatımına göre “Ben yaşlıyım, bana kimse bir şey yapmaz” diyerek ekmek almak için evden ayrıldı. Marketin içinde bulunan fırından pide ekmeklerini alan Erdoğan, eve geri dönerken Nergiz sokağın başında kafasına isabet eden bir kurşunla hayatını kaybetti. Çatışmalardan dolayı Erdoğan’ın cenazesi sabaha kadar olay yerinde kaldı.

''6 LİRASI BENDE KALDI''

Hurdacı Nesim Esen, Mehmet Erdoğan’ın sokakta topladığı hurdaları kendisine getirdiğini anlattı: “Mehmet amca 5 yıldır bize hurda getirirdi. Günlük kazancı 5 ila 10 lira arasındaydı. Ölmeden 3 gün önce buraya geldi. Getirdikleri 6 lira tuttu. Bozuk para olmadığı için parasını veremedim. Parası hâlâ bende duruyor. Tehlikeli olduğu için kendisine sokağa çıkmamasını ve hurda toplamamasını söyledim. Ancak bana, ‘Param yok, bu yüzden hurda toplamam lazım’ dedi. Ben de kendisine her gün için yevmiye vereceğimi söyledim. O da kabul etti. Ondan sonra hiç görmedim. Daha sonra Mehmet amcanın vurulduğunu söylediler. Cenazesini almaya gittik. Ancak çatışmalardan dolayı cenazesini alamadık. Mehmet amca yumuşak kalpli biriydi. Çöpte topladığı bayat ekmeği hayvanlara verirdi.” Hürriyet

Kazada her canın bedeli 225 bin TL

Suudi Arabistan devletinin Mekke'deki vinç kazasında hayatını kaybeden kişilere 225 bin TL tazminat ödeyeceği iddia edildi.

Zaman Gazetesi'den Nazif Erışık'ın haberine göre soruşturma sürerken, hayatını kaybeden her hacı adayı için ailelerine 300 bin riyal (225 bin TL) tazminat ödeneceği açıklandı. Daha önce toplu defin yapacağını belirten Mekke yönetimi, isteyenlerin cenazelerini ülkelerine götürebileceğini, tüm nakliye masraflarını da Suudi hükümetinin karşılayacağını duyurdu. Şimdiye kadar kimliği tespit edilebilen Hacı adaylarının 26'sının İranlı, 20'sinin Mısırlı, 15'inin Pakistanlı ve 12'sinin de Cezayirli olduğu öğrenildi.

YILDIRIM DÜŞMÜŞTÜ
Kimliği tespit edilemeyen ölmüş hacı adaylarının kimlikleri de DNA testiyle belirlenmeye çalışılıyor. Mekke'de etkili olan fırtına yaşamı olumsuz etkilemiş, Kâbe'de tavaf alanını genişletme çalışmalarında kullanılan yaklaşık 50 metre yüksekliğindeki vinç yıldırım düşmesi sonucu devrilmişti.

TAZMİNAT, ARAP BASININDA GENİŞ YER BULDU
Suud Yönetimi'nin faciada kaybedenlerin ailelerine Tazminat ödeyeceği haberi Arap gazetelerinde birinci sayfada kendisine yer buldu.

Tazminat haberinin yer aldığı gazetelerden biri AL-HAYAT