IŞİD, örgüt için savaşan militanların, seks kölesi olarak kullandıkları esir kadınlara nasıl davranmaları gerektiğini detaylı olarak anlatan bir rehber yayımladı.
Hürriyet'in haberine göre; “Köle alımı ile ilgili soru ve cevaplar” başlıklı rehberin IŞİD’in basım evi Al-Himma tarafından basıldığı ve 3 Aralık’ta militanlara dağıtıldığı açıklandı.
Uzmanlar, rehberin militanlara yaz aylarında örgüt tarafından ele geçirilen Yezidi kadınlarına nasıl davranmaları gerektiğini öğretmek için yazıldığını tahmin ettiklerini söyledi.
Rehberde sadece inançsız kadınların seks kölesi olarak kullanılabileceğinin altı çizilirken, köle kadınlarla “cinsel ilişkiye girmenin ve onları alıp satmanın” İslami kurallara uygun olduğu öne sürüldü.
Rehberde militanların ele geçirdikleri bakire kadınlarla hemen cinsel ilişkiye girebileceği ancak “Kadının bakire olmaması durumunda cinsel ilişkiye girmeden önce rahminin temizlenmesi gerektiği” iddia edildi.
ABD merkezli Ortadoğu Medya Araştırmaları vakfının ele geçirip internet sitesinde yayımladığı rehberde militanların ergenliğe ulaşmamış kölelerle cinsel birleşme yaşamaması gerektiği ancak onlardan “cinsel birleşme yaşamadan” faydalanabilecekleri belirtildi.
Akraba olan kadınların aynı kişi tarafından köle olarak alınabileceğini ifade eden rehber, “Bir erkeğin akraba olan köle kadınlarla aynı anda cinsel ilişkiye girmemesi gerektiğini” belirtti.
"BABADAN OĞULA GEÇEBİLİR"
Rehberde seks kölesi olarak kullanılan kadınların “Diğer tüm mallar gibi kişinin ailesine miras bırakılabileceği” belirtilirken, bir oğulun babasından miras aldığı bir köle ile cinsel ilişkiye girmemesi, sadece kadının hizmetlerinden yararlanması gerektiği de bildirildi.
Köle kadınların disiplin amacıyla dövülebileceğinin belirtildiği rehberde, “İşkence ve zevk amaçlı dayak atmanın ise yasak olduğu” açıklandı. (hürriyet.com.tr)
10 Aralık 2014 Çarşamba
İngiliz siyasetçinin eşi ‘selfie’lerini satıyor
İngiltereli İşçi Partili vekil Simon Danczuk'un ‘selfie’ takıntılı eşi Karen, bir süredir paylaştığı göğüs dekolteli fotoğraflarıyla tepki görüyordu. Karen işi bir adım daha öteye götürdü ve fotoğraflarını eBay üzerinden satmaya karar verdi!
Rochdale kasabası belediye meclisi üyesi olan Simon Danczuk’un eşi Karen Danczuk, ‘selfie’ sevgisi yüzünden İngiltere’nin gündemine oturmuştu. Dekolteli fotoğraflarını pek çok kez sosyal medya hesaplarından paylaşan iki çocuk annesi genç kadın, şimdi bu işi daha da tuhaf bir noktaya götürdü. 31 yaşındaki Danczuk imzalı, göğüs dekolteli ve parfümlü fotoğraflarının tanesini eBay’de tanesi 10 sterlin’den (yaklaşık 35 TL)’den satıyor!
İLK 24 SAATTE 400'DEN FAZLA FOTOĞRAF SATILDI
Parlamento üyesi diğer politikacıların hedef tahtası haline gelen aile, görünen o ki tepkileri umursamıyor. Üstelik Karen Danczuk, ‘Sanırım bende doğal olarak bir ticaret zekâsı var ve bu işin yürüyeceğini düşündüm’ diyor ve ekliyor: ‘Aslında sadece eski giysilerimi satmak istemiştim. Ancak imzalı fotoğraflarımı isteyen o kadar çok mesaj aldım ki, en sonunda onları satmaya karar verdim.’
Genç kadın fotoğraflarını eBay’e koyduktan sonraki ilk 24 saatte 400’den fazla fotoğraf sattığını ve 4 binden fazla kullanıcının da sayfasını incelediğini ifade ediyor: ‘Tüm fotoğraflarımla tek tek ilgileniyor, onları imzalıyor, kullandığım parfümü de üzerlerine sıkarak ilgilenenlere yolluyorum.’
VEKİL EŞTEN DESTEK: 'KARIMLA GURUR DUYUYORUM'
Vekil Simon Daczuk ise ‘karımın zekası ve güzelliğiyle gurur duyuyorum’ demekle yetiniyor.
Eski Muhafazakar Partili Louise Mensch ise Karen Danczuk'u 'Westminster'ın yüz karası' olarak nitelendiriyor ve onun bu davranışlarının politikayı ucuzlaştırdığını söylüyor. Hürriyet
Rochdale kasabası belediye meclisi üyesi olan Simon Danczuk’un eşi Karen Danczuk, ‘selfie’ sevgisi yüzünden İngiltere’nin gündemine oturmuştu. Dekolteli fotoğraflarını pek çok kez sosyal medya hesaplarından paylaşan iki çocuk annesi genç kadın, şimdi bu işi daha da tuhaf bir noktaya götürdü. 31 yaşındaki Danczuk imzalı, göğüs dekolteli ve parfümlü fotoğraflarının tanesini eBay’de tanesi 10 sterlin’den (yaklaşık 35 TL)’den satıyor!
İLK 24 SAATTE 400'DEN FAZLA FOTOĞRAF SATILDI
Parlamento üyesi diğer politikacıların hedef tahtası haline gelen aile, görünen o ki tepkileri umursamıyor. Üstelik Karen Danczuk, ‘Sanırım bende doğal olarak bir ticaret zekâsı var ve bu işin yürüyeceğini düşündüm’ diyor ve ekliyor: ‘Aslında sadece eski giysilerimi satmak istemiştim. Ancak imzalı fotoğraflarımı isteyen o kadar çok mesaj aldım ki, en sonunda onları satmaya karar verdim.’
Genç kadın fotoğraflarını eBay’e koyduktan sonraki ilk 24 saatte 400’den fazla fotoğraf sattığını ve 4 binden fazla kullanıcının da sayfasını incelediğini ifade ediyor: ‘Tüm fotoğraflarımla tek tek ilgileniyor, onları imzalıyor, kullandığım parfümü de üzerlerine sıkarak ilgilenenlere yolluyorum.’
VEKİL EŞTEN DESTEK: 'KARIMLA GURUR DUYUYORUM'
Vekil Simon Daczuk ise ‘karımın zekası ve güzelliğiyle gurur duyuyorum’ demekle yetiniyor.
Eski Muhafazakar Partili Louise Mensch ise Karen Danczuk'u 'Westminster'ın yüz karası' olarak nitelendiriyor ve onun bu davranışlarının politikayı ucuzlaştırdığını söylüyor. Hürriyet
Milyonlarca emekliye çifte zam müjdesi
Yeni yıl yaklaşırken, emeklileri de zam heyecanı sardı. 2015 yılında hem SSK ve Bağ-Kur emeklileri hem de memur emeklileri çift zam alacak. Toplu sözleşme kapsamında bu yıl tek zam alan memur emeklilerinin maaşında, 2015'te 2 kez artış yapılacak.
Memur emeklileri, toplu sözleşmeye göre, Ocak'ta yüzde 3 zam alacak. Temmuz'da ise bir yüzde 3 artış daha yapılacak, ayrıca 2015'in ilk yarısında enflasyon yüzde 3'ü aşarsa, bunun da farkı verilecek.
FARKLI ARTIŞ
2015 yılı programında memur emeklilerinin Temmuz zammıyla ilgili öngörü yer aldı. Buna göre; memur emekli aylıklarının, oluşacağı tahmin edilen yüzde 0.63'lük enflasyon farkı nedeniyle Temmuz'da yüzde 3.63 artırılması planlanıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri de 2015'te çift zam alacak. Zam oranları, memur emeklilerinden farklı olacak. Maaşlarda Ocak ve Temmuz aylarında, bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşen enflasyon kadar artış olacak. SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının önceki 6 aylık enflasyon tahminine göre Ocak ve Temmuz'da sırasıyla yüzde 3.45 ve yüzde 3.63 artırılması öngörülüyor. Kesin zam oranları ise Ocak ve Temmuz'da açıklanacak 6 aylık enflasyon verileriyle belli olacak.
SÖZLEŞME ÇAĞRISI
Enflasyona göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, sistemin değişmesini istiyor. TAKVİM'i arayan emekliler, yetkililere şöyle sesleniyor: "Memur emeklilerine başka, bize başka zam olmamalı. Aradaki fark kaldırılmalı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin de zammı toplu sözleşmede belirlenmeli."
Memur emeklileri, toplu sözleşmeye göre, Ocak'ta yüzde 3 zam alacak. Temmuz'da ise bir yüzde 3 artış daha yapılacak, ayrıca 2015'in ilk yarısında enflasyon yüzde 3'ü aşarsa, bunun da farkı verilecek.
FARKLI ARTIŞ
2015 yılı programında memur emeklilerinin Temmuz zammıyla ilgili öngörü yer aldı. Buna göre; memur emekli aylıklarının, oluşacağı tahmin edilen yüzde 0.63'lük enflasyon farkı nedeniyle Temmuz'da yüzde 3.63 artırılması planlanıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri de 2015'te çift zam alacak. Zam oranları, memur emeklilerinden farklı olacak. Maaşlarda Ocak ve Temmuz aylarında, bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşen enflasyon kadar artış olacak. SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının önceki 6 aylık enflasyon tahminine göre Ocak ve Temmuz'da sırasıyla yüzde 3.45 ve yüzde 3.63 artırılması öngörülüyor. Kesin zam oranları ise Ocak ve Temmuz'da açıklanacak 6 aylık enflasyon verileriyle belli olacak.
SÖZLEŞME ÇAĞRISI
Enflasyona göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, sistemin değişmesini istiyor. TAKVİM'i arayan emekliler, yetkililere şöyle sesleniyor: "Memur emeklilerine başka, bize başka zam olmamalı. Aradaki fark kaldırılmalı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin de zammı toplu sözleşmede belirlenmeli."
AVM'ler pazar günü kapanacak
AVM'lere ayar geliyor. Meclise sunulan kanun taslağına göre büyük mağazalar, Pazar günü ve resmi tatil günleri tamamen, diğer günler ise saat 20.30'dan itibaren müşteri trafiğine kapanacak.
Milliyet'in haberine göre; "Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazaların Kuruluş ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun Teklifi" Ak Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk ve milletvekili arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Teklife göre, büyük mağazaların kuruluşu, "Büyük Mağazalar Değerlendirme Kurulu"nun olumlu raporuna bağlı olacak. Kuruluş izninin alınması diğer kanunların zorunlu kıldığı izin ve ruhsatların alınması yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak. Kuruluş iznini almayan projelere, belediyeler tarafından ruhsat verilmeyecek ve bu projeler teşvik kapsamına alınmayacak.
Değerlendirme Kurulu, il,ilçe ve belde dışındaki işletmeler için 9, il, ilçe ve belde içindeki işletmeler için yine 9 üyeden oluşacak. Kurulun sekreterya hizmetleri ilgili Sanayi ve Ticaret il Müdürlüğü veya Belediye Başkanlıkları tarafından yürütülecek.
Kuruluş izni
Satış alanı 400 metrekare ve altında kalan zincir mağazaların kuruluş izinleri, genel hükümlere göre sınırları içinde bulunduğu belediye tarafından verilecek. Satış alanı 5 bin metre kareye kadar olan alışveriş merkezlerinin ve büyük mağazaların kuruluş izinleri kurulun raporunun olumlu olması halinde, imar planlarında belirlenen ticaret alanlarında, kentsel ve bölgesel iş merkezilerinde ya da tali iş merkezlerinde doğrudan belediyelerce verilecek.
Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan alışveriş merkezlerinin ve büyük mağazaların kuruluş izinleri de büyükşehir belediyeleri tarafından verilecek.
Satış alanı 5 bin metre kareden fazla olan büyük mağazaların kuruluş izinleri bakanlık tarafından verilecek. Bakanlık bu yetkisini, DPT'nin belirlediği şehirlerin sosyo-ekonomik gelişmişlik katsayısını dikkate alarak valiliklere devredebilecek. İmar planlarında ticaret alanı, kentsel ve bölgesel iş merkezi ya da tali iş merkezi belirlenmemiş olan yerlerde, büyüklüğü ne olursa olsun yine kurulun raporu çerçevesinde valilik tarafından ön izin verilecek.
Büyük mağaza kurulabilmesi için imar planlarında ticaret alanı, kentsel ve bölgesel iş merkezi ya da tali iş merkezi ayrılmış olması ve bu alanların büyük mağaza kurulmasına müsait bulunması şartı aranacak. Kuruluş talebi, faaliyet gösterilecek yerdeki yapı yoğunluğunun elverişliliği, nüfus ve trafik yoğunluğu, esnaf ve sanatkarlar ile küçük ve orta boy işletme yoğunluğu, satış alanları büyüklüklerine göre büyük mağazaların şehir yerleşim merkezlerine ve birbirlerine olan uzaklıkları, depreme dayanıklılık, yangın ve benzeri risk durumları için tedbirlerin yeterli olup olmadığı yönlerinden değerlendirilecek. Büyük mağazanın kuruluş izin talebinin kabul edildiği veya reddedildiği, yetkili makam tarafından talep sahiplerine bildirilecek. Kuruluş talebinin reddedilmesine ilişkin işlemin dava konusu edilmesi ve davanın reddi yönünde verilen kararın kesinleşmesi halinde, aynı yer için yeniden yapılacak kuruluş talepleri başka bir gerekçe gösterilmeksizin reddedilecek.
Sanatsal faaliyet alanı tanzim edilecek
Her ilde ticaret odası veya ticaret ve sanayi odası bünyesinde "Büyük Mağazalar Sicili" oluşturulacak. Büyük mağazalar satış alanları toplamının en az yarısına tekabül edecek aynı mahalde bir sahayı, müşterilerinin ücretsiz kullanımına, açık ya da kapalı otopark olarak düzenleyecek. Alışveriş merkezlerinden, satış alanı toplamı 2 bin 500- 5 bin metre kare arasında olanlar 100 metre kare, 5 bin 1-10 bin metre kare arasında olanlar 150 metre kare, 10 bin metre kareden büyük olanlar 200 metre kare alanı sanatsal sergiler, gösteriler, söyleşiler, atölye çalışmaları, imza günleri ve benzeri sanatsal etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla sanatsal faaliyet alanı olarak kullanılmak üzere ayıracak ve tanzim edecek.
Satış alanı toplamı 2 bin 500 metrekare üzerinde olan alışveriş merkezlerinde, gerekli hijyen şartlarına uygun, işletme büyüklüğüne uygun, erkek ve bayan tuvalet ve lavabosu, mescit ve çocuk odası gibi uygun mekanlar oluşturulacak.
Pazar günü ve resmi tatillerde kapanacak
Çalışma günlerinde Sabah saat 10.30'da açılacak olan büyük mağazalar, Cumartesi hariç Pazar günü ve resmi tatil günleri tamamen, diğer günler ise saat 20.30'dan itibaren müşteri trafiğine kapalı olacak.
Büyük mağazalar satın aldıkları malların bedelini teslim tarihinden itibaren en geç 60. günde, taze etler ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerini ve yaş sebze, meyve ürünlerini en geç 30. günde, 30 gün içinde bozulabilen veya günlük kaydıyla satılan besin ürünlerinin satış bedellerini de teslim tarihinden itibaren en geç 15. günde ödeyecek.
Ödeme şartlarına uyulmaması halinde, fatura tutarı üzerinden Merkez Bankası reeskont ve avans işlemlerinde uygulanan faiz oranında gecikme faizi uygulanacak.
Büyük mağazalar, tedarikçi veya üreticilere ürettirip satın aldıkları ürünleri kendi markaları altında satmaları halinde, bu satışların toplamı, cirolarının yüzde 30'unu geçemeyecek. Son kullanma tarihi, normal satış ve indirimli satış fiyatı belirtilmeden, tüketim mallarına ilişkin indirimli veya hediyeli satış kampanyası ile tüketiciyi yanıltan süresi belirlenmemiş indirimli satış kampanyaları düzenleyemeyecekler.
Kuruluş izni alınmaksızın kurulan ve ticari faaliyette bulunan alışveriş merkezleri, büyük mağazalar ve zincir mağazalar vali tarafından kapatılacak ve bunların işletmecilerine satış alanları itibariyle metrekare başına 10 lira idari para cezası verilecek. Alışveriş merkezlerinde, büyük ve zincir mağazalarda yapılacak denetimlerde kuruluş izni hilafına işlem yapıldığı ve tesis gerçekleştirdiği tespit edilirse, cezayı gerektiren durumun mevzuata ve kuruluş izin belgesindeki hususlara uygun hale getirilmesi yazılı olarak işletmecilere tebliğ edilecek.
Tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde gerekli şartları yerine getirmeyenlerin her türlü faaliyeti vali tarafından durdurulacak. Kanunda belirtilen ve idari nitelikte olan para cezaları vali tarafından verilecek. Fiilin bir yıl içinde tekrarı halinde, her tekrar için, 2 katı idari para cezası uygulanacak.
Milliyet'in haberine göre; "Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazaların Kuruluş ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun Teklifi" Ak Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk ve milletvekili arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Teklife göre, büyük mağazaların kuruluşu, "Büyük Mağazalar Değerlendirme Kurulu"nun olumlu raporuna bağlı olacak. Kuruluş izninin alınması diğer kanunların zorunlu kıldığı izin ve ruhsatların alınması yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak. Kuruluş iznini almayan projelere, belediyeler tarafından ruhsat verilmeyecek ve bu projeler teşvik kapsamına alınmayacak.
Değerlendirme Kurulu, il,ilçe ve belde dışındaki işletmeler için 9, il, ilçe ve belde içindeki işletmeler için yine 9 üyeden oluşacak. Kurulun sekreterya hizmetleri ilgili Sanayi ve Ticaret il Müdürlüğü veya Belediye Başkanlıkları tarafından yürütülecek.
Kuruluş izni
Satış alanı 400 metrekare ve altında kalan zincir mağazaların kuruluş izinleri, genel hükümlere göre sınırları içinde bulunduğu belediye tarafından verilecek. Satış alanı 5 bin metre kareye kadar olan alışveriş merkezlerinin ve büyük mağazaların kuruluş izinleri kurulun raporunun olumlu olması halinde, imar planlarında belirlenen ticaret alanlarında, kentsel ve bölgesel iş merkezilerinde ya da tali iş merkezlerinde doğrudan belediyelerce verilecek.
Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan alışveriş merkezlerinin ve büyük mağazaların kuruluş izinleri de büyükşehir belediyeleri tarafından verilecek.
Satış alanı 5 bin metre kareden fazla olan büyük mağazaların kuruluş izinleri bakanlık tarafından verilecek. Bakanlık bu yetkisini, DPT'nin belirlediği şehirlerin sosyo-ekonomik gelişmişlik katsayısını dikkate alarak valiliklere devredebilecek. İmar planlarında ticaret alanı, kentsel ve bölgesel iş merkezi ya da tali iş merkezi belirlenmemiş olan yerlerde, büyüklüğü ne olursa olsun yine kurulun raporu çerçevesinde valilik tarafından ön izin verilecek.
Büyük mağaza kurulabilmesi için imar planlarında ticaret alanı, kentsel ve bölgesel iş merkezi ya da tali iş merkezi ayrılmış olması ve bu alanların büyük mağaza kurulmasına müsait bulunması şartı aranacak. Kuruluş talebi, faaliyet gösterilecek yerdeki yapı yoğunluğunun elverişliliği, nüfus ve trafik yoğunluğu, esnaf ve sanatkarlar ile küçük ve orta boy işletme yoğunluğu, satış alanları büyüklüklerine göre büyük mağazaların şehir yerleşim merkezlerine ve birbirlerine olan uzaklıkları, depreme dayanıklılık, yangın ve benzeri risk durumları için tedbirlerin yeterli olup olmadığı yönlerinden değerlendirilecek. Büyük mağazanın kuruluş izin talebinin kabul edildiği veya reddedildiği, yetkili makam tarafından talep sahiplerine bildirilecek. Kuruluş talebinin reddedilmesine ilişkin işlemin dava konusu edilmesi ve davanın reddi yönünde verilen kararın kesinleşmesi halinde, aynı yer için yeniden yapılacak kuruluş talepleri başka bir gerekçe gösterilmeksizin reddedilecek.
Sanatsal faaliyet alanı tanzim edilecek
Her ilde ticaret odası veya ticaret ve sanayi odası bünyesinde "Büyük Mağazalar Sicili" oluşturulacak. Büyük mağazalar satış alanları toplamının en az yarısına tekabül edecek aynı mahalde bir sahayı, müşterilerinin ücretsiz kullanımına, açık ya da kapalı otopark olarak düzenleyecek. Alışveriş merkezlerinden, satış alanı toplamı 2 bin 500- 5 bin metre kare arasında olanlar 100 metre kare, 5 bin 1-10 bin metre kare arasında olanlar 150 metre kare, 10 bin metre kareden büyük olanlar 200 metre kare alanı sanatsal sergiler, gösteriler, söyleşiler, atölye çalışmaları, imza günleri ve benzeri sanatsal etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla sanatsal faaliyet alanı olarak kullanılmak üzere ayıracak ve tanzim edecek.
Satış alanı toplamı 2 bin 500 metrekare üzerinde olan alışveriş merkezlerinde, gerekli hijyen şartlarına uygun, işletme büyüklüğüne uygun, erkek ve bayan tuvalet ve lavabosu, mescit ve çocuk odası gibi uygun mekanlar oluşturulacak.
Pazar günü ve resmi tatillerde kapanacak
Çalışma günlerinde Sabah saat 10.30'da açılacak olan büyük mağazalar, Cumartesi hariç Pazar günü ve resmi tatil günleri tamamen, diğer günler ise saat 20.30'dan itibaren müşteri trafiğine kapalı olacak.
Büyük mağazalar satın aldıkları malların bedelini teslim tarihinden itibaren en geç 60. günde, taze etler ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerini ve yaş sebze, meyve ürünlerini en geç 30. günde, 30 gün içinde bozulabilen veya günlük kaydıyla satılan besin ürünlerinin satış bedellerini de teslim tarihinden itibaren en geç 15. günde ödeyecek.
Ödeme şartlarına uyulmaması halinde, fatura tutarı üzerinden Merkez Bankası reeskont ve avans işlemlerinde uygulanan faiz oranında gecikme faizi uygulanacak.
Büyük mağazalar, tedarikçi veya üreticilere ürettirip satın aldıkları ürünleri kendi markaları altında satmaları halinde, bu satışların toplamı, cirolarının yüzde 30'unu geçemeyecek. Son kullanma tarihi, normal satış ve indirimli satış fiyatı belirtilmeden, tüketim mallarına ilişkin indirimli veya hediyeli satış kampanyası ile tüketiciyi yanıltan süresi belirlenmemiş indirimli satış kampanyaları düzenleyemeyecekler.
Kuruluş izni alınmaksızın kurulan ve ticari faaliyette bulunan alışveriş merkezleri, büyük mağazalar ve zincir mağazalar vali tarafından kapatılacak ve bunların işletmecilerine satış alanları itibariyle metrekare başına 10 lira idari para cezası verilecek. Alışveriş merkezlerinde, büyük ve zincir mağazalarda yapılacak denetimlerde kuruluş izni hilafına işlem yapıldığı ve tesis gerçekleştirdiği tespit edilirse, cezayı gerektiren durumun mevzuata ve kuruluş izin belgesindeki hususlara uygun hale getirilmesi yazılı olarak işletmecilere tebliğ edilecek.
Tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde gerekli şartları yerine getirmeyenlerin her türlü faaliyeti vali tarafından durdurulacak. Kanunda belirtilen ve idari nitelikte olan para cezaları vali tarafından verilecek. Fiilin bir yıl içinde tekrarı halinde, her tekrar için, 2 katı idari para cezası uygulanacak.
Emektar eskorta Türk talip yağıyor
1000’den fazla teklif
Avustralya’da eskortluk yaparken 10 binden fazla erkekle birlikte olduğunu açıklayan Gwyneth Montenegro’ya (36) Türkiye’den evlilik teklifi yağıyor. Montenegro hayatını Kitap haline getirdiğinden bu yana Türkiye, ABD, Çin ve Doğu Avrupa ülkeleri başta olmak üzere onlarca ülkeden 1000’den fazla evlilik teklifi aldığını söyledi
Hayatının aşkını arıyor
Anılarıyla büyük ses getiren Montenegro üç yıl önce eskortluğu bıraktığını ve artık hayatının aşkını aradığını söylemişti. Kitabıyla uluslararası basının dikkatini çeken kadın kariyerinin
zirvesindeyken saat başı 500 ile 1000 dolar arasında kazandığını belirtmişti. Mİlliyet
İşsize günde 25 TL!
Herkesin meslek kazanıp iş sahibi olması için düğmeye basıldı. Firmalar işsize meslek öğretirse primleri devlet ödeyecek. Kursiyere de günde 25 lira harçlık verilecek
Hükümet nitelikli eleman bulmakta zorlanan patronlara destek için önemli bir adım attı. Türkiye İş Kurumu'nca başlatılan 'İşbaşı eğitim Programı' ile işverenin kalifiye eleman bulması sağlanacak. Kendi işyerinde iş öğreten, meslek kazandıran işverenin sigorta giderini devlet karşılayacak. İŞKUR, aynı zamanda çalıştırılan sigortalıya günlük 25 lira ödeme yapacak, genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı primlerini de karşılayacak.
İşbaşı Eğitim Programı ile işveren aradığı elemanı maliyetsiz şekilde bulacak, sigortalı da vasıflı hale gelerek meslek öğrenmiş olacak. Program, işverene, kalifiye eleman bulmakta zorlandığı meslekte vasıfsız elemanı kendi işyerinde yetiştirmesi için destek sağlıyor. Programın işverene hiçbir maliyeti olmayacak, sigortalının tüm giderlerini İŞKUR karşılayacak. Uygulama hem işverene hem de işsiz gençlere fırsat yaratacak.
NASIL YARARLANILACAK?
İşkur bu elemanların sigortasını, iş kazası ve meslek hastalığı primlerini ödeyecek. Ayrıca elemanlara günlük 25 TL ödeme yapacak. Programdan yararlanabilmek için bir işyerinde en az 2 sigortalı çalışanın olması gerekiyor. Eğer 10'dan fazla çalışan varsa her 10 kişiye karşılık 1 kişi için bu destekten yararlanılacak. Yararlanacak gençlerin İŞKUR'a kayıtlı işsiz olması, işverenin birinci dereceden akrabası ve öğrenci olmaması ve 15 yaşını tamamlaması gerekiyor. Takvim
Hükümet nitelikli eleman bulmakta zorlanan patronlara destek için önemli bir adım attı. Türkiye İş Kurumu'nca başlatılan 'İşbaşı eğitim Programı' ile işverenin kalifiye eleman bulması sağlanacak. Kendi işyerinde iş öğreten, meslek kazandıran işverenin sigorta giderini devlet karşılayacak. İŞKUR, aynı zamanda çalıştırılan sigortalıya günlük 25 lira ödeme yapacak, genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı primlerini de karşılayacak.
İşbaşı Eğitim Programı ile işveren aradığı elemanı maliyetsiz şekilde bulacak, sigortalı da vasıflı hale gelerek meslek öğrenmiş olacak. Program, işverene, kalifiye eleman bulmakta zorlandığı meslekte vasıfsız elemanı kendi işyerinde yetiştirmesi için destek sağlıyor. Programın işverene hiçbir maliyeti olmayacak, sigortalının tüm giderlerini İŞKUR karşılayacak. Uygulama hem işverene hem de işsiz gençlere fırsat yaratacak.
NASIL YARARLANILACAK?
İşkur bu elemanların sigortasını, iş kazası ve meslek hastalığı primlerini ödeyecek. Ayrıca elemanlara günlük 25 TL ödeme yapacak. Programdan yararlanabilmek için bir işyerinde en az 2 sigortalı çalışanın olması gerekiyor. Eğer 10'dan fazla çalışan varsa her 10 kişiye karşılık 1 kişi için bu destekten yararlanılacak. Yararlanacak gençlerin İŞKUR'a kayıtlı işsiz olması, işverenin birinci dereceden akrabası ve öğrenci olmaması ve 15 yaşını tamamlaması gerekiyor. Takvim
7 milyon liralık güvenlik zafiyeti
Türkiye’ye giren Suriyelilerin kimlikleri ve biyometrik bilgilerinin kayıt altına alınması için Emniyet’in satın aldığı 7 milyon liralık bilgisayar programının işe yaramadığı ortaya çıktı...
Yurda giriş yapan yabancıların aranma bilgisi ile giriş yasaklarını kontrol eden bir mekanizmaya sahip olmayan bilgi sistemi nedeniyle ‘sorunlu’ 5 bin Suriyelinin Türkiye’ye girdiği anlaşıldı...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye giriş yapan Suriyelilerin kayıtlarının tutulduğu bilgisayar programının satın alınması ve kullanılmasında yaşanan usulsüzlük iddialarıyla ilgili adli soruşturma başlattı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde (EGM) kullanılan ve 6.8 milyon lira ödenen bilgisayar programında, yurda giriş yapan Suriyelilerin tutulan kayıtlarının, güvenlik kayıtlarıyla entegre edilmemesi nedeniyle ülke güvenliğinin zafiyete uğratıldığı anlaşıldı. Türkiye’ye girmemesi gereken yaklaşık 5 bin Suriyelinin ülkeye giriş yaptığı belirlendi. Savcılık, üç üst düzey emniyet yetkilisi için soruşturma izni istedi. Milliyet’in edindiği bilgiye göre; Suriye’deki iç çatışmalarla birlikte Türkiye’ye giriş yapan binlerce Suriyelinin kayıt altına alınması amacıyla Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı’nın (AFAD) koordinesinde özel bir çalışma başlatıldı.
6.8 milyonluk ihale
Suriyelilerin kimlikleri ve biyometrik bilgilerinin kayıt altına alınması için afad’nın talebiyle EGM özel bilgisayar programı satın aldı. Ankara’da EGM merkezinde kurulması öngörülen bilgisayar yazılımı için Mayıs 2013’te özel bir firmanın kazandığı ihale karşılığı yaklaşık 2.7 milyon dolarlık anlaşma yapıldı. Firmaya Ekim 2013’de Başbakanlık’tan gelen ödenek ile yaklaşık 6.5 milyon liralık fatura bedeli karşılığında ödendi. İhale sonrasında ortaya çıkan yeni ihtiyaçların giderilmesi amacıyla yapılan ikinci ihale içinse, 165 bin dolar karşılığı olarak 390 bin lira ödeme yapıldı.
Sistemin kurulması sonrasında; Türkiye’ye sığınan ve kamplarda yaşayanlardan yaklaşık 600 bin kişiye ait tüm kayıtlar veri tabanına yüklenmeye başlandı. Bu süreçte; emniyet teşkilatında başlatılan yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında Suriyeli sığınmacıların verilerinin tutulduğu 6.8 milyon liralık sistemin kurulum aşamaları müfettişlerce mercek altına alındı. Yapılan incelemelerde; kurulumu ve işletimi sağlanan bilgi sisteminin yurda giriş yapan yabancıların aranma bilgisi ile giriş yasaklarının olmadığını kontrol eden bir mekanizmaya sahip olmadığı belirlendi.
Gizli kayıtlar çıktı
Tespitin ardından, sistemde kayıtlı yaklaşık 600 bin Suriyelinin kayıtları gerekli incelemelerin yapılması için emniyetin kullandığı Pol-Net ve Adalet Bakanlığı’nca kullanılan UYAP bilgi sistemindeki verilerle karşılaştırıldı. Kayıtlardaki Suriyelilerin aranan kişiler olup olmadığı ve yurda giriş yasaklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla yapılan “sağlama” analizlerini sonucunda, çeşitli gerekçelerle ve ilgili makamlarca yurda giriş yasağının yanı sıra adli ve idari değişik nedenlerden haklarında arama kaydı bulunan yaklaşık 5 bin Suriyelinin ülkeye giriş yaptığı anlaşıldı. Şüpheli Suriyeliler hakkında terör, sağlık, kamu güvenliği gibi konularda yaklaşık 16 bin kayıt bulunduğu ortaya çıkarıldı.
Soruşturma izni istendi
Sistemin EGM’e kurulmasına karşın, emniyet görevlileri yerine sistemin başında firmanın sivil görevlilerinin çalıştığı belirlendi. Bu durumun ülke güvenliğinde zaafiyet yaratacağı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli soruşturma başlattı. İçişleri Bakanlığı’nın resmi başvurusu sonra harekete geçen savcılık, yürüttüğü soruşturmanın ilk aşamasında ihaleyi gerçekleştiren ve sistemin kurulmasını sağlayan Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan bir daire başkanı ve iki daire başkan yardımcısı hakkında İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni istedi. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı da idari soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Millliyet
Yurda giriş yapan yabancıların aranma bilgisi ile giriş yasaklarını kontrol eden bir mekanizmaya sahip olmayan bilgi sistemi nedeniyle ‘sorunlu’ 5 bin Suriyelinin Türkiye’ye girdiği anlaşıldı...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye giriş yapan Suriyelilerin kayıtlarının tutulduğu bilgisayar programının satın alınması ve kullanılmasında yaşanan usulsüzlük iddialarıyla ilgili adli soruşturma başlattı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde (EGM) kullanılan ve 6.8 milyon lira ödenen bilgisayar programında, yurda giriş yapan Suriyelilerin tutulan kayıtlarının, güvenlik kayıtlarıyla entegre edilmemesi nedeniyle ülke güvenliğinin zafiyete uğratıldığı anlaşıldı. Türkiye’ye girmemesi gereken yaklaşık 5 bin Suriyelinin ülkeye giriş yaptığı belirlendi. Savcılık, üç üst düzey emniyet yetkilisi için soruşturma izni istedi. Milliyet’in edindiği bilgiye göre; Suriye’deki iç çatışmalarla birlikte Türkiye’ye giriş yapan binlerce Suriyelinin kayıt altına alınması amacıyla Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı’nın (AFAD) koordinesinde özel bir çalışma başlatıldı.
6.8 milyonluk ihale
Suriyelilerin kimlikleri ve biyometrik bilgilerinin kayıt altına alınması için afad’nın talebiyle EGM özel bilgisayar programı satın aldı. Ankara’da EGM merkezinde kurulması öngörülen bilgisayar yazılımı için Mayıs 2013’te özel bir firmanın kazandığı ihale karşılığı yaklaşık 2.7 milyon dolarlık anlaşma yapıldı. Firmaya Ekim 2013’de Başbakanlık’tan gelen ödenek ile yaklaşık 6.5 milyon liralık fatura bedeli karşılığında ödendi. İhale sonrasında ortaya çıkan yeni ihtiyaçların giderilmesi amacıyla yapılan ikinci ihale içinse, 165 bin dolar karşılığı olarak 390 bin lira ödeme yapıldı.
Sistemin kurulması sonrasında; Türkiye’ye sığınan ve kamplarda yaşayanlardan yaklaşık 600 bin kişiye ait tüm kayıtlar veri tabanına yüklenmeye başlandı. Bu süreçte; emniyet teşkilatında başlatılan yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında Suriyeli sığınmacıların verilerinin tutulduğu 6.8 milyon liralık sistemin kurulum aşamaları müfettişlerce mercek altına alındı. Yapılan incelemelerde; kurulumu ve işletimi sağlanan bilgi sisteminin yurda giriş yapan yabancıların aranma bilgisi ile giriş yasaklarının olmadığını kontrol eden bir mekanizmaya sahip olmadığı belirlendi.
Gizli kayıtlar çıktı
Tespitin ardından, sistemde kayıtlı yaklaşık 600 bin Suriyelinin kayıtları gerekli incelemelerin yapılması için emniyetin kullandığı Pol-Net ve Adalet Bakanlığı’nca kullanılan UYAP bilgi sistemindeki verilerle karşılaştırıldı. Kayıtlardaki Suriyelilerin aranan kişiler olup olmadığı ve yurda giriş yasaklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla yapılan “sağlama” analizlerini sonucunda, çeşitli gerekçelerle ve ilgili makamlarca yurda giriş yasağının yanı sıra adli ve idari değişik nedenlerden haklarında arama kaydı bulunan yaklaşık 5 bin Suriyelinin ülkeye giriş yaptığı anlaşıldı. Şüpheli Suriyeliler hakkında terör, sağlık, kamu güvenliği gibi konularda yaklaşık 16 bin kayıt bulunduğu ortaya çıkarıldı.
Soruşturma izni istendi
Sistemin EGM’e kurulmasına karşın, emniyet görevlileri yerine sistemin başında firmanın sivil görevlilerinin çalıştığı belirlendi. Bu durumun ülke güvenliğinde zaafiyet yaratacağı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli soruşturma başlattı. İçişleri Bakanlığı’nın resmi başvurusu sonra harekete geçen savcılık, yürüttüğü soruşturmanın ilk aşamasında ihaleyi gerçekleştiren ve sistemin kurulmasını sağlayan Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan bir daire başkanı ve iki daire başkan yardımcısı hakkında İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni istedi. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı da idari soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Millliyet
9 Aralık 2014 Salı
Akacak kandan siz sorumlusunuz
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Güvenlik Paketi hakkında yaptığı açıklamaya Başbakan Davutoğlu'ndan çok sert bir yanıt geldi. Davutoğlu "Bundan sonra şehirleri kan gölüne çevireceklerini söylüyorsa dökülecek her kandan Demirtaş sorumludur" dedi.
Başbakan Davutoğlu, Demirtaş'ın Güvenlik Paketi'ne tepki göstererek, "Yasayı miting ve eylemlerle engelleyeceğiz. Bu yasayı çıkarırsan ters teper. Korkmaz, sokağa çıkarlar" demesi üzerine çok sert bir cevap verdi. Davutoğlu, 'Çözüm süreci ile ilgili zihnimiz her zaman berrak oldu, tereddüt yaşamadık. Demirtaş'ın 'Güvenlik Paketini sokaklarda engelleriz' açıklaması çok sorumsuzca. 1 Ekim'de yaptığımız görüşmede böyle konuşmuyordu. Demirtaş'ı uyarıyorum; Bundan sonra şehirleri kan gölüne çevireceklerini söylüyorsa dökülecek her kandan Demirtaş sorumludur. Kamu düzeni herkese lazım, Demirtaş'a da lazım" dedi.
Davutoğlu ayrıca şunları dile getirdi:
- Paralel yapı ile örgüt arasındaki görüşmeleri biliyoruz. Bu irtibatı kamuoyu bilmeli.
- 3.göze ihtiyaç yok, kamu önderleri ile konuşacağım. İyiniyetli oldukları sürece süreç devam eder.
- Nepotizme (kayırma, akrabacılık) her zaman karşıyım. Atamalar yasal yapılmışsa karşı çıkmayız. Dosya açtılarsa biz de dosya açarız. Kılıçdaroğlu kendi döneminde SSK'da kaç yakınını işe aldı acaba?
Başbakan Davutoğlu, Demirtaş'ın Güvenlik Paketi'ne tepki göstererek, "Yasayı miting ve eylemlerle engelleyeceğiz. Bu yasayı çıkarırsan ters teper. Korkmaz, sokağa çıkarlar" demesi üzerine çok sert bir cevap verdi. Davutoğlu, 'Çözüm süreci ile ilgili zihnimiz her zaman berrak oldu, tereddüt yaşamadık. Demirtaş'ın 'Güvenlik Paketini sokaklarda engelleriz' açıklaması çok sorumsuzca. 1 Ekim'de yaptığımız görüşmede böyle konuşmuyordu. Demirtaş'ı uyarıyorum; Bundan sonra şehirleri kan gölüne çevireceklerini söylüyorsa dökülecek her kandan Demirtaş sorumludur. Kamu düzeni herkese lazım, Demirtaş'a da lazım" dedi.
Davutoğlu ayrıca şunları dile getirdi:
- Paralel yapı ile örgüt arasındaki görüşmeleri biliyoruz. Bu irtibatı kamuoyu bilmeli.
- 3.göze ihtiyaç yok, kamu önderleri ile konuşacağım. İyiniyetli oldukları sürece süreç devam eder.
- Nepotizme (kayırma, akrabacılık) her zaman karşıyım. Atamalar yasal yapılmışsa karşı çıkmayız. Dosya açtılarsa biz de dosya açarız. Kılıçdaroğlu kendi döneminde SSK'da kaç yakınını işe aldı acaba?
Üniversiteyi sarsan taciz skandalı!
Balıkesir’in Bandırma İlçesi’nde bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’nde 16 kız öğrencinin, öğretim görevlisi A.N.Ö.’nün (50) kendilerini sözlü ve elle taciz ettiği iddiası üzerine soruşturma başlatıldı.
Milliyet'in haberine göre; Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü tarafından hazırlanan raporu inceleyen Danıştay, yeterli delil bulunduğu gerekçe göstererek, öğretim görevlisi A.N.Ö.’nün yargılanması için dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.
DANIŞTAY: YETERLİ DELİL VAR
Balıkesir Üniversitesi’ne bağlı olarak eğitim veren Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’nde okuyan 16 kız öğrenci, öğretim görevlisi A.N.Ö’nün kendilerini sözle ve elle taciz ettiği öne sürerek, geçen yıl Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü’ne başvurdu. Rektörlük iddialar üzerine olayla ilgili idari soruşturma başlattı. Rektörlük tarafından atanan muhakkikin hazırladığı raporu inceleyen Danıştay 1’inci Dairesi, tacize ilişkin somut ve yeterli delil bulunduğunu gerekçesiyle A.N.Ö.’nün ağır ceza mahkemesinde yargılanmasına karar vererek dosyayı Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
Bekar olduğu öğrenilen ve Edincik Mahallesi’nde oturan A.N.Ö.’nün Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına önümüzdeki ay başlayacağı bildirildi.
Milliyet'in haberine göre; Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü tarafından hazırlanan raporu inceleyen Danıştay, yeterli delil bulunduğu gerekçe göstererek, öğretim görevlisi A.N.Ö.’nün yargılanması için dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.
DANIŞTAY: YETERLİ DELİL VAR
Balıkesir Üniversitesi’ne bağlı olarak eğitim veren Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’nde okuyan 16 kız öğrenci, öğretim görevlisi A.N.Ö’nün kendilerini sözle ve elle taciz ettiği öne sürerek, geçen yıl Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü’ne başvurdu. Rektörlük iddialar üzerine olayla ilgili idari soruşturma başlattı. Rektörlük tarafından atanan muhakkikin hazırladığı raporu inceleyen Danıştay 1’inci Dairesi, tacize ilişkin somut ve yeterli delil bulunduğunu gerekçesiyle A.N.Ö.’nün ağır ceza mahkemesinde yargılanmasına karar vererek dosyayı Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
Bekar olduğu öğrenilen ve Edincik Mahallesi’nde oturan A.N.Ö.’nün Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına önümüzdeki ay başlayacağı bildirildi.
Karı-kocayı oda spreyi bu hale getirdi
Mutfakta yemek pişirmek için yakılan ocak, yemek kokularını gidersin diye mutfağa konulan otomatik spreyin değişimi sırasında çıkan gazı alevlendirdi. Hemen ardından bir patlama oldu. Yemek pişiren kadınla, spreyi değiştiren koca 2’nci derece yandı.
Bakırköy’de bir evde eşine ender rastlanır bir ev kazası meydana geldi. Yemek kokularını gidersin diye mutfağa konulan otomatik spreyin gazı yanan ocağın aleviyle buluştu. Alev topuyla birlikte bir patlama oldu. O sırada yemek pişiren Nuray Gülay ev kadını ile güvenlik görevlisi eşi İsmail Gülay ciddi şekilde yaralandı. Hastanaye kaldırılan karı kocada 2’inci derecede yanık oluştuğu anlaşıldı. İsmail Gülay ve eşi Nurhan Gülay’ın Bağcılar eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık merkezinde altına alındılar. Milliyet
Bakırköy’de bir evde eşine ender rastlanır bir ev kazası meydana geldi. Yemek kokularını gidersin diye mutfağa konulan otomatik spreyin gazı yanan ocağın aleviyle buluştu. Alev topuyla birlikte bir patlama oldu. O sırada yemek pişiren Nuray Gülay ev kadını ile güvenlik görevlisi eşi İsmail Gülay ciddi şekilde yaralandı. Hastanaye kaldırılan karı kocada 2’inci derecede yanık oluştuğu anlaşıldı. İsmail Gülay ve eşi Nurhan Gülay’ın Bağcılar eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık merkezinde altına alındılar. Milliyet
"Tacize uğradım" deyip istifa etti
İngiltere’nin AB ve göç karşıtı aşırı sağcı partisi UKIP’in en en ünlü yüzlerinden Natasha Bolter (35), cinsel tacize uğradığı gerekçesi ile partiden istifa ettiğini açıkladı.
South Basildon bölgesinden milletvekili adayı olması beklenen Bolter, partinin milletvekili adaylarını seçmekten sorumlu olan UKIP Genel Sekreteri Roger Bird’ün Londra’daki bir klüpte onu taciz ettiğini söyledi.
Bird ile milletvekilli adaylığını konuşmak için bir araya geldiğini söyleyen Bolter konu ile ilgili yaptığı basın açıklamasında “Bird görüşmeye akşam özel bir klüpte devam etmek istediğini söyledi. Ben çok heyecanlı olduğum için beni rahatlatmak istediğini varsayarak bu teklifi kabul ettim. Ancak klübe gittiğimizde bir siyasetçi olarak neler önerdiğimle hiç ilgilenmediğini fark ettim. Beni klübün bilardo odasına götürdü ve beni çok çekici bulduğunu söyleyip o gece onunla ede dönmek isteyip istemediğmi sordu” dedi.
Bolter, Bird'ün buluşmalarından önce "kot giymesinden hoşlanmadığı için" ona 169 sterlinlik Ted Baker marka bir elbise aldığını da söyledi ve bu hareketten de çok rahatsız olduğunu belirtti.
UKIP iddialar üzerine Roger Bird’ü görevden uzaklaştırdıklarını açıklarken, Bird taciz iddialarını reddetti ve “Bolter ile bir ilişki yaşadığını” söyledi.
Bolter ise 41 yaşındaki siyasetçi ile aralarında duygusal ya da cinsel hiçbir ilişki olmadığı konusunda ısrar etti.
Bolter partide yaşadığı tek problemin Bird olmadığını, sürekli başka üyelerin de ırkçı ve seksit yorumlarına maruz kaldığını da söyledi. Genç siyasetçi bir keresinde parti üyelerinden birinin ona “Tek işinin güzel görünüp partiye oy kazandırmak olduğunu” söylediğini de dile getirdi. (hürriyet.com.tr)
South Basildon bölgesinden milletvekili adayı olması beklenen Bolter, partinin milletvekili adaylarını seçmekten sorumlu olan UKIP Genel Sekreteri Roger Bird’ün Londra’daki bir klüpte onu taciz ettiğini söyledi.
Bird ile milletvekilli adaylığını konuşmak için bir araya geldiğini söyleyen Bolter konu ile ilgili yaptığı basın açıklamasında “Bird görüşmeye akşam özel bir klüpte devam etmek istediğini söyledi. Ben çok heyecanlı olduğum için beni rahatlatmak istediğini varsayarak bu teklifi kabul ettim. Ancak klübe gittiğimizde bir siyasetçi olarak neler önerdiğimle hiç ilgilenmediğini fark ettim. Beni klübün bilardo odasına götürdü ve beni çok çekici bulduğunu söyleyip o gece onunla ede dönmek isteyip istemediğmi sordu” dedi.
Bolter, Bird'ün buluşmalarından önce "kot giymesinden hoşlanmadığı için" ona 169 sterlinlik Ted Baker marka bir elbise aldığını da söyledi ve bu hareketten de çok rahatsız olduğunu belirtti.
UKIP iddialar üzerine Roger Bird’ü görevden uzaklaştırdıklarını açıklarken, Bird taciz iddialarını reddetti ve “Bolter ile bir ilişki yaşadığını” söyledi.
Bolter ise 41 yaşındaki siyasetçi ile aralarında duygusal ya da cinsel hiçbir ilişki olmadığı konusunda ısrar etti.
Bolter partide yaşadığı tek problemin Bird olmadığını, sürekli başka üyelerin de ırkçı ve seksit yorumlarına maruz kaldığını da söyledi. Genç siyasetçi bir keresinde parti üyelerinden birinin ona “Tek işinin güzel görünüp partiye oy kazandırmak olduğunu” söylediğini de dile getirdi. (hürriyet.com.tr)
14 yaşında kalp krizinden öldü
Van'ın Çatak İlçesi Yatılı Bölge Okulu 8'inci sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Murat Eraslan, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Önceki gece yatılı olarak kaldığı pansiyonda aniden rahatsızlanan Murat Eraslan, öğretmen ve arkadaşları tarafından Çatak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahalede kalp krizi geçirdiği belirlenen Eraslan, Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi’ne sevk edildi. Tıp Merkezi’nde iki gün boyunca yoğun bakımda kalan Eraslan, bugün sabah saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Cenazesi bugün Çatak’a getirilen Murat Eraslan için tören düzenlendi. Cenazede Eraslan’ın ailesi, öğretmen ve öğrenci arkadaşları gözyaşlarına boğuldu. Cenazeye Kaymakam Uhut Umre Koyuncu, Emniyet Müdürü Niyazi İnanlı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Salih Taş, İlçe Müftüsü Sezai Görentaş da katıldı. Eraslan’ın cenazesi, gözyaşları arasında ilçe mezarlığında toprağa verildi.
Önceki gece yatılı olarak kaldığı pansiyonda aniden rahatsızlanan Murat Eraslan, öğretmen ve arkadaşları tarafından Çatak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahalede kalp krizi geçirdiği belirlenen Eraslan, Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi’ne sevk edildi. Tıp Merkezi’nde iki gün boyunca yoğun bakımda kalan Eraslan, bugün sabah saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Cenazesi bugün Çatak’a getirilen Murat Eraslan için tören düzenlendi. Cenazede Eraslan’ın ailesi, öğretmen ve öğrenci arkadaşları gözyaşlarına boğuldu. Cenazeye Kaymakam Uhut Umre Koyuncu, Emniyet Müdürü Niyazi İnanlı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Salih Taş, İlçe Müftüsü Sezai Görentaş da katıldı. Eraslan’ın cenazesi, gözyaşları arasında ilçe mezarlığında toprağa verildi.
ABD'li rapçi eşini öldürüp intihar etti!
ABD'li rapçi Earl Hayes, kendisini ünlü bir şarkıcıyla aldatmakla suçladığı dansçı ve aktris eşi Stephanie Moseley'i öldürdü, ardından da intihar etti. Hayes, bu anları, telefonunun görüntülü görüşme özelliğini kullanarak, boks şampiyonu arkadaşı Floyd Mayweather Jr.'a izletti.
Kan donduran olay çiftin Los Angeles'taki evinde gerçekleşti.
Eşinin ünlü bir şarkıcıyla ilişkisi olduğundan şüphelenen Hayes, arkadaşı Mayweather Jr.'la görüntülü görüşme yaparken, önce Moseley'i vurdu. Daha sonra da silahını kendine yönelterek, hayatına son verdi. Telefonun diüer ucundaki Mayweather Jr. ise yaşanan her şeyi görüp duydu.
Hayes'in telefon görüşmesi sırasında eşini öldüreceğini söylediği, Mayweather Jr.'ın ise arkadaşını bunu yapmaması için ikna etmeye çalıştığı belirtildi.
Saat 07.30'da olay yerine giden Los Angeles polisi, evde çiftin cansız bedenleriyle karşılaştı. Komşular, olay esnasında bir kadın çığlığı ve yaklaşık 10 el silah sesi duyduklarını belirtti. Medyafaresi
Kan donduran olay çiftin Los Angeles'taki evinde gerçekleşti.
Eşinin ünlü bir şarkıcıyla ilişkisi olduğundan şüphelenen Hayes, arkadaşı Mayweather Jr.'la görüntülü görüşme yaparken, önce Moseley'i vurdu. Daha sonra da silahını kendine yönelterek, hayatına son verdi. Telefonun diüer ucundaki Mayweather Jr. ise yaşanan her şeyi görüp duydu.
Hayes'in telefon görüşmesi sırasında eşini öldüreceğini söylediği, Mayweather Jr.'ın ise arkadaşını bunu yapmaması için ikna etmeye çalıştığı belirtildi.
Saat 07.30'da olay yerine giden Los Angeles polisi, evde çiftin cansız bedenleriyle karşılaştı. Komşular, olay esnasında bir kadın çığlığı ve yaklaşık 10 el silah sesi duyduklarını belirtti. Medyafaresi
8 Aralık 2014 Pazartesi
Aslanlara yem oldu
Barselona Hayvanat Bahçesi'nde aslanların bulunduğu bölüme atlayan adamın durumu ciddiyetini koruyor.
İspanya’nın Barcelona kentinde bulunan hayvanat bahçesine gelen 45 yaşındaki bir polis yüzlerce ziyaretçinin önünde kendisini aslanların bulunduğu bölüme attı.
Kafesleri açık bulunan aslanlar ilk önce olayı anlamadı ancak polis olduğu belirlenen Justo Jose isimli kişi aslanları tahrik ederek onları kızdırmaya başladı.
Bu durum karşısında harekete geçen 3 aslan İspanyol polise saldırmaya başladı. Olayı şaşkınlıkla izleyen hayvanat bahçesindeki ziyaretçiler ise aslanlara taş atarak onları uzaklaştırmaya çalıştırdılar. Yetkililer ise acilen itfayiyeyi çağırarak aslanlara tazikli su sıkılmasını istedi.Yaklaşık yarım saat süren ölüm kalım savaşı sonucu 45 yaşındaki polis vucuduna aldığı ağır darbeler sonucu acilen hastaneye kaldırıldı.
Akli dengesi yerinde olduğu belirlenen polisin durumunun ağır olduğu belirtiliyor. Justo’nun daha öncede Barcelona’da gerçekleşen kürtaj karşıtı eylemlere katıldığı ve Katalonya’daki bağımsızlık yanlısı girişimleri protesto ettiği için gözaltına alındığı açıklandı. İspanyol basını adı geçen İspanyol polisine “Şehir Rambo’su” adını verdi.
İspanya’nın Barcelona kentinde bulunan hayvanat bahçesine gelen 45 yaşındaki bir polis yüzlerce ziyaretçinin önünde kendisini aslanların bulunduğu bölüme attı.
Kafesleri açık bulunan aslanlar ilk önce olayı anlamadı ancak polis olduğu belirlenen Justo Jose isimli kişi aslanları tahrik ederek onları kızdırmaya başladı.
Bu durum karşısında harekete geçen 3 aslan İspanyol polise saldırmaya başladı. Olayı şaşkınlıkla izleyen hayvanat bahçesindeki ziyaretçiler ise aslanlara taş atarak onları uzaklaştırmaya çalıştırdılar. Yetkililer ise acilen itfayiyeyi çağırarak aslanlara tazikli su sıkılmasını istedi.Yaklaşık yarım saat süren ölüm kalım savaşı sonucu 45 yaşındaki polis vucuduna aldığı ağır darbeler sonucu acilen hastaneye kaldırıldı.
Akli dengesi yerinde olduğu belirlenen polisin durumunun ağır olduğu belirtiliyor. Justo’nun daha öncede Barcelona’da gerçekleşen kürtaj karşıtı eylemlere katıldığı ve Katalonya’daki bağımsızlık yanlısı girişimleri protesto ettiği için gözaltına alındığı açıklandı. İspanyol basını adı geçen İspanyol polisine “Şehir Rambo’su” adını verdi.
Erdoğan: İsteseler de istemeseler de Osmanlıca öğrenilecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan 5. Din şurasında İslam dünyasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan son 200 yılda Türkiye'de Müslümanların baskı altında olduğunu, bunu yapanların da kendilerine din yerine yurttaşlık diye bir şey koyduklarını ve ona inandıklarını söyledi. Erdoğan Osmanlıca'nın da bazı kesimler istese de istemese de öğretileceğini söyledi.
Batı'da Hıristiyanlıktan boşalan yere yurttaşlık koydular, Türkiye'de de aynı şey yapılmaya çalışılıyor.
40 yıldır siyasetle iştigal eden biri olarak beni ilgilendiren vazifem pratik alandır. Dine ait meselelerin tüm meselelerin özgürce konuşulabilmeli. Tüm kesimleri de cesaretlendirmek benim görevim.
"DİNDARLAR 200 YILDIR TAHKİR EDİLİYOR"
Tanziamattan beri meseleler özgürce ele alınamadı. Din konusu objektif, mahalle baskısından uzak bir şekilde konuşulamamıştır.
200 yıldır dindarlar horlanmaya, tahkir edilmeye mazur kalmışlardır. Filmlerde, romanlarda, karikatürlerde dindarlıkla cehalet eş tutulmuştur. Din ve dindarlık yoksulluğun nedeni olarak görülmüştür. Din hep terakkiye mani olarak anlatılmıştır.
"İSLAMAFOBİA'YI İÇERİDEKİ YAZARLAR DA KÖRÜKLEDİ"
İslamafobia, faşizme eşit olan bu sorun Türkiye ve İslam coğrafyasında bizzat içeride, siyasiler, yazarlar bunu körüklemiştir.
Dine sistemli bir taarruz gerçeklemiştirler ki İslam'ı savunacak alimler kendilerini savunmaktan bir türlü ofansif pozisyona geçememişlerdir.
Bazı zihniyet mensupları akıl ve bilimden başka bir şey tanımamış vahye saldırmışlardır.
"BUNLAR VAHYE SALDIRDILAR"
Oku diye emredilen bir dinin mensubuyken sanki bunun karşısındaymış gibi gösterilmiş.
Yüce kitabımızda hep akledilmekten bahseder. Böyle bir dinin mensubuyken vahyi bi kenera atıp sadece akıl ve bilime yöneltilmek istenmesi manidardır.
"KUR'AN YASAKLANDI CAMİLER AHIR OLDU"
Kur'an yasaklanmış, Camiler ahır olarak kullanılmış, ezan yasaklanmış, sakal bırakanlar, başörtüsü takanlar hakir görülmüş.
Yazı, karikatür, film ve romanlarda din ve dindarlar hor görülmüş. Dindarlara cevap hakkı bile verilmemiş.
Dini savunan siyasetçiler dinci yaftası yapıştırılmış.
Sözüm ona alimler desteklenmiş sırtları sıvazlamışlardır. Dini özünden kopartmaya çalışanlar, ekranlar yoluyla imkanlarına imkanlar katmışlardır.
"DİNDAR NESİL DEDİK DİYE BİZE SALDIRDILAR"
Bunun yanında hasbi bir şekilde yazanlar, mücadele edenler en ağır eziyetlere maruz kalmıştır.
Ben de bu yüzden saldırılara uğradım ve uğramaya da devam ediyor. Biz bu millete cesaret aşılıyoruz. Biz 200 yıldır sorulamayan soruları sorduğumuz için içerden ve dışardan saldırıya uğruyoruz. Eğitim sisteminde Kur'an ve Siyer derslerini koyduk diye saldırıya uğradık. Dindar nesil dediğimiz için saldırıya maruz kaldık.
Amerika kıtasını Müslümanlar keşfetti dedik diye saldırdılar. Önce Türkiye'de sonrasında tüm mazlum milletlerin hakkını savunduğumuz için bizden rahatsız oluyor ve bizi hedef yapıyorlar.
"İSLAM DÜNYASINDA BİRLİK YOK"
Darbeyle iş başına gelmiş bir şahıs İnterpol'e talimat veriyor. İslam Alimler Birliği Başkanı Yusuf El Kardavi hakkında kırmızı bülten çıkartıyor.
İlim siyasetin emrinde olmaz. Siyaset ilmin emrinde olur. Bunlar dünyanın iyiye gitmediğini gösterir.
Diyanet İşleri Başkanlığımız burada alınan kararları İslam dünyasıyla paylaşması lazım. İslam dünyasında bir birlik yok. Türkiye bunun öncülüğünü yapabilir. Milliyet
Batı'da Hıristiyanlıktan boşalan yere yurttaşlık koydular, Türkiye'de de aynı şey yapılmaya çalışılıyor.
40 yıldır siyasetle iştigal eden biri olarak beni ilgilendiren vazifem pratik alandır. Dine ait meselelerin tüm meselelerin özgürce konuşulabilmeli. Tüm kesimleri de cesaretlendirmek benim görevim.
"DİNDARLAR 200 YILDIR TAHKİR EDİLİYOR"
Tanziamattan beri meseleler özgürce ele alınamadı. Din konusu objektif, mahalle baskısından uzak bir şekilde konuşulamamıştır.
200 yıldır dindarlar horlanmaya, tahkir edilmeye mazur kalmışlardır. Filmlerde, romanlarda, karikatürlerde dindarlıkla cehalet eş tutulmuştur. Din ve dindarlık yoksulluğun nedeni olarak görülmüştür. Din hep terakkiye mani olarak anlatılmıştır.
"İSLAMAFOBİA'YI İÇERİDEKİ YAZARLAR DA KÖRÜKLEDİ"
İslamafobia, faşizme eşit olan bu sorun Türkiye ve İslam coğrafyasında bizzat içeride, siyasiler, yazarlar bunu körüklemiştir.
Dine sistemli bir taarruz gerçeklemiştirler ki İslam'ı savunacak alimler kendilerini savunmaktan bir türlü ofansif pozisyona geçememişlerdir.
Bazı zihniyet mensupları akıl ve bilimden başka bir şey tanımamış vahye saldırmışlardır.
"BUNLAR VAHYE SALDIRDILAR"
Oku diye emredilen bir dinin mensubuyken sanki bunun karşısındaymış gibi gösterilmiş.
Yüce kitabımızda hep akledilmekten bahseder. Böyle bir dinin mensubuyken vahyi bi kenera atıp sadece akıl ve bilime yöneltilmek istenmesi manidardır.
"KUR'AN YASAKLANDI CAMİLER AHIR OLDU"
Kur'an yasaklanmış, Camiler ahır olarak kullanılmış, ezan yasaklanmış, sakal bırakanlar, başörtüsü takanlar hakir görülmüş.
Yazı, karikatür, film ve romanlarda din ve dindarlar hor görülmüş. Dindarlara cevap hakkı bile verilmemiş.
Dini savunan siyasetçiler dinci yaftası yapıştırılmış.
Sözüm ona alimler desteklenmiş sırtları sıvazlamışlardır. Dini özünden kopartmaya çalışanlar, ekranlar yoluyla imkanlarına imkanlar katmışlardır.
"DİNDAR NESİL DEDİK DİYE BİZE SALDIRDILAR"
Bunun yanında hasbi bir şekilde yazanlar, mücadele edenler en ağır eziyetlere maruz kalmıştır.
Ben de bu yüzden saldırılara uğradım ve uğramaya da devam ediyor. Biz bu millete cesaret aşılıyoruz. Biz 200 yıldır sorulamayan soruları sorduğumuz için içerden ve dışardan saldırıya uğruyoruz. Eğitim sisteminde Kur'an ve Siyer derslerini koyduk diye saldırıya uğradık. Dindar nesil dediğimiz için saldırıya maruz kaldık.
Amerika kıtasını Müslümanlar keşfetti dedik diye saldırdılar. Önce Türkiye'de sonrasında tüm mazlum milletlerin hakkını savunduğumuz için bizden rahatsız oluyor ve bizi hedef yapıyorlar.
"İSLAM DÜNYASINDA BİRLİK YOK"
Darbeyle iş başına gelmiş bir şahıs İnterpol'e talimat veriyor. İslam Alimler Birliği Başkanı Yusuf El Kardavi hakkında kırmızı bülten çıkartıyor.
İlim siyasetin emrinde olmaz. Siyaset ilmin emrinde olur. Bunlar dünyanın iyiye gitmediğini gösterir.
Diyanet İşleri Başkanlığımız burada alınan kararları İslam dünyasıyla paylaşması lazım. İslam dünyasında bir birlik yok. Türkiye bunun öncülüğünü yapabilir. Milliyet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















.jpg)

