25 Ekim 2015 Pazar

Bülent Arınç "Birilerine karşı sevgimi kaybettim"

Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bakanlığı döneminde sorumlu olduğu TRT de dahil iktidara yakın televizyon kanallarının kendisine ambargo uyguladığını belirterek “Heyecanımı kaybettiğimi söyleyebilirim. Birilerine olan sevgimi de biraz kaybetmiş olabilirim. İnsan yol arkadaşlarını çok iyi seçmeli. Yola çıktıklarını, yolda bulduklarınla değişirsen işler yürümez” dedi.

CNN Türk’ün canlı yayınına katılan Arınç, özetle şunları söyledi:
YOL ARKADAŞINI İYİ SEÇMELİ
“Siyasette insanı motive eden şey biraz da heyecanıdır. İnsanlar sevgiyle ayakta durabiliyorlar. Ama burada bir azalma eksilme de olmuşsa kabahatin kimde olduğu önemli değil. Beraber siyaset yapayacağınız insanlarla aranıza buzdan duvarlar girmeye başlamışsa ara vermenin tam zamanı demiş olabiliriz. Her şeyi birlikte göğüslediniz, her zorluğa birlikte göğüs gerdiniz. Ama sonradan herhangi bir rüzgâr sebebiyle siz bir tarafta, arkadaşlarınız başka arkadaşlar buldular, onlarla birlikte yola devam ettiler.
KERBELA HATIRLATMASI
7 Haziran’da aldığımız sonuç hepimizin aklını başına getirmiş olmalı. Yola çıktığımızda şahsi meseleler bir kenarda kalmıştı ve önde kim varsa konuştuğumuz şuydu: Sen eşitler arasında birincisin, ben eşitler arasında birinciyim. Ama bütün siyasi hareketlerde sonradan farklılaşmalar olmuştur. Bugünlerde en çok Kerbala’nın acısını hissediyorum. Hazreti Hüseyin alçakça şehit edildi. Peygamberimizin vefatından 30 yıl sonra bu olay olduysa, yol ayrılıkları fikirlerin cinayete varacak olmasını örnek gösterebiliriz. Bizimki onların yanında milyarda bir değil. Hedeften şaşmadıktan sonra sıkıntı yok. Ama hedefe giderken, partimiz bakımından zorluklar çıkmışsa, böyle olmasın şöyle olsun diyebilirsin. Bu sözler kıymet bulmuyorsa, o zaman da size düşen davanın menfaatini düşünerek kenara çekilmek ve inşallah güzel şeyler olur diye dua etmektir.
YEZİD GÖRSEYDİ KISKANIRDI
(Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak’ın Twitter üzerinden yaptığı, “‘Hüseyin alçakça şehit edildi’ demek şuurlu mümin alameti değildir. Bize yakışan olanlara üzülmek ama dilimizi de tutmaktır” eleştirisi üzerine) Hazreti Hasan Hüseyin efendilerimizin yanlarında bulunan insanlar susuz bırakıldılar. Karşılarındakiler de evet mümindiler. Hazreti Hamza efendimizin kalbine mızrağı sallayan insan, daha sonra mümin olmuştur. Yezid için alçakça şehit edildi dememi kabul etmiyorsa o Albayrak’ın bileceği iş. Ben onun kadar mümin değilim. Ama ben Hazreti Hüseyin’in yanındayım. Müslümanlar cinayet işlemez mi? Ankara’daki bombayı kendi vücuduyla parçalayan insan da bir Müslüman idi. Valla bu nasihatları başkalarına yapsın. Onlar da Yezid kadar olmasa bile, bazı köşe yazarlarımız, Yezid’den daha fazla cinayet işliyorlar. Ama insanların haysiyetlerine, toplum içerisindeki konumlarına o kadar alçakla saldırıyorlar ki Yezid bunları görseydi kıskanırdı. Teşekkür ederim ikazları için. Seçimden sonra daha şuurlu bir Müslüman olmak için eşimle birlikte çalışacağız.
İLETİŞİM KANALIM YOK
Birileri bana diyor ki sen bazı şeyleri neden televizyonda söylüyorsun? Ben bu düşüncelerimi partimin büyüklerine konuşulması gereken kişilere ulaşarak konuşmaya çalışıyorum. MKYK, Bakanlar Kurulu bunlardan birisidir. Bu zeminlerde fazlasını konuşuyorum. Ama birileriyle benim iletişim kanalım yok. O iletişim kanalı sadece televizyon ve gazeteler. Benim kendilerine dost bildikleri kanallara ambargom vardır. Benim sorumlu olduğum TRT de dahil olmak üzere. 2 yıldan bu yana, diğerleri de 1 yıldan bu yana.”
‘NEDEN ADAY OLMADINIZ’ SORUSUNA ‘KIZILDERİLİ’ YANITI:O KADAR HIZLI KOŞUYORUZ Kİ RUHLARIMIZ GERİDE KALDI
BÜLENT Arınç, aday olmama gerekçesini açıklarken şunları söyledi: “Bir Kızılderili reisi arkasında bütün Kızılderilileri toplamış, atlarıyla koşuyorlar. Apaçi kabilesi diyelim. Rüzgâr gibi uçalım. Sonra 
reisi elini kaldırmış, zınk diye durmuşlar. Hayrola reis ne oldu diye? ‘Bu kadar süratli koşuyoruz ki ruhlarımız geride kaldı’ demiş. Biz de 40 yılı-45 yılı devirdik ve her günümüz çok süratli geçti. Sorumluluktan omuzlarımız çöktü. Bütün bunlardan sonra biraz kendimize gelelim dinlenelim, biraz okuyalım, biraz kendimizi de dine diyanete verelim.”
CANLI YAYINDA SÖZ DÜELLOSU
Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, Arınç’ın sözlerine Twiter’dan karşılık verdi. Albayrak, “Kusura bakmayın ama Ankara’daki vahşetin katilleriyle Kerbela’daki olayın müsebbiplerini bağdaştırmak oradakinden daha büyük bir faciadır...” mesajını paylaştı. Albayrak, Arınç’ın “yolda değişen yol arkadaşları” açıklamalarıyla ilgili ise “Sayın Arınç, ben 40 yıldır aynı çizgideyim. Düne kadar durduğum yeri taktir hatta teşvik ederken bugün yerenler ‘değişim’i kendinde aramalı” dedi.
‘PARTİ KURAMAZLAR’ DEYİP BİZİ İMTİHAN ETMESİNLER
SAYIN Gül de biz de çakma AK Partili değiliz, gerçek AK Partiliyiz. Birisi şöyle bir yazı yazdı, Murat Çiçek galiba, ‘Arınç+Gül=?’ Bu bize vicdansızlıktır, hakarettir. Onlar bilsin diye söylüyorum. Bizim parti içinde de toplumda da karşılığımız vardır. Arınç, Gül dendiği zaman ayağa kalkan insanlar vardır. Yeni yetmeler diye tabir ettiğim zıpır bir güruh, bunlar Ali Babacan’ı, beni, Hüseyin Çelik’i, Abdullah Gül’ü güçsüz hale getirmek için, trollerden de istifade ederek, sahip olduğu gazetelerden yaylım ateşine tutuyorlar. Çatapatlar göğsümüze geliyor bazen. Ama bunun ülkeye ve partiye hiçbir faydası yok.
(Gül ne yapacak sorusuna karşılık) Benim gibi yapacak, dua edecek Ak Parti için, AK Parti’yi sahiplenecek. Yalnız şununla bizi imtihan etmesinler: ‘Onlar zaten böyle bir şey yapmazlar’ diye üstümüze geliyorlar. Ama şunu söylerlerse etkili olurlar, tavsiye etmem de. ‘Zaten bunların toplumda bir karşılığı yok. Bir araya gelseler ne olacak, parti kursalar ne olacaklar’ demeye kalkarlarsa başka türlü bir tepki verebiliriz. Şüphe duyulacak insanlar, bir dönem AK Parti’ye, Recep Tayyip Erdoğan’a bombalar yağdıranlar, şimdi tamamen duygusal ilişkilerle sevgilerini ortaya çıkartıp şarjör boşaltmaya kalkanlardır. Biz yine buradayız, gidecek başka bir şeyimiz yok. Bu deveyi güdeceğiz gidecek başka bir diyar bizim için. Bizim nefsimize kötü gelecek şeylerle bizi imtihan etmesinler.

Meteorolojiden kuvvetli yağış uyarısı

Doğu Anadolu'nun kuzeyinde yer alan yerleşim yerleri için akşam saatlerinden yarın sabaha kadar kuvvetli yağış uyarısında bulunuldu.

Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünün açıklamasına göre, Erzurum, Kars, Ağrı, Iğdır, Erzincan ve Ardahan'da havanın çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı olacağı tahmin ediliyor.

Yağışların akşam ve yarın sabah saatlerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel ve su baskını, yıldırım düşmesi, ulaşımda aksamalar gibi yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli olması istendi.

24 Ekim 2015 Cumartesi

100 bin kişi Türkiye'ye doğru harekete geçti

Savaştan kaçan 100 bin kişi Kilis sınırına doğru ilerlemeye başladı. 3 gün içinde Kilis sınıra dayanacağı belirtiliyor.

Suriye’deki yerel kaynaklar Rusya’nın Halep kenti ve etrafında sürdürdüğü hava operasyonunun ardından güvenli bölge için yollara düşen 100 bin kişinin Kilis sınırına doğru ilerlediğini bildirdi.

Bölgede bir haftaya kadar çok şiddetli bombalama ve çatışmalar yaşanacağını belirten Muheysini “Fetih ordusu dahil tüm muhalif gruplarla topraklarımızı korumak için güçlerimizi birleştirmeliyiz” dedi. 
milliyet.com.tr

Boğazına mendil kaçan bebek öldü

Konya'da boğazına ıslak mendil kaçırılan bebek öldü. Olayı gizlediğini itiraf eden erkek hemşire, tutuklandı.

Übeydullah ve Zeynep Şerbetçi çiftinin, Yasir ismini verdiği bebek özel bir hastanede erken doğumla dünyaya geldi.

Ciğerleri tam gelişmediği belirlenen bebek, 10 gün kuvözde kaldıktan sonra iyileşti.

Daha sonraki günlerde kusmaya başlayan bebek durumu ağırlaşınca ameliyat edildi.

Bebeğin soluk borusundan ıslak mendil çıktı. 6 gün yoğun bakımda kalan bebek hayatını kaybetti.

Ailenin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada bebekle ilgilenen 20 yaşındaki hemşire Musa Gümüş gözaltına alındı.

Ağzını temizlerken bebeğin ıslak mendili yuttuğunu belirten hemşire, panikleyip bu durumu kimseye söyleyemediğini itiraf etti.

Adliyeye sevk edilen Musa Gümüş tutuklandı. ntvmsnc

"Alo 140 terör ihbar hattı" kuruldu

Son zamanlarda artan terör olayları dolayısıyla terörle mücadele kapsamında "Alo 140 Terör İhbar Hattı" kuruldu. Terör ihbarlarında 200 bin TL'ye kadar ödül verilebilecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından Elektronik Haberleşme Sektöründe Acil Yardım Çağrı Hizmetlerine İlişkin Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, Acil Yardım Çağrı Hizmeti Numaraları'na "Alo 140 Terör İhbar Hattı" da eklendi.

İçişleri Bakanlığınca 31 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe giren "Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına Giren Suçların Faillerinin Yakalanmasına Yardımcı Olanlara Verilecek Ödül Hakkında Yönetmelik"e göre, suç faillerinin yakalanmasına yardımcı olanlara veya yerlerini ya da kimliklerini bildirenlere para ödülü verileceği açıklanmıştı.

Buna göre, ödüllendirilecek kişinin Türk vatandaşı olması gerekmezken, ödüllendirme için kişinin talebi zorunlu olacak. Ödülün miktarı, sağlanacak bilgi, aydınlatılacak suç veya ihbar edilecek fail dikkate alınarak komisyon tarafından belirlenip ilan edilecek. Ancak bu miktar 200 bin lirayı geçemeyecek.

Suç failinin terör örgütünde üst düzey yönetici olması veya aydınlatılacak suçun toplumda oluşturduğu infial ve etki de dikkate alınarak ödülün miktarı, komisyonun önerisi ve İçişleri Bakanı'nın onayıyla 20 katına kadar artırılabilecek. Yönetmeliğe göre ödül verilen kişilerin kimlikleri hiçbir şekilde açıklanmayacak.

Bu kapsamda, söz konusu ihbarların daha kolay yapılabilmesi için "Alo 140 Terör İhbar Hattı" kuruldu. ntv

Telefonlar bu gece saatleri geri alacak mı?

Dünya genelinde birçok ülke 25 Ekim tarihinde saatlerini 1 saat geri alıyor. Ancak Türkiye bu seneye özel olmak üzere bu tarihi 8 Kasım'a erteledi.


Tüm dünya saatlerini bir saat geri alıyor ama ülkemiz 1 Kasım seçimleri nedeniyle saat ayarlamasını bir hafta erteledi. Bununla birlikte bu erteleme akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar için geçerli değil.

Hürriyet’ten Selim Öztürk’ün haberine göre; 30 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin yapıldığı gün dünya saatleri bir saat ileri almış; ancak Türkiye seçimler nedeniyle karışıklık yaşanmaması adına bu uygulamayı bir gün sonrasında yaptı. Fakat cihazlar Türkiye’nin durumunu algılamadığından dünyaya uyarak saatleri ileri aldı. Birçok vatandaş seçim gününde sandığa bir saat erken gitmek zorunda kaldı.

BU YIL DA KIŞ SAATİ UYGULAMASINA GEÇ GEÇİYORUZ

1 Kasım’da yapılacak seçimlerde gün ışığından faydalanmak için Türkiye, kış saati uygulamasına iki hafta kadar sonra geçiş yapacak. Tarih olarak da 8 Kasım günü belirlenmiş durumda. Bu tarihte sabah 04:00′dan itibaren Türkiye dünyaya uyacak ve saatler geri alınacak.

CİHAZLAR TÜRKİYE’YE UYACAK MI?

Cihazlar bu duruma hazır değil. Ancak Microsoft, bugünden bu özel duruma çözüm bulmak adına ufak bir güncelleme yayınlamış durumda. Güncellemeyi indirdiğinizde 25 Ekim’de Windows PC’ler saatleri otomatik olarak geri almayacak ve 8 Kasım’da bunu yapacak.

Güncelleme Windows 10 haricinde diğer işletim sistemlerinde otomatik olarak indirilmediğinden buraya tıklayarak sizin manuel şekilde güncellemeyi kurmanız gerekiyor.


Merkel’in Türkiye planı

Almanya’nın mülteci krizinin aşılmasında kilit ülke olarak gördüğü Türkiye için öngördüğü planın ipuçları belirlemeye başladı.


Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, plan ile ilgili şunları söyledi: “Avrupa yıllık bir kontenjan belirleyecek. Bu kontenjan dolduğu zaman, gelenleri Avrupa dışındaki güvenli bölgelere geri göndereceğiz. ‘Gelecek yıla kadar bekle’ diyeceğiz. Onlar için para ödeyeceğiz. Bu noktaya gelinceye kadar ise daha güçlü bir sınır korumaya ve her şeyden önce de Türkiye ile işbirliğine ihtiyacımız var. ”

SINIR GÜVENLİĞİ SORUNU

Almanya Başbakanı Merkel, AB ülkeleri arasında adil mülteci dağılımı talebini yineledi ve “Türkiye, Lübnan ve Ürdün’ü mülteci alımında yalnız bırakmamalıyız” dedi.

AB ilk planda, Avrupa’ya mülteci akınını durdurmak için Ege’nin Türkiye ve Yunanistan’ın ortak devriyeleri tarafından denetlenmesini istiyordu. Ancak Yunanistan, Türkiye ile Ege’de ortak devriyeyi kabul etmiyor.

Slovenya’da dram

Sırbistan üzerinden Hırvatistan’a giren sığınmacılar Slovenya’ya yöneliyorlar. Slovenya’daki kamplarda, Avusturya’ya geçmek için bekleyen 14 bine yakın sığınmacı bulunuyor.

MÜLTECİ REKORU KIRILDI

Yunanistan’a son 5 günde rekor sayıda mülteci gitti. Uluslararası Göç Örgütü’nün verilerine göre 16-21 Ekim tarihleri arasında söz konusu Balkan ülkesine 48 bin mülteci giriş yaptı. Akdeniz’den Avrupa’ya gelen göçmenlerin sayısı 681 bine ulaştı. Hürriyet

Diyanet'ten uyarı: 15 gün takvimdeki namaz saatlerine 1’er saat ekleyin

Diyanet İşleri Başkanlığı, daha önceki açıklamalara göre yarın sabaha karşı sona ermesi beklenen ileri saat uygulamasına 2 hafta daha devam edileceğini, bu nedenle basılı takvimlerdeki vakit namazı saatlerinin 15 gün süreyle hatalı olacağı uyarısını yaptı.


Bakanlar Kurulu kararıyla Avrupa ülkeleri ile birlikte yaz saati uygulaması kapsamında gün ışığından daha fazla yararlanmak, elektrik tasarrufu ve uluslararası ticari ilişkilerde uyum amacıyla saatler 29 Mart’ta 03.00’ten itibaren 1 saat ileri alındı. Karara göre, 25 Ekim’de yaz saati uygulamasının sona ermesi ve saatlerin 04.00’ten itibaren 1 saat geri alınması gerekiyordu.

Ancak, Türkiye’de 1 Kasım’da yapılacak seçimler göz önüne alınarak Avrupa ülkelerinde sona erecek ileri saat uygulamasının aksine Türkiye’de yaz saati uygulamasına iki hafta daha devam edilmesi kararlaştırlıdı. Bu konudaki düzenleme, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun’un imzasıyla Başbakanlığa gönderildi. Bakanlar Kurulu da erteleme kararını onaylayınca karar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konuldu. Yeni düzenleme doğrultusunda, ileri saat uygulaması 8 Kasım’da sona erecek ve saatler 04.00’ten 03.00’e alınacak.

TAKVİMDEKİ NAMAZ SAATLERİ İÇİN UYARI

Diyanet İşleri Başkanlığı, yaz ve kış saatleri uygulamaları dikkate alınarak basılı takvimlerdeki namaz saatlerinin önceden belirlendiğini, öngörülemeyen bu yeni durum karşısında yanlış bilgilendirmenin önüne geçilebilmesi amacıyla cemaatin uyarılmasını istedi. Camilerde verilen vaazlarda ve cemaatin 25 Ekim ile 7 Kasım tarihleri arasındaki dönemde takvimde yer alan vakit namazları saatlerine uymaması buna karşılık takvimlerdeki saatlere bu süre içerisinde 1’er saat eklenerek ezan saatlerinin tespit edilebileceği uyarıları yapıldı. DHA

Davutoğlu Facebook'tan soruları yanıtlayacak

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden canlı yayında, takipçilerinin sorularını yanıtlayacak.


Başbakan Davutoğlu, Facebook hesabından yaptığı açıklamada, canlı yayının, bugün saat 21.00'de Gezegen Mehmet'in moderatörlüğünde gerçekleştirileceğini bildirdi.

İlk kez bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden takipçilerinin sorularını yanıtlayacak olan Davutoğlu, açıklamasında, "Bugüne kadar hep saygı değer gazetecilerin sorularına muhatap oldum, şimdi çok sevgili gençlerimizin sorularını duymak, onları cevaplandırmak istiyorum. Sizin sorularınızı bekliyorum gençler" ifadesini kullandı.

Yayını takip etmek için gerekli bağlantıya, Ahmet Davutoğlu'nun Facebook hesabından ulaşılabilecek.

'Tatile değil sandığa gidin'

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 1 Kasım seçimleri öncesi 30 Ekim gününün de idari tatil ilan edilmesi nedeniyle seçmenlere, “Ülkede işler iyi gitmiyor, benim de demokrasiye katkım olsun diye düşünüyorsanız tatile değil sandığa gidin” çağrısında bulundu.



ÜLKENİN GELECEĞİ OYLANACAK

“(30 Ekim tatili) Alınan karar ne olursa olsun Türkiye’nin iyiye gittiğini düşünenler tatillerine devam edebilirler. ‘Türkiye, iyiye gitmiyor, bu işin düzelmesi lazım, Türkiye’nin sağlıklı bir zemine oturması için benim de demokrasiye katkım olsun’ diye düşünenler ise sandığa gidip oyunu kullanmalı. İsteyen her zaman tatil yapabilir ama 1 Kasım’da ülkemizin geleceğini oylayacağız. Bütün vatandaşlarımızın bu yüzden sandığa gitmesini istiyoruz. Tatil kararı alanlar, ‘CHP seçmeni tatile gider, keyfine düşkündür, ülke batmış umurunda değil, biz tatil imkânı sağlayalım, CHP az oy alsın’ düşüncesindeler. Böyle bir algıları var ama gerçekler öyle değil. Vatandaşlarımızın duyarlılığına güveniyorum.AKP, dünya dengelerini iyi okuyamadı. O kadar ağır fatura çıktı ki, turist gelmiyor, mal ihraç edemiyoruz, kaldı ki terör ithal ettik, ihracat bitti, işsizlik arttı. Üstüne bir de 2 milyonun üzerinde Suriyeli Türkiye’ye geldi. Yanlış politikanın faturasını 78 milyon vatandaş ödüyor. Daha acı olanı ise bu faturanın gelecek kuşaklara yansıması riski var.



O PLATFORMDAN ÇIKTIM

(Digitürk’ün bazı kanalları platformdan çıkarması) Demokrasiyi savunuyorsan, yayın politikasını kısıtlayan bir platformdan çıkmak lazım. Hem demokrasiyi savunacaksınız, hem medyanın sesini kısan bir organa üye olacaksınız, böyle çelişki olmaz. O digital platformda ben kendi adıma üyeliğime son verdim. D-Smart platformuna geçtim.(CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, bazı anlaşmalarla devletin zarara uğratıldığına ilişkin iddiaları) Aykut beyin hazırladığı dosyalardan, savcıların harekete geçmesi lazımdı. Ama hangi savcı harekete geçecek? Öyle yürekli bir savcı var mı? Hâkim ve savcıların anayasal güvenceleri var. Ama korkunun yoğunluğu onlara anayasal güvenceleri bile unutturuyor.”



KILIÇDAROĞLU YORUMU: O FOTOĞRAF AKP'NİN İFLASI

CHP lideri, basınla sohbetinde, 20 Ekim akşamı sürpriz bir şekilde Moskova’da bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın görüşme fotoğrafına da dikkat çekerek şöyle dedi: “O fotoğraf, AKP hükümetinin izlediği dış politikasının iflas ettiğinin ilanıdır. 2012 yılında kendilerini uyarmıştım, dinlemediler. Şimdi 2015’te Türkiye, Ortadoğu bataklığına saplandı ve çıkamıyorlar. Sözde Ortadoğu’da oyun kurucu olacaktık. Şimdi bırakın oyun kurucu olmayı, Ortadoğu’nun şamaroğlanına döndük. Cenevre’de yapılan konfrans Türkiye’de yapılabilirdi. Biz bunu 2012 yılında önerdik. İşte o zaman Türkiye, oyun kurucu olabilirdi. Dış politikanın 360 derece değil, 180 derece değişmesi lazım. Bunu Davutoğlu ile yan yana geldiğimiz her ortamda söyledim. Dış politika konusunda AKP ile derin görüş ayrılıklarımız var. Aramızda temel bir fark var. Biz Türkiye’nin çıkarlarını, onlar yandaşlarının çıkarlarını savunuyorlar. Son günlerde açıklanan dosyalar, çıkar ilişkilerinin hangi boyutlarda olduğunu gayet iyi gösteriyor.”

Devlet Bahçeli'den 'Muharrem Ayı' mesajı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Muharrem ayı dolayısıyla Twitter hesabından mesajlar yayımladı. Bahçeli mesajında, "Geleceği Yezidler değil, Hz. Hüseyin ahlakıyla ahlaklanmış, inançlarına samimiyetle bağlanmış, fedakarlığı pusula yapmış yürekler yazacaktır" dedi.


Kerbela vakasından ders çıkarılmasının ve herkesin bir iç muhasebe yapmasının başlıca dileği olduğunu kaydeden Bahçeli, "Karşımızdaki seçenek azdır: Ya Yezid'in yanında saf tutup fitneye, karışıklığa destek verilecek; ya da Hüseyni duruşa sahip olunacaktır. Yezid'i, kalbi Allah sevgisiyle dolup taşan her vicdan sahibi lanetlemektedir. Hz. Hüseyin ise kahramanlaşmış bir destan gibi gönüllerdedir" ifadelerini kullandı.

GELECEĞİ YEZİDLER DEĞİL, HZ. HÜSEYİN AHLAKIYLA AHLAKLANMIŞ, İNANÇLARINA SAMİMİYETLE BAĞLANMIŞ, FEDAKARLIĞI PUSULA YAPMIŞ YÜREKLER YAZACAKTIR

Bahçeli, doğrudan dönüşün bugün de bulunmadığına vurgu yaparak, "Bugün de sureti haktan görünüp tehdit, şantaj ve saldırılardan medet uman gafillere fırsat verilmeyecektir. Asırlar önce bir damla suya hasret bırakılan yüksek iman, ne korkuya yenilmiş, ne oyunlara gelmiş, ne de hak bildiği yoldan dönmüştü. Zalimler acımasız olabilir, silahları da bulunabilir. Fakat Hüseyni ruh ve şuur, Muhammedi ihlas ve iffet hepsinin üstesinden gelecektir. Geleceği Yezidler değil, Hz. Hüseyin ahlakıyla ahlaklanmış, inançlarına samimiyetle bağlanmış, fedakarlığı pusula yapmış yürekler yazacaktır. Hz. Hüseyin'in dik duruşu, cesareti, asaleti, iman ve fazileti ihtiyacımız olan davranış ve soylu davranış kalıplarıdır" açıklamasında bulundu.

ZALİMLER, HER DEVİRDE, HER TOPLUMDA MASUMLARI HEDEF ALDI

Kerbela vakalarına her gün yenilerinin eklendiğini belirten Bahçeli, "Benzeri katliamların ardı arkası kesilmemektedir. Kerbela'da; batıl hesaplar, kötü planlar, şiddet ve cinayet emelleri İslamiyet'in bağrına, mazlumların sinesine hançer gibi saplanmıştır. Kimi zaman firavun, kimi zaman Nemrut, kimi zaman da Yezid hüviyetine bürünen zalim hevesler, insanlığın önüne taş koyan vicdansızlıktır.Taç ve taht uğruna, dünyevi çıkar ve ikbal adına her kutsala el uzatabilecek kadar vahşileşenler insanlığın defolu yüzleridir. Zalimler, her devirde, her toplumda masumları hedef almışlar; masumiyete kin ve nefret silahıyla muamele etmişlerdir" şeklinde görüş bildirdi.

KERBELA ASIRLARDIR KANAYAN YARA

"Kerbela asırlardır kanayan bir yara, Müslümanların ortak hafızasında yer etmiş derin bir acı, yankıları hala devam eden büyük bir dramdır" ifadelerini kullanan Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:"Hicri 61. yılın 10 Muharrem'inde Hz. Peygamber'in reyhanım dediği Hz. Hüseyin ve yanında bulunan 70 kişi Kerbela'da şehit edilmiştir. Muharrem ayı matem ve hüzün dönemidir. Bu ayda Ehl'i Beyt'in kutlu isimlerine kast edilmiş, çöl kumları mübarek kanlarla sulanmıştır. Aşura Günü'müz mübarek ve bereketli olsun. Ehl-i Beyt'in yüce isimlerine Cenab-ı Allah'tan rahmet ve sevdiklerinden olabilmeyi diliyorum. Zalim anı düşünür, varlığı ve devamlılığıyla ilgilenir. Bu basit ve nefsi bir tutumdur. Biz geleceği düşünelim, gelecek için irade gösterelim. Rabbim hepimize Hz. Hüseyin gibi iyilik kutbu, kahramanlık yurdu olabilmeyi nasip etsin. Allah bizi zalimce yaşayıp Yezid gibi anılmaktan korusun." Hürriyet

23 Ekim 2015 Cuma

'Dünyanın en fakir devlet başkanı' Türkiye'ye geliyor

Görev yaptığı dönemde “Dünyanın en yoksul devlet başkanı” olarak tanımlanan eski Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, Türkiye’ye gelecek. CHP'li belediyelerin ev sahipliğindeki etkinliklere katılacak Mujica, Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşecek.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, eski Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica'nın CHP'li belediyelerin konuğu olarak 29 Ekim'de Türkiye'ye geleceğini söyledi.

Türkiye’de 10 gün kalacak Jose Mujica, CHP'li bazı belediyeler tarafından konuk edilecek.


Odunpazarı, Şişli, Konak ve Beylikdüzü belediyelerini ziyaret edecek Mujica, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile de görüşecek.

Eski Uruguay Devlet Başkanı, CHP’li yetkililerle birlikte kentin yoksul bölgelerini ziyaret edecek.

Veli Ağbaba, yaptığı açıklamada, “Dünya'nın en mütevazi başkanı, umarız Türkiye'deki siyasetçilere örnek olur" ifadelerini kullandı.

Türkiye’de 11,7 milyon kişi sürekli yoksul

HESA Ekonomi Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Ramazan Taş "Türkiye’de 11,7 milyon vatandaş sürekli yoksul" dedi.

HESA Ekonomi Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Ramazan Taş, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 18 Eylül 2015 tarihinde açıkladığı Gelir ve Yaşam Koşulları verilerine göre Türkiye’de 23,3 milyon vatandaşın maddi yoksun, 11,7 milyon vatandaşın ise sürekli yoksul durumunda olduğunu açıkladı.
Turgut Özal Üniversitesi İİBF İktisat Bölüm Başkanı da olan Taş, en az 3 yıldır yoksul olanların ‘sürekli yoksul’ olarak tanımlandığını belirtti. Taş, Türkiye nüfusunun yüzde 15,1’ine karşılık gelen 11,7 milyon vatandaşın sürekli yoksul durumda olduğunu söyledi.
Doç. Dr. Taş, ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan, ödeme zorluğu çeken, beklenmedik harcamalarını karşılayamayan, evinin ısınma ihtiyacını karşılayamayan, çamaşır makinesi, telefonu, renkli televizyonu olmayan, tatil yapamayanların ‘maddi yoksul’ olarak tanımlandığını kaydetti. Taş, dolayısıyla Türkiye nüfusunun yüzde 29,4’üne denk gelen 23,3 milyon vatandaşın maddi yoksun durumunda olduğunu belirtti.
Ramazan Taş, yoksulluk, yolsuzluk ve yasakları yani 3Y’yi ortadan kaldırma hedefiyle yola çıkan ve aralıksız 13 yıl iktidarda kalan bir siyasi kadronun 13 sonra hala yoksullukla, yolsuzlukla ve yasaklarla anılmasının hem kendileri adına hem de Türkiye adına büyük bir hayal kırıklığı olduğu değerlendirmesini yaptı. Sözcü

22 Ekim 2015 Perşembe

İsveç’te tecavüz mağduru erkekler için klinik

Cinsel taciz ve tecavüze uğramış erkekler için İsveç’in dalında ilk kliniği geçen hafta açılarak tecavüz mağdurlarını kabul etmeye başladı.

Düynada ilk kez tecavüz mağduru erkekler için İsveç'te bir klinik açıldı. Geçtiğimiz yıl İsveç'te 370 erkeğin tecavüze uğradığı kayıtlara geçti. 
Södersjukhuset (SÖS) bünyesinde açılan kliniğin Şefi Lotti Helström yeni açılan kliniktecinsel tacize uğrayan erkeklerin şimdiye kadar olandan daha iyi destek almalarının amaçlandığını söyledi.
ERKEKLERE ÇOĞUNLUKLA YİNE BAŞKA ERKEKLER TECAVÜZ EDİYOR

Nüfus araştırmalarının tecavüze uğrayan erkek sayısının tahmin edilenlerden oldukça fazla olduguna dikkat çeken Lotti Helström, erkeklerde tecavüzün fiziksel ve psikolojik sağlıklarına olan etkilerin, kadınlara göre çok daha büyük olduğunu belirterek, tecavüze uğrayan erkeklerde post travma sendromu riskinin de çok daha fazla olduğunun altını çizdi.

Ayda 3 ila 5 erkeğin kliniklerine başvuracağını tahmin ettiklerini belirten Lotti Helström, "Cinsel tecavüze uğrayan erkeklerin büyük çoğunluğu yine başka erkekler tarafından taciz ediliyor. Bu kişilerin insani ve cinsel kimlikleri karmakarışık oluyor. Bu da bizim karşı karşıya olacağımız en büyük zorluk olacaktır" dedi.
2014'TE 370 ERKEK TECAVÜZE UĞRADIĞINI AÇIKLADI

Lotti Helström’ün verdiği bilgilerde göre, İsveç’te 2014 yılında erkeklere yönelik 370 tecavüz olayı kayıtlara geçti.

Tecavüze uğrayan erkekler için klinik açılacağını ilk olarak İngilizce İsveç haberleri veren "The Local" gazetesinde duyurulmasının ardından Stockholm İl Sağlık Müdürlüğü dünyanın her tarafından yayın organlarınca röportaj icin aranmaya başlandı.
DÜNYANIN TECAVÜZE UĞRAYAN ERKEKLERİ İÇİN AÇILAN İLK KLİNİĞİ

Washington Post Web forumunda İsveç’in neden tecavüze ugrayan erkekler için klinik açtığını irdeleyen uzunca bir yazı yayınladı. İngiliz Daily Mail haberi, "Dünyanın tecavüze uğrayan erkekler icin açılan ilk kliniği" olarak duyurdu. İrlanda radyo kanalı da Folk Partili Jessica Ericsson ile bir söyleşi yayınladı. DHA

Çetin Altan: 'Hayal ettiğim ülke bu değildi'

Bugün 88 yaşında hayata gözlerini yuman usta gazeteci Çetin Altan, Haziran 2015'te Cumhuriyet için kaleme aldığı "Hayal ettiğim ülke bu değildi" başlıklı yazısında "Torunlarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz ülke bu değildi. Artık anlaşılıyor ki ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan" demişti.


İşte o yazı:

Hayal ettiğim ülke bu değildi

Artık anlaşılıyor ki ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan.

Torunlarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz ülke bu değildi. Gene de bir hayal kırıklığı yaşamıyorum. Menzil-i maksuda ulaşılamasa da çok yol katettik.

Bir ömür, sadece amaca ulaşmak için harcanmaz. O amaca doğru atılacak bir iki adıma yardımcı olmak için de harcanır.

Yaralı bir devi ayaklarının üstüne koyabilmek için kuşak kuşak o devi sırtımızda taşıdık. Yaralarının iyileşeceğine, o devin ayaklarının üstünde duracağına olan inancımı hiç kaybetmedim. Bir gün bu ülke ayaklarının üstünde duracak. O zaman da, masaldaki gibi “sihirli kedinin çizmelerini” giyerek amacına doğru uçarak gidecek.

Biz torunlarımıza istediğimiz ülkeyi bırakamıyoruz.

Ama siz uğraşırsanız, mücadeleden vazgeçmezseniz, dünyadan ayrılırken “torunlarımıza istediğimiz ülkeyi bırakıyoruz” deme mutluluğunu siz tadabilirsiniz.

Hayallerinizden, ümitlerinizden, mücadelenizden vazgeçmeyin.

Amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, “daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik” diyebilirsiniz.

Bu da az şey değildir. Buruk da olsa, yorgun gözlerinizde bir tebessüm yaratır.

O tebessümlerin çoğalması da elbet bir gün kurtarır bu ülkeyi.

Enseyi karartmayın.