Beyaz Saray'dan, ABD Başkanı Barack Obama'nın İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e gizli mektup gönderdiğine yönelik iddia hakkında yorum yapılmazken, ABD'nin İran konusundaki politikasının değişmediği belirtildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, günlük basın brifinginde iddianın sorulması üzerine, "Başkan ile herhangi bir dünya lideri arasındaki özel yazışmaları tartışacak konumda değilim. Başkan (Obama) ve yönetiminin İran konusunda oluşturduğu politikanın değişmediğini söyleyebilirim" dedi.
ABD'nin, İran'ın nükleer programıyla ilgili olarak Tahran'la P5+1 ülkeleri arasında yürütülen müzakereler sırasında birkaç vesileyle IŞİD'e karşı yürütülen harekatı konuştuğunu kaydeden Earnest, ABD'nin bu çabada İran'la askeri alanda işbirliği yapmayacağını ve istihbarat paylaşmayacağını vurguladı.
Wall Street Journal gazetesinde yer alan haberde, ABD Başkanı Barack Obama'nın geçen ayın ortalarında İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e gizli mektup gönderdiği ve IŞİD'le mücadelenin iki ülkenin de ortak çıkarı olduğunu vurguladığı ileri sürülmüştü.
6 Kasım 2014 Perşembe
Servisler kalkıyor
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 25 alanda geniş kapsamlı dönüşüm öngören programın ilk 9 maddesini bugün paylaştı. Eylemler planları arasında dikkat çeken maddeler var.
Plana göre; 2018 yılına kadar metro, tren gibi raylı sistem hattındaki okul, üniversite, işyeri servisleri kaldırılacak.
Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni ekonomi paketinde yer alan öncelikli dönüşüm programlarını açıkladı.
Eylem planları ve sektörel dönüşüm programlarının bir temenni olmadığını öncelikle dile getiren Başbakan Davutoğlu, ''Bizim söz verip de yapmadığımız temenni düzeyinde bıraktığımız hiç bir taahhüdümüz olmamıştır" şeklinde konuştu.
2018 SONUNA KADAR HEDEF...
Davutoğlu programla ilgili olarak , "Hedefimiz, bu sektörel dönüşüm programlarıyla 2018 sonuna kadar yani 4 yıl içinde, GSYH'yi 1,3 trilyon dolara, cari açığı yüzde 5,2'ye çekmek, işsizlik oranını da yüzde 7 civarına indirmektir" dedi.
SERVİSLER KALKIYOR
- Servis araçları kapasite, güzergah ve araç teknolojileri yeniden değerlendirilecek. Raylı sistem hattı üzerinde bulunan iş yerleri, üniversite ve okul servisleri kaldırılacak. Servisi kullananlara ücretsiz ya da düşük fiyattan ulaşım kartı verilecek.
Şehir merkezlerine ücretli giriş
- Büyükşehirlerde kent merkezine girişi ücretlendiren pilot AUS sistemi hayata geçirilecek.
- Raylı sistemlerde otopark zorunlu olacak ve ulaşım ücreti ile otopark ücreti ilişkilendirilecek.
- Kentin prestij noktaları ya da tarihi özelliği olan alanlar araç trafiğine tamamen veya kısmen kapatılacak.
- Bisiklet yolları yaygınlaştırılacak. Bisikletlerin otobüs ve raylı toplu taşıma uygulamalarında taşınmaları sağlanacak. Yaya ulaşımı kesintisiz hale getirilecek. (Milliyet)
Plana göre; 2018 yılına kadar metro, tren gibi raylı sistem hattındaki okul, üniversite, işyeri servisleri kaldırılacak.
Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni ekonomi paketinde yer alan öncelikli dönüşüm programlarını açıkladı.
Eylem planları ve sektörel dönüşüm programlarının bir temenni olmadığını öncelikle dile getiren Başbakan Davutoğlu, ''Bizim söz verip de yapmadığımız temenni düzeyinde bıraktığımız hiç bir taahhüdümüz olmamıştır" şeklinde konuştu.
2018 SONUNA KADAR HEDEF...
Davutoğlu programla ilgili olarak , "Hedefimiz, bu sektörel dönüşüm programlarıyla 2018 sonuna kadar yani 4 yıl içinde, GSYH'yi 1,3 trilyon dolara, cari açığı yüzde 5,2'ye çekmek, işsizlik oranını da yüzde 7 civarına indirmektir" dedi.
SERVİSLER KALKIYOR
- Servis araçları kapasite, güzergah ve araç teknolojileri yeniden değerlendirilecek. Raylı sistem hattı üzerinde bulunan iş yerleri, üniversite ve okul servisleri kaldırılacak. Servisi kullananlara ücretsiz ya da düşük fiyattan ulaşım kartı verilecek.
Şehir merkezlerine ücretli giriş
- Büyükşehirlerde kent merkezine girişi ücretlendiren pilot AUS sistemi hayata geçirilecek.
- Raylı sistemlerde otopark zorunlu olacak ve ulaşım ücreti ile otopark ücreti ilişkilendirilecek.
- Kentin prestij noktaları ya da tarihi özelliği olan alanlar araç trafiğine tamamen veya kısmen kapatılacak.
- Bisiklet yolları yaygınlaştırılacak. Bisikletlerin otobüs ve raylı toplu taşıma uygulamalarında taşınmaları sağlanacak. Yaya ulaşımı kesintisiz hale getirilecek. (Milliyet)
Etiketler:
Ahmet Davutoğlu,
haber,
okul,
öğrenci
Kadın peşmergeleri zorla evlendirecekler
IŞİD Irak ve Suriye’de ele geçirdiği kadın peşmergeleri kendi militanlarıyla zorla evlendireceğini açıkladı.
Irak’ta IŞİD’e karşı savaşan kadın Peşmerge komutanı Albay Nahide Raşid, IŞİD’in kendilerine bir mesaj göndererek, yakaladıkları Peşmerge kadınları kendi militanlarıyla evlendireceğini bildirdiğini söyledi.
Raşid bu bildirinin ardından kadın militanlarına esir düşmeleri halinde kendilerini öldürmeleri için son bir mermi bulundurma talimatı verildiğini kaydetti.
IŞİD'İN ELİNE DÜŞMEMEK İÇİN İNTİHAR ETTİ
Peşmerge komutanı, Kobane’de IŞİD’e karşı çatışan bazı kadın YPG savaşçılarının düşman eline geçmemek için bu çareye başvurduğunu bildirdi.
Raşid, son olarak geçen hafta arkadaşları öldürülen bir kadın YPG savaşçısının IŞİD’in eline geçmeden hemen önce kendi kafasına kurşun sıkarak intihar ettiğini söyledi. (Milliyet)
Irak’ta IŞİD’e karşı savaşan kadın Peşmerge komutanı Albay Nahide Raşid, IŞİD’in kendilerine bir mesaj göndererek, yakaladıkları Peşmerge kadınları kendi militanlarıyla evlendireceğini bildirdiğini söyledi.
Raşid bu bildirinin ardından kadın militanlarına esir düşmeleri halinde kendilerini öldürmeleri için son bir mermi bulundurma talimatı verildiğini kaydetti.
IŞİD'İN ELİNE DÜŞMEMEK İÇİN İNTİHAR ETTİ
Peşmerge komutanı, Kobane’de IŞİD’e karşı çatışan bazı kadın YPG savaşçılarının düşman eline geçmemek için bu çareye başvurduğunu bildirdi.
Raşid, son olarak geçen hafta arkadaşları öldürülen bir kadın YPG savaşçısının IŞİD’in eline geçmeden hemen önce kendi kafasına kurşun sıkarak intihar ettiğini söyledi. (Milliyet)
Bakanın görüntüleri olay yarattı
İtalya'da kadın bir bakanın külah dondurma yediği fotoğraflarını cinsel anlam yükleyerek yayımlayan Chi dergisine tepki yağıyor.
Eski başbakanlardan Silvio Berlusconi’ye ait olan yayıncılık şirketi Mondadori bünyesindeki İtalya’nın ünlü haftalık magazin dergisi Chi, çok tartışmalı bir fotoğraf altı habere imza attı. Dergi, 33 yaşındaki Kamu Yönetimi ve Sadeleştirme Bakanı Marianna Madia’yı, eşinin kullandığı araçta külah dondurma yerken fotoğrafladı.
Bakanın iştahla dondurma yediği anlardan 4 kareyi kullanan dergi, “Dondurma ile yapmayı biliyor” şeklinde cinsel göndermeli bir başlık da kullandı. Başlığın altına ise, “Bakan Madia eşiyle bir zevk molası verdi” ifadeleri eklendi.
Bunun üzerine sosyal medyada siyaset, sanat ve basın dünyası başta olmak üzere her kesimden tepkiler yağmaya başladı. Birçok kadın ve erkek, mikroblog sitesi Twitter ile Instagram ve Facebook’ta “cisofareanchio (ben de yapmasını biliyorum)” hashtag’i ile dondurma yediği fotoğrafını paylaşarak hem haberi protesto etti hem de bakana destek oldu.
Bu haberle kadınların incitildiği belirtilen sosyal medyada derginin Genel Yayın Yönetmeni Alfonso Signorini protestoların direkt hedefi olurken, bu haftaki Chi’nin satın alınmaması için de kampanya başlatıldı. İtalya’nın gazeteciler cemiyeti ODG, dergi yöneticisi Signorini hakkında disiplin soruşturması başlattı.
Signorini hakkındaki bu soruşturma, ahlaki kuralları hiçe sayarak özel hayatın ihlali ve mesleki haysiyetin hiçe sayılması çerçevesinde yürütülecek.
BU SAPIKÇA BİR ŞEY
Bakan Madia’nın partisi olan PD (Demokrat Parti) üyesi Senatör Laura Puppato Twitter hesabından, “Bu iç açıcı olmayan durum karşısında Bakan Marianna Madia’ya destek olalım, Chi’nin sayfası sapıkça” diye yazarken, birçok paylaşımcı bunu “iğrenç bir gazetecilik” olarak yorumladı. Bazı gazetelere blog yazıları yazan Pietro Raffa, “Bu, suçlu bir gazetecilik tarzıdır. Cinsiyetçilik gereksiz bir şeydir, suçtur. Başka nasıl anlatılır bilmiyorum” diye yazdı.
Roberto Marone adlı bir kullanıcının, Başbakan Matteo Renzi’nin, Gazeteci Domenico Naso’nun ise Berlusconi’nin dondurma yerken görüntülendiği birer fotoğrafını da yine aynı hashtag ile paylaşması dikkat çekti. Domenico Naso ayrıca, “Chi’nin yaptığı domuzluktan sonra basın kartımı yırtma isteği geldi” mesajını da paylaştı. Bir başka Twitter kullanıcısı, “Bu alçakça bir haber servisi, dergiye ne ceza verilse az”, bir diğeri ise, “Utanç verici bir cinsiyetçi hareket” diye yazdı.
BERLUSCONİ’NİN SEVGİLİSİNE NEDEN TEPKİ GÖSTERMEDİNİZ?
Tepkilerin çığ gibi artması üzerine Genel Yayın Yönetmeni Signorini, Twitter hesabından paylaştığı bir mesajla kendini ilginç bir şekilde savundu.
Berlusconi’nin kendisinden 48 yaş küçük nişanlısı Francesca Pascale’nin de uzun Çubuk şeklindeki Calippo dondurma yediği bir videosunun daha önce internete düştüğü, ancak kimsenin buna tepki göstermediğine gönderme yapan Signorini, “Calippo evet, dondurma hayır mı?” ifadelerini kullandı.
BERLUSCONİ’NİN EŞİNİ DE KIZDIRMIŞLARDI
Söz konusu dergi, Berlusconi’ye karşı olan isimleri hedefine almasıyla biliniyor. İtalyan basını Bakan Madia’ya yapılanın ise politik mi yoksa okuyucunun dikkatini çekme amaçlı mı olup olmadığına anlam veremedi. Aynı dergi birkaç ay önce, Berlusconi’den yüklü miktarda nafaka elde ederek boşanan eski model Veronica Lario’yu, bakımsız ve kilo almış haliyle fotoğraflayarak intikam almıştı. Berlusconi’nin 3 çocuğunun annesi Lario bu durumu, “Sefil bir pusu ve kabul edilemez bir saldırı.” olarak nitelemiş, kadınların estetik operasyondan geçmeden de yaşlanabileceğini söylemişti. Lario öfkesini, “Tabii artık ben Berlusconi ailesinin bir parçası değilim, bu nedenle rötuşlu fotoğraf benim hakkım olamaz” diye sürdürmüştü.Milliyet
Eski başbakanlardan Silvio Berlusconi’ye ait olan yayıncılık şirketi Mondadori bünyesindeki İtalya’nın ünlü haftalık magazin dergisi Chi, çok tartışmalı bir fotoğraf altı habere imza attı. Dergi, 33 yaşındaki Kamu Yönetimi ve Sadeleştirme Bakanı Marianna Madia’yı, eşinin kullandığı araçta külah dondurma yerken fotoğrafladı.
Bakanın iştahla dondurma yediği anlardan 4 kareyi kullanan dergi, “Dondurma ile yapmayı biliyor” şeklinde cinsel göndermeli bir başlık da kullandı. Başlığın altına ise, “Bakan Madia eşiyle bir zevk molası verdi” ifadeleri eklendi.
Bunun üzerine sosyal medyada siyaset, sanat ve basın dünyası başta olmak üzere her kesimden tepkiler yağmaya başladı. Birçok kadın ve erkek, mikroblog sitesi Twitter ile Instagram ve Facebook’ta “cisofareanchio (ben de yapmasını biliyorum)” hashtag’i ile dondurma yediği fotoğrafını paylaşarak hem haberi protesto etti hem de bakana destek oldu.
Bu haberle kadınların incitildiği belirtilen sosyal medyada derginin Genel Yayın Yönetmeni Alfonso Signorini protestoların direkt hedefi olurken, bu haftaki Chi’nin satın alınmaması için de kampanya başlatıldı. İtalya’nın gazeteciler cemiyeti ODG, dergi yöneticisi Signorini hakkında disiplin soruşturması başlattı.
Signorini hakkındaki bu soruşturma, ahlaki kuralları hiçe sayarak özel hayatın ihlali ve mesleki haysiyetin hiçe sayılması çerçevesinde yürütülecek.
BU SAPIKÇA BİR ŞEY
Bakan Madia’nın partisi olan PD (Demokrat Parti) üyesi Senatör Laura Puppato Twitter hesabından, “Bu iç açıcı olmayan durum karşısında Bakan Marianna Madia’ya destek olalım, Chi’nin sayfası sapıkça” diye yazarken, birçok paylaşımcı bunu “iğrenç bir gazetecilik” olarak yorumladı. Bazı gazetelere blog yazıları yazan Pietro Raffa, “Bu, suçlu bir gazetecilik tarzıdır. Cinsiyetçilik gereksiz bir şeydir, suçtur. Başka nasıl anlatılır bilmiyorum” diye yazdı.
Roberto Marone adlı bir kullanıcının, Başbakan Matteo Renzi’nin, Gazeteci Domenico Naso’nun ise Berlusconi’nin dondurma yerken görüntülendiği birer fotoğrafını da yine aynı hashtag ile paylaşması dikkat çekti. Domenico Naso ayrıca, “Chi’nin yaptığı domuzluktan sonra basın kartımı yırtma isteği geldi” mesajını da paylaştı. Bir başka Twitter kullanıcısı, “Bu alçakça bir haber servisi, dergiye ne ceza verilse az”, bir diğeri ise, “Utanç verici bir cinsiyetçi hareket” diye yazdı.
BERLUSCONİ’NİN SEVGİLİSİNE NEDEN TEPKİ GÖSTERMEDİNİZ?
Tepkilerin çığ gibi artması üzerine Genel Yayın Yönetmeni Signorini, Twitter hesabından paylaştığı bir mesajla kendini ilginç bir şekilde savundu.
Berlusconi’nin kendisinden 48 yaş küçük nişanlısı Francesca Pascale’nin de uzun Çubuk şeklindeki Calippo dondurma yediği bir videosunun daha önce internete düştüğü, ancak kimsenin buna tepki göstermediğine gönderme yapan Signorini, “Calippo evet, dondurma hayır mı?” ifadelerini kullandı.
BERLUSCONİ’NİN EŞİNİ DE KIZDIRMIŞLARDI
Söz konusu dergi, Berlusconi’ye karşı olan isimleri hedefine almasıyla biliniyor. İtalyan basını Bakan Madia’ya yapılanın ise politik mi yoksa okuyucunun dikkatini çekme amaçlı mı olup olmadığına anlam veremedi. Aynı dergi birkaç ay önce, Berlusconi’den yüklü miktarda nafaka elde ederek boşanan eski model Veronica Lario’yu, bakımsız ve kilo almış haliyle fotoğraflayarak intikam almıştı. Berlusconi’nin 3 çocuğunun annesi Lario bu durumu, “Sefil bir pusu ve kabul edilemez bir saldırı.” olarak nitelemiş, kadınların estetik operasyondan geçmeden de yaşlanabileceğini söylemişti. Lario öfkesini, “Tabii artık ben Berlusconi ailesinin bir parçası değilim, bu nedenle rötuşlu fotoğraf benim hakkım olamaz” diye sürdürmüştü.Milliyet
Okulun temizliğini öğrencilere yaptırıyorlar
Niğde'nin Dündarlı Beldesi'nde 12 derslikli 100'üncü Yıl İlkokulu'nda temizlik görevlisi olmadığı gerekçesiyle 3 katlı bina temizliğinin öğrencilere yaptırılıyor.
Milliyet'in haberine göre; ellerine aldıkları fırça ve paspaslarla okulun sınıflarını ve koridorlarını yıkayan öğrencilerin, evlerine gittiklerinde pantolonlarının paçalarının ıslak olması velililerin dikkatini çekti. Bir veli, 'Oğlum paçaların neden ıslak?' sorusuna öğrencinin 'Baba okulun sınıflarını ve koridorlarını yıkıyoruz' diye cevap alması üzerine bir gün sonra okula gitti. Okulda öğrencileri ellerinde fırça ve paspaslarla temizlik yaparken gören veli, kameralı cep telefonuyla öğrencilerin fotoğrafını çekip durumu belgeledi.
SAPLAR KISALTILMIŞ
Velinin çektiği fotoğraflarda öğrencilerin temizlik için kullandıkları paspas ve fırçanın saplarının boylarına göre kısaltıldığı dikkat çekti. Paspas ve fırça saplarının öğrencilerin kullanımına uygun olsun diye kesildiğini belirten veliler, soğuk havada temizlik sırasında üzeri ıslanan çocuklarının sık sık hastalanmasından yakındı. Velilerden Resul Göktaş, Dündarlı 100'üncü Yıl İlkokulu'nda çocuklara temizlik yaptırıldığını belirterek, "Biz veliler olarak okulumuza temizlik görevlisi göndermelerini istiyoruz. Bu sayede çocuklar da temizlik yapmaktan kurtulur. Daha sonra bu okulda hastalıklar çoğalmaya başlayabilir" dedi.
Bir diğer veli Yakup Elmas ise okulda 2 çocuğunun eğitim gördüğünü belirterek, "Çocuklara temizlik yaptırıyorlar. Bu okula veliler olarak Milli Eğitim'den acilen temizlik görevlisi göndermelerini istiyoruz. Biz veliler olarak çocuklarımızın okulu temizlemelerini olumlu bakmıyoruz" diye konuştu.
MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ
Dündarlı 100'üncü Yıl İlkokulu'nda öğrencilerin okulu temizlediği iddiaları ve velilerin şikayetleri üzerine Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğü duruma el koyarak soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında okula iki müfettiş gönderildi. Öte yandan beldedeki 3 okulda sadece kaloriferleri yakmak için bir görevli bulunduğu belirtildi.
Milliyet'in haberine göre; ellerine aldıkları fırça ve paspaslarla okulun sınıflarını ve koridorlarını yıkayan öğrencilerin, evlerine gittiklerinde pantolonlarının paçalarının ıslak olması velililerin dikkatini çekti. Bir veli, 'Oğlum paçaların neden ıslak?' sorusuna öğrencinin 'Baba okulun sınıflarını ve koridorlarını yıkıyoruz' diye cevap alması üzerine bir gün sonra okula gitti. Okulda öğrencileri ellerinde fırça ve paspaslarla temizlik yaparken gören veli, kameralı cep telefonuyla öğrencilerin fotoğrafını çekip durumu belgeledi.
SAPLAR KISALTILMIŞ
Velinin çektiği fotoğraflarda öğrencilerin temizlik için kullandıkları paspas ve fırçanın saplarının boylarına göre kısaltıldığı dikkat çekti. Paspas ve fırça saplarının öğrencilerin kullanımına uygun olsun diye kesildiğini belirten veliler, soğuk havada temizlik sırasında üzeri ıslanan çocuklarının sık sık hastalanmasından yakındı. Velilerden Resul Göktaş, Dündarlı 100'üncü Yıl İlkokulu'nda çocuklara temizlik yaptırıldığını belirterek, "Biz veliler olarak okulumuza temizlik görevlisi göndermelerini istiyoruz. Bu sayede çocuklar da temizlik yapmaktan kurtulur. Daha sonra bu okulda hastalıklar çoğalmaya başlayabilir" dedi.
Bir diğer veli Yakup Elmas ise okulda 2 çocuğunun eğitim gördüğünü belirterek, "Çocuklara temizlik yaptırıyorlar. Bu okula veliler olarak Milli Eğitim'den acilen temizlik görevlisi göndermelerini istiyoruz. Biz veliler olarak çocuklarımızın okulu temizlemelerini olumlu bakmıyoruz" diye konuştu.
MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ
Dündarlı 100'üncü Yıl İlkokulu'nda öğrencilerin okulu temizlediği iddiaları ve velilerin şikayetleri üzerine Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğü duruma el koyarak soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında okula iki müfettiş gönderildi. Öte yandan beldedeki 3 okulda sadece kaloriferleri yakmak için bir görevli bulunduğu belirtildi.
Karı koca linç edilip yakıldı!
Pakistan'da Kuran'a hakaret ettikleri öne sürülen bir Hristiyan karı koca, öfkeli kalabalık tarafından linç edildi. Polis, çiftin cesetlerinin çalıştıkları tuğla ocağında yakıldığını açıkladı.
Pakistan'da Kuran'a hakaret ettikleri öne sürülen bir Hristiyan karı koca, öfkeli kalabalık tarafından linç edildi. Polis, çiftin cesetlerinin çalıştıkları tuğla ocağında yakıldığını açıkladı.
Görgü tanıkları, polisin Şama ve Şehzad adlı kişileri kurtarmaya çalıştığını ancak kalabalığı durduramadığını söyledi. Olayın ardından bazı üst düzey polis yetkilileri ve bakanların bölgeye gittiği açıklandı. Kentte Hristiyan mahallelerinde güvenlik önlemlerinin artırıldığı belirtiliyor.
Mayıs ayında Multan kentinde dine hakaretle suçlanan bir öğretim görevlisini savunan Raşid Rehma adlı avukat silahlı saldırı sonucu ölmüştü. Geçen ay da 2010'da dine hakaretten hüküm giyen Asia Bibi adlı kadının idam cezası onanmıştı.
Pakistan'da 1990'lı yıllardan bu yana pek çok Hristiyan, dine hakaretten suçlu bulundu. Bu kişilerin çoğu alt mahkemeler tarafından idam cezasına çarptırıldı. Ancak bu cezaların bir çoğu daha sonra delil yetersizliği nedeniyle bozuldu.
15 yaşında fuhuş çetesi kurmuş!
Kanada’nın başkenti Ottowa’da 18 yaşındaki bir genç kız en küçüğü 13 yaşında olan kız çocuklarını sosyal medyada ağına düşürdükten sonra uyuşturucu vererek ve döverek fuhuşa zorladığı gerekçesi ile 6.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Medyafaresi'nin haberine göre; ismi basına açıklanmayan zanlının 15 yaşındayken tutuklandığı ve savcılığın “işlediği suçların ağırlığı” nedeniyle bir yetişkin olarak yargılanmasını talep ettiği açıklandı.
Genç kızın işbirlikçilerinden birinin de 3 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, bir diğerinin ise halen alacağı cezanın açıklanmasını beklediği belirtildi.
Fuhuş çetesinin tüm üyelerinin 18 yaşın altında olduğu ancak ağlarına düşürdükleri kızları yetişkinlere pazarladıkları açıklandı.
Medyafaresi'nin haberine göre; ismi basına açıklanmayan zanlının 15 yaşındayken tutuklandığı ve savcılığın “işlediği suçların ağırlığı” nedeniyle bir yetişkin olarak yargılanmasını talep ettiği açıklandı.
Genç kızın işbirlikçilerinden birinin de 3 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, bir diğerinin ise halen alacağı cezanın açıklanmasını beklediği belirtildi.
Fuhuş çetesinin tüm üyelerinin 18 yaşın altında olduğu ancak ağlarına düşürdükleri kızları yetişkinlere pazarladıkları açıklandı.
RedBull'dan skandal IŞİD reklamı
Hatay Reyhanlı'daki Cilvegözü ile Kilis'teki Öncüpınar Sınır Kapılarının karşısında yer alan Suriye toprakları şu an muhaliflerin kontrolünde.
Bu kapılardan sivil halkın ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik ticaret yapılabiliyor.
"IŞİD RED BULL İLE KANATLANIYOR" ALGISI
Buradaki ticari akışı fırsat bilen enerji içeceği Red Bull, çirkin bir reklama imza attı. Bloomberg'e konuşan Cem-Ay nakliyenin sahibi Mustafa Yılmaz, "Her gün Suriye'ye RedBull taşıyan 4 ya da 5 TIR'ımız var" dedi.
Diğer enerji içeceklerinden farklı olarak adrenalin tutkusuyla öne çıkan RedBull, IŞİD'cilerin insanlık dışı vahşetlerini bu içecekler sayesinde yapabildiğine yönelik algı oluşturmaya çalıştı.
Söz konusu açıklama basına "IŞİD RedBull ile kanatlanıyor" şeklinde yansıdı. (Medyafaresi)
Bu kapılardan sivil halkın ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik ticaret yapılabiliyor.
"IŞİD RED BULL İLE KANATLANIYOR" ALGISI
Buradaki ticari akışı fırsat bilen enerji içeceği Red Bull, çirkin bir reklama imza attı. Bloomberg'e konuşan Cem-Ay nakliyenin sahibi Mustafa Yılmaz, "Her gün Suriye'ye RedBull taşıyan 4 ya da 5 TIR'ımız var" dedi.
Diğer enerji içeceklerinden farklı olarak adrenalin tutkusuyla öne çıkan RedBull, IŞİD'cilerin insanlık dışı vahşetlerini bu içecekler sayesinde yapabildiğine yönelik algı oluşturmaya çalıştı.
Söz konusu açıklama basına "IŞİD RedBull ile kanatlanıyor" şeklinde yansıdı. (Medyafaresi)
IŞİD turizmi de vurdu
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin hızla gelişen başkenti Erbil'de başta inşaat ve turizm olmak üzere pek çok sektör IŞİD tehdidinden olumsuz etkilendi. İşlerin durması ve rezervasyon iptalleri nedeniyle otellerin doluluk oranları yüzde 20’lere kadar geriledi.
Erbil’in en işlek caddesi olan "60 Metre"nin üzerinde onlarca otel bulunuyor. IŞİD saldırıları öncesi önünde çok sayıda aracın parkettiği oteller şu sıralar sakin. IŞİD’in Musul’da başlayan, Mahmur ve Sincar’la devam eden saldırıları ekonomiye darbe vurdu. Turizm ve konaklama sektörü de bu darbeden nasibini aldı.
Doluluk yüzde 80 düştü
Kentin en büyük otellerinden biri olan Dedeman Erbil’in Genel Müdürü Yıldıray Yurdakul, doluluk oranlarının yüzde 20’lere kadar düştüğünü söyledi.
“IŞİD Musul’a girdiğinde bir miktar etkilendik. Ondan sonra düzelme başladı ama en son Ağustos ayındaki olaylar ciddi bir korku yaratı. O süreçte özellikle ciddi iptallerimiz oldu. Burdaki işlerin büyük bir kısmı inşaat ve petrolle alakalı. İnşaat yan kolları var çimentocu üretici temsilcileri beklenti içine girdi. Hakedişlerin ödenmemesi nedeniyle bize gelenleri sayısı düştü. Uluslararası fuarların iptali önemli etken oldu. Araplar, özellikle temmuz ve ağustosta buralara geliyorlar benim otelime gelmese bile, diğer otelleri doldurduğu için bana da olumlu yansıyor. Engeller kısıtlamalar olduğu için bu da etkilendi.“
Giderleri kısıtlayarak, ayakta durmaya çalıştıklarını vurgulayan Yurdakul, işlerin düzeleceğinden ise umutlu.
Yolların kapanması turizmi bitirdi
Aynı cadde üzerinde bulunan yine Türk sermayeli İstanbul Oteli de krizde. Otel Genel Müdürü Şeref Aydoğdu, IŞİD saldırıları ve IŞİD’in Erbil’e gelen yolları kontrol etmesinin sektörü olumsuz etkilediğini belirtiyor:
“Olaylar işimizi yüzde 75-80 oranında etkiledi. Erbil’deki etkinlikler iptal olunca bizim rezervasyonlar da otomatik olarak iptal oldu. Fuarlar iptal oldu, inşaat sekötrü durdu, dolayısıyla sıcak para engellenmiş oldu. Bu anlamda işimiz azaldı. Böyle olacağını bilmiyorduk halen korkuyoruz. Sıcak paranın daha çok geldiği yer Araplar. Asıl sıkıntıyı Arapların gelmemesinden dolayı yaşıyoruz. Arapların karayoluyla gelme şansı sıfır. Erbil’i besleyen karayoludur. Karayolu açık olsa şimdi her otelde 5-6 otobüs olurdu.“
Hedef tutmadı
Erbil’de 341’i yıldızlı otel olmak üzere, binin üzerinde konaklama tesisi bulunuyor. Gelişmelerden etkilenen sadece iş turizmi değil.
Al Jazeera’ye konuşan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Turizm Genel Müdürlüğü Sözcüsü Nadir Rosti, Erbil'e tatil için gelenlerin sayısının önemli oranda azaldığına dikkat çekiyor:
“Özellikle Irak orta ve güney bölgelerinden bir çok kişi tatil için Kürdistan’a geliyordu. Ancak şimdi yollar kapalı olduğu için gelemiyorlar. İkinci husus güvenlik. Güvenlik olmadığı zaman insanlar turizmi düşünmüyor. Basında IŞİD’in Kürdistan’a saldırdığı haberleri çok çıkınca bu da etkiledi. Avrupa ülkeleri kendi vatandaşlarının Ortadoğu’ya gitmelerini istemiyor, bu da olumsuz etkiliyor. Kürdistan Bölgesi’nin en önemli ekonomi ayaklarından biri sayılan turizm sektörü son birkaç ayda önemli derecede geriledi.”
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin verilerine göre önceki yıl 3 milyonu aşkın turist Kürt Bölgesini ziyaret etti. 2014 yılında turist sayısının 3 milyon 250 bine çıkarılması hedefleniyordu. Yılın ilk 5 ayında gelen turist sayısı bir milyonu aştı. Ancak IŞİD saldırılarının başladığı Haziran ayından sonra sayı hızla düşmeye başladı. (medyafaresi.com.tr)
Akademisyen maaşlarına zam
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen ve akademisyenlerin maaşlarına zam iyileştirmesi de yapan Yükseköğretim Personel Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Meclis'te dün gece kabul edilen yasayla profesör ve doçent maaşında 726, öğretim görevlisi maaşında 835 TL artış olacak. Yasayla akademik personele 436-726 TL arasında akademik teşvik ödülü de geldi.
Akademisyen maşlarına zam öngören tasarı dün gece Meclis Genel Kurulu'nda yasalaştı. Yasaya göre, devlet üniversitelerinde görev yapan yaklaşık 120 bin akademik personele "Yüksek Öğretim Tazminatı" altında yeni bir ödeme usulü getirilerek, maaşlarında yüzde 35,5'e varan artış sağlandı.
Yasayla 4 bin 281 ile 4 bin 932 lira arasında olan profesör maaşları 5 bin 7 ile 5 bin 656 liraya, 2 bin 931-3 bin 539 lira arasındaki doçent maaşı 3 bin 657- 4 bin 265 liraya, 2 bin 85-2 bin 845 lira arasında olan yardımcı doçent maaşı 3 bin 551-3 bin 571 liraya çıkacak.
2 bin 365 ile 2 bin 451 lira arasında olan araştırma görevlisi maaşı 3 bin 200-3 bin 256 liraya, 2 bin 285-2 bin 590 lira arasında olan öğretim görevlisi ve okutman maaşı da 3 bin 20-3 bin 425 liraya yükselecek.
Akademik teşvik de geldi
Yasayla akademik teşvik uygulaması da getirildi. Buna göre profesörlere 726, doçentlere 653, yardımcı doçentlere 581, araştırma görevlilerine 508, öğretim görevlilerine de 436 liraya varan akademik teşvik ödeneği verilecek.
Teşvik ödülü araştırma, yayın, sergi, patent, atıflar, bilim danışma kuruluna sunulan akademik ödüller esas alınmak suretiyle yıllık akademik teşvik puanına göre verilecek.
Yasaya son anda bir önergeyle eklenen düzenlemeyle akademik teşvikten TSK kadrolarındaki öğretim elemanlarının da yararlanması sağlandı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, üniversite genel sekreter yardımcılarının ek göstergesinin de düzeltileceğini, bu yönde çalışma yaptıklarını da söyledi.
TÜRGEV tartışması
Yasanın görüşmelerinde TÜRGEV'in İbn-i Haldun vakıf üniversitesi başvurusu da tartışıldı. CHP'li Engin Özkoç'un vakfın yönetiminde Cumhurbaşkanının oğlu Bilal Erdoğan'ın da bulunduğunu söyledi.
Ak Partililer sert tepki gösterirken, AK Partili Doğan Kubat, vakfın mütevelli heyetinde kendisinin de olduğunu belirterek, vakfın gayet şeffaf olduğunu, herhangi bir şaibenin söz konusu olmadığını savundu.
CHP'li Aytuğ Atıcı'nın, Bakan Avcı'ya dönerek, "Siz nasıl ruhunu değiştirebilen ve bir şekilde ileride öğrencilere iyi olmayan bir örnek olarak gösterilecek kişi oldunuz. İleride çocuğuma diyeceğim ki 'bak evladım Nabi Amcan gibi olma" demesi de tartışma yarattı.
Avcı, Atıcı'nın sözlerini, "terbiyesizlik" olarak nitelerken, Atıcı da, terbiyesizlik yapmadığını savunarak, "AKP hükümetlerinde 5 bakan değişti. Hangisi sizin kadar zarar verdi bu sürece? Hepimizi bu görüşünüzle, duruşunuzla, sosyal demokrat bakışınızla herkesi kandırdınız ve laik eğitimin ortadan kaldırılmasında bir numaralı rolü oynadınız. Sizi Truva atı olarak kullandılar, siz de buna izin verdiniz. Bir koltuk için değer miydi bu Sayın Bakan?" dedi.
Cumhurbaşkanlığı aşuresi
Cumhurbaşkanlığı Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, muharrem ayı dolayısıyla Ankara Ankara'da Hacı Bayram Veli Camisi avlusunda ve İstanbul Eyüp Sultan Camisi'nde vatandaşlara aşure dağıttı.
Cumhurbaşkanlığı Sosyal Hizmetler Müdürlüğü himayesindeki aşure dağıtımı, Ankara'da Hacı Bayram Veli Camisi avlusunda ve Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda yapıldı. Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın'ın eşlik ettiği Hacı Bayram Veli Camisi avlusundaki aşure dağıtımında yaklaşık 1 ton aşure vatandaşlara ikram edildi. Hacı Bayram Veli Camisi imamının yaptığı duayla açılan aşure kazanlarının üzerinde, nar ve hindistan ceviziyle yapılan ay yıldız ile kayısı marmeladından yapılan Cumhurbaşkanlığı forsu dikkati çekti. Yaklaşık 1,5 saat süren dağıtımın ardından cami imamının yaptığı duaya vatandaşlar da katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'nin birlik bütünlüğüne dualar edildi.
İbrahim Kalın, muharrem ayı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan adına aşure dağıttıklarını belirterek, Hacı Bayram Camisi gibi mübarek bir yerde dağıtımı yapmaktan mutlu olduğunu dile getirdi. Aşure yiyen vatandaşlar, Erdoğan'a dua ederek, dağıtımın geleneksel hale gelmesini istedi. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ayrıca Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda 2 bin adet aşure dağıttı. İstanbul'da ise, Eyüp Sultan Camisi önünde öğle namazının ardından gerçekleştirilen aşure dağıtımına, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Metin Kıratlı, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Önal İnaltekin ve Eyüp Kaymakamı Abdullah Dölek katıldı.
Okunan duanın ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Metin Kıratlı ve diğer yetkililer tarafından vatandaşlara aşure ikram edildi.Kazanlardaki aşurelerin üzerine fıstık, nar, kuş üzümü, tarçın gibi malzemelerle Cumhurbaşkanlığı forsu, Türk Bayrağı ve hilal resmedilmesi dikkati çekti.Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Metin Kıratlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın burada bulunmak istediğini ancak yoğun programı nedeniyle katılamadığını dile getirerek, "Beni elçi olarak gönderdi. Malumunuz Cumhurbaşkanımız bir İstanbul aşığı, İstanbul'un her toprağında izi, emeği, alın teri var. Üzerinde bulunduğumuz Eyüp Sultan Camisi'ndeki sahabeye saygı sebebiyle böyle bir etkinlik düzenlendi. Vatandaşlarımızla bir kaynaşma ve gönül bağı kurma adına buraya geldik" ifadelerini kullandı. Anadolu Ajansı aşure ikramından 56 kare fotoğraf geçti. Anadolu Ajansı'nın bir çok fotoğrafı 'quadcopter' ile kuş bakışı çekti. (medyafaresi)
Cumhurbaşkanlığı Sosyal Hizmetler Müdürlüğü himayesindeki aşure dağıtımı, Ankara'da Hacı Bayram Veli Camisi avlusunda ve Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda yapıldı. Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın'ın eşlik ettiği Hacı Bayram Veli Camisi avlusundaki aşure dağıtımında yaklaşık 1 ton aşure vatandaşlara ikram edildi. Hacı Bayram Veli Camisi imamının yaptığı duayla açılan aşure kazanlarının üzerinde, nar ve hindistan ceviziyle yapılan ay yıldız ile kayısı marmeladından yapılan Cumhurbaşkanlığı forsu dikkati çekti. Yaklaşık 1,5 saat süren dağıtımın ardından cami imamının yaptığı duaya vatandaşlar da katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'nin birlik bütünlüğüne dualar edildi.
İbrahim Kalın, muharrem ayı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan adına aşure dağıttıklarını belirterek, Hacı Bayram Camisi gibi mübarek bir yerde dağıtımı yapmaktan mutlu olduğunu dile getirdi. Aşure yiyen vatandaşlar, Erdoğan'a dua ederek, dağıtımın geleneksel hale gelmesini istedi. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ayrıca Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda 2 bin adet aşure dağıttı. İstanbul'da ise, Eyüp Sultan Camisi önünde öğle namazının ardından gerçekleştirilen aşure dağıtımına, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Metin Kıratlı, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Önal İnaltekin ve Eyüp Kaymakamı Abdullah Dölek katıldı.
Okunan duanın ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Metin Kıratlı ve diğer yetkililer tarafından vatandaşlara aşure ikram edildi.Kazanlardaki aşurelerin üzerine fıstık, nar, kuş üzümü, tarçın gibi malzemelerle Cumhurbaşkanlığı forsu, Türk Bayrağı ve hilal resmedilmesi dikkati çekti.Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Metin Kıratlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın burada bulunmak istediğini ancak yoğun programı nedeniyle katılamadığını dile getirerek, "Beni elçi olarak gönderdi. Malumunuz Cumhurbaşkanımız bir İstanbul aşığı, İstanbul'un her toprağında izi, emeği, alın teri var. Üzerinde bulunduğumuz Eyüp Sultan Camisi'ndeki sahabeye saygı sebebiyle böyle bir etkinlik düzenlendi. Vatandaşlarımızla bir kaynaşma ve gönül bağı kurma adına buraya geldik" ifadelerini kullandı. Anadolu Ajansı aşure ikramından 56 kare fotoğraf geçti. Anadolu Ajansı'nın bir çok fotoğrafı 'quadcopter' ile kuş bakışı çekti. (medyafaresi)
Başbakanlık'tan Saray açıklaması
Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık hizmet binaları ile hava ulaşımında kullanılan imkanlarla ilgili, Başbakanlık'tan yapılan açıklamada, "Tüm bu imkanların gerçek sahibi sadece millettir. Emanetin kime verileceğine de yine sadece aziz milletimiz karar verecektir" denildi.
"Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık hizmet binalarına ilişkin yanlış yönlendirmeler" başlığıyla yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık hizmet binaları ve devlet ricaline millete hizmet için tahsis edilen ulaşım imkanları üzerinden yapılan tartışmalarda, kamuoyunun yanlış yönlendirildiğinin görüldüğü belirtildi.
Söz konusu imkanların şahıslara değil, hizmet makamlarına tahsis edildiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
"Milletimizin oylarıyla bu görevlere gelen devlet ricali görevde kaldıkları süre içinde bu imkanları devlete ve millete hizmet yolunda kullanacak, anayasal çerçevede demokratik seçimlerle görevden ayrıldıklarında yerlerine gelenlere emaneti teslim edeceklerdir.
Tüm bu imkanların gerçek sahibi sadece millettir. Emanetin kime verileceğine de yine sadece aziz milletimiz karar verecektir.
Milletimizin ve devletimizin itibarını temsil eden hizmet binaları ve araçları üzerinden, tamamen ART niyetli polemikler yapılması hiç kimseye fayda sağlamamaktadır.
Bugüne kadar başta yargı kurumları, bakanlıklar ve birçok kamu binaları için büyük yatırımlar yapılmış, devletimizin birçok birimi hizmetin gereğine yakışır imkanlara kavuşturulmuştur.
Türkiye büyümektedir. Ülkemiz dünyada hak ettiği yeri hızla alırken temsil ve hizmet imkanlarının aynı şekilde büyümesinden ve milletimize layık standartlara ulaşmasından kimse rahatsız olmamalıdır."
"Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık hizmet binalarına ilişkin yanlış yönlendirmeler" başlığıyla yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık hizmet binaları ve devlet ricaline millete hizmet için tahsis edilen ulaşım imkanları üzerinden yapılan tartışmalarda, kamuoyunun yanlış yönlendirildiğinin görüldüğü belirtildi.
Söz konusu imkanların şahıslara değil, hizmet makamlarına tahsis edildiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
"Milletimizin oylarıyla bu görevlere gelen devlet ricali görevde kaldıkları süre içinde bu imkanları devlete ve millete hizmet yolunda kullanacak, anayasal çerçevede demokratik seçimlerle görevden ayrıldıklarında yerlerine gelenlere emaneti teslim edeceklerdir.
Tüm bu imkanların gerçek sahibi sadece millettir. Emanetin kime verileceğine de yine sadece aziz milletimiz karar verecektir.
Milletimizin ve devletimizin itibarını temsil eden hizmet binaları ve araçları üzerinden, tamamen ART niyetli polemikler yapılması hiç kimseye fayda sağlamamaktadır.
Bugüne kadar başta yargı kurumları, bakanlıklar ve birçok kamu binaları için büyük yatırımlar yapılmış, devletimizin birçok birimi hizmetin gereğine yakışır imkanlara kavuşturulmuştur.
Türkiye büyümektedir. Ülkemiz dünyada hak ettiği yeri hızla alırken temsil ve hizmet imkanlarının aynı şekilde büyümesinden ve milletimize layık standartlara ulaşmasından kimse rahatsız olmamalıdır."
Ya cinsiyetini değiştirirsin ya da seni öldürürüz!
İran'da eşcinseller ölüm tehlikesiyle karşı karşıya. Başka bir cinsiyetle dünyaya gelinebileceğini kabul eden yönetim, ameliyat edilmesini şart koşuyor.
İran, eşcinselliğin idamla cezalandırıldığı nadir ülkelerden biri olarak biliniyor. Ama dini alimler, bir insanın yanlış bir bedende vücut bulmuş olabileceği fikrini kabul edilebilir bularak eşcinselleri cinsiyet değiştirme ameliyatı olmaya zorlayabiliyor. Ameliyat olmak istemeyenler ise baskı ve ölüm tehditlerine maruz kalıyor. Birçok eşcinselin de ameliyattan kaçmak için ülkeyi terk ettiği belirtiliyor.
YA CİNSİYET DEĞİŞTİR YA ÖLDÜRÜRÜZ
BBC Farsça, İran'da eşcinsellerin yaşadığı baskıyı haberleştirdi.
21 yaşında bir eşcinsel olan Soheil de bu baskıyı yaşayanlardan biri.
Psikologların cinsiyet değiştirme ameliyatı önerdiği Soheil'e ailesi de büyük baskı yapmış. Soheil "Babam iki akrabamızla beraber Tahran'da beni ziyarete geldi... Benim hakkımda ne yapacaklarına karar vermek için bir buluşma gerçekleştirmişler. Bana 'Ya ameliyatı olur cinsiyetini değiştirirsin ya da seni öldürürüz, bu ailede yaşamana izin vermeyiz' dediler" diyor.
Ailesi Soheil'i Bandar Abbas isimli liman kentinde evde tutup izlemeye alıyor. Ameliyat için kararlaştırılan günden bir gün önce, bazı arkadaşlarının yardımı ile kaçmayı başarıyor. Ona bir uçak bileti alıyorlar ve Türkiye'ye gidiyor.
"Eğer polise gidip onlara eşcinsel olduğumu söyleseydim, hayatım ailemle olduğunda daha da fazla tehlikeye girerdi" diyor.
FETVAYI HUMEYNİ VERDİ
Habere göre eşcinsel kadın ya da erkekleri cinsiyet değiştirme operasyonuna zorlamak, resmi bir hükümet politikası değil. Ama baskı çok yoğun olabiliyor. 1980'li yıllarda cumhuriyetin kurucusuAyetullah Humeyni, cinsiyet değiştirme operasyonlarını serbest bırakan bir fetva yayınladı. Bu fetvayı, bir erkek bedeninde hapsolduğunu anlatan bir kadınla tanıştıktan sonra yayınladığı düşünülüyor.
İran'da bir devlet kliniğinde psikolog olarak çalışan ve güvenlik gerekçesiyle takma isimle konuşan Şebnem, eşcinsellerden bazılarının ameliyata itildiğini söylüyor. Şebnem doktorların eşcinsellere "hasta olduklarını" ve tedaviye ihtiyaç duyduklarını anlattıklarını aktarıyor. Doktorlar eşcinselleri genellikle dini alimlere yönlendiriyor, onlar da namazlarını aksatmamalarını ve bu şekilde inançlarını güçlendirmeleri öğüdünde bulunuyor.
Tıbbi tedaviler de öneriliyor. Şebnem'e göre yetkililer "kimlik ile cinsellik arasındaki farkı bilmedikleri için" doktorlar eşcinsellere cinsiyet değiştirme öneriyor.
KAÇ KİŞİ CİNSİYET DEĞİŞTİRDİ?
İran'da bugüne kadar kaç cinsiyet değiştirme operasyonu yapıldığına dair sağlıklı bir veri bulunmuyor.
Hükümet yanlısı bir haber ajansı olan Haberonline sayının 2006 yılında 170 iken 2010 yılında 370'e çıktığını yazıyor. Ama İran'daki hastanelerin birinde çalışan doktorlardan biri BBC'ye sadece kendisinin her yıl 200 ameliyat gerçekleştirdiğini söylüyor.
2005 yılında İran'dan Türkiye'ye trenle gelen eşcinsellerden biri olan Arsham Parsi Kayseri'de yaşadığı dönemde dayak yediğini, çıkmış omzunu tedavi ettirmek için hastaneye kabul edilmediğini söylüyor.
Bu olaylardan sonra Kanada'ya taşınan Parsi, Eşcinsel Göçmenler İçin İran Demiryolu isimli destek grubunu kuruyor. Parsi her hafta yüzlerce kişinin grupla temasa geçtiğini, son 10 yılda yaklaşık 1000 kişiye İran'dan çıkmaları için yardım ettiğini söylüyor. Parsi'ye göre cinsiyet değiştirme ameliyatı olanların yüzde 45'i trans değil, eşcinsel. Parsi'ye göre birçoğu aradaki farkı dahi bilmiyor. Medyafaresi
İran, eşcinselliğin idamla cezalandırıldığı nadir ülkelerden biri olarak biliniyor. Ama dini alimler, bir insanın yanlış bir bedende vücut bulmuş olabileceği fikrini kabul edilebilir bularak eşcinselleri cinsiyet değiştirme ameliyatı olmaya zorlayabiliyor. Ameliyat olmak istemeyenler ise baskı ve ölüm tehditlerine maruz kalıyor. Birçok eşcinselin de ameliyattan kaçmak için ülkeyi terk ettiği belirtiliyor.
YA CİNSİYET DEĞİŞTİR YA ÖLDÜRÜRÜZ
BBC Farsça, İran'da eşcinsellerin yaşadığı baskıyı haberleştirdi.
21 yaşında bir eşcinsel olan Soheil de bu baskıyı yaşayanlardan biri.
Psikologların cinsiyet değiştirme ameliyatı önerdiği Soheil'e ailesi de büyük baskı yapmış. Soheil "Babam iki akrabamızla beraber Tahran'da beni ziyarete geldi... Benim hakkımda ne yapacaklarına karar vermek için bir buluşma gerçekleştirmişler. Bana 'Ya ameliyatı olur cinsiyetini değiştirirsin ya da seni öldürürüz, bu ailede yaşamana izin vermeyiz' dediler" diyor.
Ailesi Soheil'i Bandar Abbas isimli liman kentinde evde tutup izlemeye alıyor. Ameliyat için kararlaştırılan günden bir gün önce, bazı arkadaşlarının yardımı ile kaçmayı başarıyor. Ona bir uçak bileti alıyorlar ve Türkiye'ye gidiyor.
"Eğer polise gidip onlara eşcinsel olduğumu söyleseydim, hayatım ailemle olduğunda daha da fazla tehlikeye girerdi" diyor.
FETVAYI HUMEYNİ VERDİ
Habere göre eşcinsel kadın ya da erkekleri cinsiyet değiştirme operasyonuna zorlamak, resmi bir hükümet politikası değil. Ama baskı çok yoğun olabiliyor. 1980'li yıllarda cumhuriyetin kurucusuAyetullah Humeyni, cinsiyet değiştirme operasyonlarını serbest bırakan bir fetva yayınladı. Bu fetvayı, bir erkek bedeninde hapsolduğunu anlatan bir kadınla tanıştıktan sonra yayınladığı düşünülüyor.
İran'da bir devlet kliniğinde psikolog olarak çalışan ve güvenlik gerekçesiyle takma isimle konuşan Şebnem, eşcinsellerden bazılarının ameliyata itildiğini söylüyor. Şebnem doktorların eşcinsellere "hasta olduklarını" ve tedaviye ihtiyaç duyduklarını anlattıklarını aktarıyor. Doktorlar eşcinselleri genellikle dini alimlere yönlendiriyor, onlar da namazlarını aksatmamalarını ve bu şekilde inançlarını güçlendirmeleri öğüdünde bulunuyor.
Tıbbi tedaviler de öneriliyor. Şebnem'e göre yetkililer "kimlik ile cinsellik arasındaki farkı bilmedikleri için" doktorlar eşcinsellere cinsiyet değiştirme öneriyor.
KAÇ KİŞİ CİNSİYET DEĞİŞTİRDİ?
İran'da bugüne kadar kaç cinsiyet değiştirme operasyonu yapıldığına dair sağlıklı bir veri bulunmuyor.
Hükümet yanlısı bir haber ajansı olan Haberonline sayının 2006 yılında 170 iken 2010 yılında 370'e çıktığını yazıyor. Ama İran'daki hastanelerin birinde çalışan doktorlardan biri BBC'ye sadece kendisinin her yıl 200 ameliyat gerçekleştirdiğini söylüyor.
2005 yılında İran'dan Türkiye'ye trenle gelen eşcinsellerden biri olan Arsham Parsi Kayseri'de yaşadığı dönemde dayak yediğini, çıkmış omzunu tedavi ettirmek için hastaneye kabul edilmediğini söylüyor.
Bu olaylardan sonra Kanada'ya taşınan Parsi, Eşcinsel Göçmenler İçin İran Demiryolu isimli destek grubunu kuruyor. Parsi her hafta yüzlerce kişinin grupla temasa geçtiğini, son 10 yılda yaklaşık 1000 kişiye İran'dan çıkmaları için yardım ettiğini söylüyor. Parsi'ye göre cinsiyet değiştirme ameliyatı olanların yüzde 45'i trans değil, eşcinsel. Parsi'ye göre birçoğu aradaki farkı dahi bilmiyor. Medyafaresi
5 Kasım 2014 Çarşamba
Die Welt: Erdoğan'ın Türkler'e maliyeti 1 Milyar Dolar
Cumhurbaşkanlığı Sarayı, dış basında haber olmayı sürdürüyor. Alman Die Welt Gazetesi, cumhurbaşkanlığı sarayına yapılan harcamaları gündeme getirdiği haberini, 'Erdoğan'ın Türklere maliyeti 1 milyar dolar' başlığıyla verdi.
Başlangıçta 250 milyon dolar olarak açıklanan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın maliyetinin ikiye katlandığını ve saray için yapılacak toplam harcamanın 615 milyon doları bulacağını hatırlatan Die Welt, haberinde şu ifadelere yer verdi: 'Cumhurbaşkanlığı sarayının maliyeti 615 milyon dolar. Buna ilaveten Cumhurbaşkanlığı harcamaları için 178 milyon dolar bütçe öngörülmüş durumda. Ayrıcayeni alınan Airbus A330-200 tipi uçak için de 185 milyon dolar harcandı. Bunların toplamı 978 milyon dolar ediyor. Boğazda ve Ege'de Cumhurbaşkanlığı için ayrılan köşklerin tadilatı buna dahil değil. Ancak belli olan şu ki, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı görevine başlamasının maliyeti bir milyar dolar. Bilgi için hatırlatacak olursak, ülkenin 2013 yılı bütçe açığı resmi rakamlara göre 8 milyar dolar civarında.' (dha/AHMET YILDIRIM)
Öğlen tahliye oldu, akşam adam vurdu
Şişli’deki rezidans cinayeti davasının sanıklarından Onur Özbizerdik, dün öğle saatlerinde tahliye oldu. Özbizerdik’in gece gittiği eğlence merkezinde bir kişiyi silahla yaraladığı iddia edildi. Polis, olayın ardından kaçan Onur Özbizerdik’i yakalamak için çalışma başlattı.
Polat Towers'ın 22. katında işadamı Fatih Edremit’in öldürülmesi davasının tutuklu sanıklarından Onur Özbizerdik dün tahliye oldu.
Öğle saatlerinde cezaevinden çıkan Özbizerdik, akşam da Sarıyer Emirgan sahilinde bulunan bir eğlence merkezine gitti.
İddiaya göre Özbizerdik, eğlence mekanının güvenlik görevlisiyle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine silahını çeken Özbizerdik, şahsı bacağından vurdu.
Tahliyesinin üzerinden 12 saat geçmeden adam yaraladığı öne sürülen Özbizerdik, plakası alınamayan siyah bir otomobille kaçtı.
Yaralı bodyguard ise kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı.
Polis, adam yaraladığı öne sürülen Onur Özbizerdik'i yakalamak için çalışma başlattı.
DÜNDAR KILIÇ’IN TORUNU, ÇAKICI’NIN ÜVEY OĞLU
- Onur Özbizerdik, Türkiye’nin en eski kabadayı ve suç baronlarından Dündar Kılıç’ın öz torunudur.
- Onur Özbizerdik’in annesi Uğur Özbizerdik, yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Alaattin Çakıcı‘nın ikinci eşidir. Onur henüz 13 yaşındayken annesi gözünün önünde cinayete kurban gitti. Annesinin katili kendisine büyük saygı duyduğu üvey babası Alaattin Çakıcı’dır.
- Bu olaydan sonra iyice psikolojisi bozulan genç baba, Şişli’de öğrenimine devam ettiği liseyi yarım bıraktı.
- Daha 15 yaşlarında ergen dönemlerindeyken aracını düzgün park etmediğini iddia eden Ünal Acar'ı silahla topuğundan vurdu. Ünal Acar ise Özbizerdik’i çocuk olması nedeniyle affedip şikayetini geri almıştı.
- Birkaç yıl sonra da Alaattin Çakıcı’nın öz kardeşi Gencay Çakıcı’yı, adam yollayıp yaralanmasına sebep olmasından dolayı cezaevine girdi. 2005’de Etiler bölgesinde büyük bir çatışmaya adı karıştı.
- Söz konusu mevzuda 2 kişi yaralandı, 2 kişi yaşamını kaybetti. Olay medyaya yansıyınca direkt Romanya’ya kaçtı. 2008 yılının Nisan ayında Romen emniyet yetkililerinin yardımıyla Türk istihbaratına teslim edildi. Kasten adam öldürmeye teşebbüs etmekten mahkemeye çıkarıldı. Kısa bir zaman sonra serbest bırakıldı.
- 2009’da da Polat Towers’ta, işadamı Fatih Edremit isminin cinayetiyle ilgili şüpheli olarak tutuklandı. Yaklaşık 2 sene devam eden mahkeme süreci sonrasında serbest bırakılmıştı. (Medyafaresi)
Polat Towers'ın 22. katında işadamı Fatih Edremit’in öldürülmesi davasının tutuklu sanıklarından Onur Özbizerdik dün tahliye oldu.
Öğle saatlerinde cezaevinden çıkan Özbizerdik, akşam da Sarıyer Emirgan sahilinde bulunan bir eğlence merkezine gitti.
İddiaya göre Özbizerdik, eğlence mekanının güvenlik görevlisiyle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine silahını çeken Özbizerdik, şahsı bacağından vurdu.
Tahliyesinin üzerinden 12 saat geçmeden adam yaraladığı öne sürülen Özbizerdik, plakası alınamayan siyah bir otomobille kaçtı.
Yaralı bodyguard ise kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı.
Polis, adam yaraladığı öne sürülen Onur Özbizerdik'i yakalamak için çalışma başlattı.
DÜNDAR KILIÇ’IN TORUNU, ÇAKICI’NIN ÜVEY OĞLU
- Onur Özbizerdik, Türkiye’nin en eski kabadayı ve suç baronlarından Dündar Kılıç’ın öz torunudur.
- Onur Özbizerdik’in annesi Uğur Özbizerdik, yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Alaattin Çakıcı‘nın ikinci eşidir. Onur henüz 13 yaşındayken annesi gözünün önünde cinayete kurban gitti. Annesinin katili kendisine büyük saygı duyduğu üvey babası Alaattin Çakıcı’dır.
- Bu olaydan sonra iyice psikolojisi bozulan genç baba, Şişli’de öğrenimine devam ettiği liseyi yarım bıraktı.
- Daha 15 yaşlarında ergen dönemlerindeyken aracını düzgün park etmediğini iddia eden Ünal Acar'ı silahla topuğundan vurdu. Ünal Acar ise Özbizerdik’i çocuk olması nedeniyle affedip şikayetini geri almıştı.
- Birkaç yıl sonra da Alaattin Çakıcı’nın öz kardeşi Gencay Çakıcı’yı, adam yollayıp yaralanmasına sebep olmasından dolayı cezaevine girdi. 2005’de Etiler bölgesinde büyük bir çatışmaya adı karıştı.
- Söz konusu mevzuda 2 kişi yaralandı, 2 kişi yaşamını kaybetti. Olay medyaya yansıyınca direkt Romanya’ya kaçtı. 2008 yılının Nisan ayında Romen emniyet yetkililerinin yardımıyla Türk istihbaratına teslim edildi. Kasten adam öldürmeye teşebbüs etmekten mahkemeye çıkarıldı. Kısa bir zaman sonra serbest bırakıldı.
- 2009’da da Polat Towers’ta, işadamı Fatih Edremit isminin cinayetiyle ilgili şüpheli olarak tutuklandı. Yaklaşık 2 sene devam eden mahkeme süreci sonrasında serbest bırakılmıştı. (Medyafaresi)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









